Back to top
  • 공유 Paylaş
  • 인쇄 Yazdır
  • 글자크기 Yazı tipi Boyutu
URL kopyalandı.

AB'nin ABD tahvillerini satma ihtimali finans piyasalarını tehdit ediyor

AB'nin ABD tahvillerini satma ihtimali finans piyasalarını tehdit ediyor / Tokenpost

AB'nin ABD Tahvillerini Satma Seçeneği Piyasayı Sarsacak Bir 'Nükleer Seçenek' Olabilir mi?

Grönland çevresindeki diplomatik gerilimlerin artmasıyla birlikte, ABD ile Avrupa Birliği(AB) arasındaki sürtüşme yeni bir boyut kazandı. AB'nin, elindeki devasa ABD varlıklarını satma olasılığı tartışılmaya başlandı. Özellikle son dönemde ABD'li şirketlerin AB pazarına erişiminin kısıtlanması yönündeki politikaların ardından, tahvil satışı bir ‘baskı aracı’ olarak masada.

Son Davos Forumu'nda ABD'nin Grönland'ı satın alma girişimi geri çekilmiş gibi görülse de, AB tarafı hala olası genişlemelere karşı alarm durumunu koruyor. Bazı Avrupa temsilcileri, ABD’nin dış ticaret açığı ve yabancı sermayeye bağımlılığına işaret ederek, Amerikan tahvillerinin satılmasının ciddi ekonomik sonuçlar doğurabileceğini savunuyor.

Eski Hollanda Savunma Bakanı Dick Berlijn, Avrupa'nın ABD tahvillerini satması durumunda “doların değer kaybı ve yüksek enflasyon gibi senaryoların Amerikan seçmeni için büyük bir tehdit oluşturacağını” dile getirdi. Deutsche Bank’tan döviz stratejisti George Saravelos ise “ABD’nin ekonomik ve askeri güçle donanmış olmasına rağmen, dış finansmana muhtaç olduğu gerçeğine” dikkat çekti.

Şu anda küresel çapta yaklaşık 8 trilyon dolarlık ABD tahvili ve hisse senedi varlığı bulunuyor, bu tutar diğer ülkelerin toplam döviz rezervlerinin iki katı kadar. Ancak Avrupa’nın gerçekten bu tahvilleri satıp satamayacağı belirsiz. ‘Dolar’dan uzaklaşma’ eğiliminin giderek arttığı bir dönemde bu tür bir satışın gerçekleşmesi için hem alıcıların bulunması hem de içerideki farklı taraflardan destek alınması şart.

AB içerisinde ABD tahvillerini elinde bulunduran ana aktörler hükümetler değil, emeklilik fonları ve bankalar gibi özel kurumsal yatırımcılar. Vanderbilt Üniversitesi'nden Profesör Yesha Yadav'a göre, özellikle İngiltere, Lüksemburg ve Belçika merkezli hedge fonlar son dönemde başlıca alıcılar arasında öne çıkıyor. Yadav, AB hükümetlerinin bu kurumsal yatırımcılara satış zorlaması yapmasının kısa vadede pek mümkün olmadığını vurguluyor.

Société Générale stratejisti Kit Juckes da siyasi bir kararla tahvil satışına gidilmesinin yatırım zararlarını göze almayı gerektireceğini ve bu nedenle ciddi bir gerginlik seviyesine ulaşmadan gerçek olmayacağını belirtiyor. Bu da gösteriyor ki, böyle bir hamle sadece politik hesapla değil, çok daha karmaşık etkenlerle değerlendirilmesi gereken bir konu.

Yadav, daha gerçekçi bir alternatif olarak devlet garantili varlıkların dolaşımını artırmayı öneriyor. Ancak ABD tahvillerine kıyasla ‘sıfır düzenleme riski’ niteliğine sahip eşdeğer bir varlık bulmak oldukça zor. Örneğin Almanya gibi güvenli kabul edilen ülkelerin tahvil ihracat hacmi bile ABD’nin yerini doldurmaya yetecek düzeyde değil.

Öte yandan, ABD dijital varlık piyasası da tahvillere yüksek derecede bağımlı. Amerika’daki düzenleyici çerçeve içinde faaliyet gösteren sabit fiyatlı kripto paraların (stablecoin) ihraççıları, coin’lerini teminatlandırmak için ABD tahvillerini satın alıyor. Yaygınlaşma ile birlikte bu kuruluşların tahvil talebi de hızla artmış durumda. Yadav, bu yapının ABD politikaları için avantajlı olduğunu ancak tahvil piyasası ile sabit coin ihraççılarının istikrarının birbirine aşırı derecede bağımlı hale geldiğini belirtiyor.

Bu yapının olası kriz anlarında ciddi sonuçlar doğurabileceği ifade ediliyor. ABD Merkez Bankası(FRB) eski yetkilisi Brendan Malone ve Profesör Yadav, 2020 Mart ve 2025 Nisan tarihlerinde yaşanan tahvil piyasası çöküşlerini örnek göstererek, sabit coin ihraççılarının ellerindeki tahvilleri zamanında satamaması durumunda ödeme güçlüğü yaşayabileceklerini uyarıyor.

Sonuç olarak, AB-ABD arasındaki gerilim yalnızca bir diplomatik kriz değil, aynı zamanda küresel finansal sistemin dengelerine dair uyarı sinyalleri veriyor. Letonya Cumhurbaşkanı Edgars Rinkēvičs, bu durumun henüz geri dönülmez bir kırılma olmadığını ancak “gerçek ve kayda değer bir risk” olduğunu söylüyor. Bu kriz, Arktik bölgesindeki bir toprak anlaşmazlığının nasıl global istikrar varlıklarını etkileyebileceğini gözler önüne seriyor. ABD tahvillerinin toplu satışı yakın vadede olası görünmese de, çok kutuplu yeni dünya düzeninde doların ‘küresel rezerv para’ olarak sahip olduğu avantajlar sarsılmaya başlamış olabilir.

<Telif hakkı ⓒ TokenPost, yetkisiz çoğaltma ve yeniden dağıtım yasaktır >

Popüler

Yorum 0

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.

0/1000

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.
1