Stabil kripto paraların finansal sistem için giderek artan bir tehdit oluşturduğuna dair yeni bir değerlendirme yapıldı. Standard Chartered Bank(STAN), yayımladığı son raporda, *stabil kripto paraların* kullanımındaki artışın ABD başta olmak üzere küresel ölçekte bankaların *mevduat hacmini* azaltabileceğini ve bu durumun bankaların *kârlılığını* olumsuz etkileyebileceğini vurguladı.
Rapora göre ABD Kongresi'nde bekleyen CLARITY yasa tasarısının ertelenmesi, stabil kripto paraların finansal kurumlar üzerinde risk yarattığını bir kez daha ortaya koyuyor. Bankanın dijital varlık araştırmaları başkanı Jeff Kendrick, ABD'deki stabil kripto para piyasasının yaklaşık 301,4 milyar dolar büyüklüğe ulaştığını ve bu miktarın üçte birinin bankalardan çıkacak potansiyel mevduata işaret ettiğini belirtti. Bu da yalnızca *ABD bankaları* değil, küresel düzeyde birçok finans kuruluşu için kayda değer bir tehdit anlamına geliyor.
Kendrick, bankacılık gelirlerinin temel yapıtaşlarından biri olan *net faiz marjı (NIM)* üzerinden bu etkiyi değerlendirdi. Net faiz marjı, bankaların ödedikleri faizleri düşüldükten sonra elde ettikleri gerçek faiz gelirini gösteriyor ve mevduat miktarına doğrudan bağlı. Mevduatlar azaldıkça net faiz gelirleri de düşüyor ve bu da bankaların genel gelir yapısını zayıflatıyor. Kendrick'e göre *yerel bankalar*, büyük yatırım bankalarına kıyasla bu riske daha açık. Özellikle Huntington Bancshares(HBAN), M&T Bank(MTB), Truist Financial Corporation(TFC) ve Citizens Financial Group(CFG) gibi bankalar en savunmasız kurumlar arasında yer alıyor.
Bazı görüşler, stabil kripto para rezervlerinin hala banka sisteminde değerlendirildiği sürece büyük bir mevduat kaybı yaşanmayacağını savunsa da Kendrick bu iddiayı ‘gerçek dışı bir varsayım’ olarak niteliyor. Ona göre, *stabil kripto para* ihraççılarının bankalardaki mevduat düzeyi çok düşük: Tether’ın bankalarda tuttuğu varlık oranı sadece yüzde 0,02, Circle’ın ise yüzde 14,5 seviyesinde. Bu veriler, kullanıcı mevduatlarının büyük bölümünün ABD devlet tahvilleri gibi bankacılık dışı ürünlerde değerlendirildiğini gösteriyor.
Stabil kripto paraların kullanım coğrafyası da bankacılık sistemine etkilerini şekillendiriyor. Kendrick, stabil kripto paralara yönelik talebin yaklaşık üçte ikisinin *yükselen piyasalardan* geldiğini belirtiyor. Bu nedenle gelişmiş ülkelerdeki finansal sistem, mevduat kaybı açısından daha fazla etkileniyor. Kendrick’in tahminlerine göre, düzenlenmemiş stabil kripto para piyasası birkaç yıl içinde 2 trilyon dolarlık bir hacme ulaşabilir ve bunun sonucunda 2028 sonuna kadar *gelişmiş ülke bankalarından* 500 milyar dolar, yükselen piyasalardaki bankalardan ise 1 trilyon dolarlık mevduat çıkışı gerçekleşebilir.
Öte yandan, ABD Kongresi’nde görüşülmekte olan CLARITY yasa tasarısı, stabil kripto para sahiplerine faiz verilmesini yasaklamayı hedefliyor. Yasanın hayata geçmesi halinde, *stabil kripto paralar* için net bir regülasyon çerçevesi oluşmuş olacak. Kendrick, bu düzenlemenin 2026’nın ilk çeyreğinde geçmesini bekliyor, ancak bankacılık sistemine yönelik tehdidin sadece stabil kripto paralardan kaynaklanmadığını; dijital varlıklaştırılmış fiziksel varlıkların (tokenized assets) da benzer etkiler doğurabileceğini vurguluyor.
Standard Chartered’ın yayımladığı bu kapsamlı analiz, ABD hükümeti ve siyaset kanadının stabil kripto paralar üzerindeki düzenleme çalışmalarına hız verdiği bir dönemde, bankacılık dünyası için önemli çıkarımlar içeriyor. Başkan Trump’ın kripto para girişimlerine sıcak baktığı yönündeki açıklamaları da dikkate alındığında, finans sektörü ile siyaset dünyası arasındaki denge arayışının yıl boyunca gündemin üst sıralarında kalması bekleniyor.
Yorum 0