Back to top
  • 공유 Paylaş
  • 인쇄 Yazdır
  • 글자크기 Yazı tipi Boyutu
URL kopyalandı.

Alfa'nın yeni adresi: Wall Street 'on-chain' altyapıya geçiyor

Alfa'nın yeni adresi: Wall Street 'on-chain' altyapıya geçiyor / Tokenpost

Alfa'nın bir sonraki evrimi ‘on-chain’ altyapıda bulunuyor

Yüksek frekanslı işlemler (High Frequency Trading - HFT) döneminin sonuna yaklaşılıyor. Daha önce borsanın yanına sunucu kurmak ya da fiber kabloları kısaltmak gibi fiziksel hız yarışları bir avantaj sağlarken, artık yeterli değil. Yeni dönemde, ‘on-chain altyapıyı’ tasarlayıp yönetenler piyasanın yapısal avantajını ele geçiriyor.

Son birkaç on yıldır alfa, ileri teknoloji donanımlar üstünden tanımlanıyordu. Jump firması, Chicago Emtia Borsası(CME) yakınlarında arsa satın alarak nano saniyelik hız farklarıyla piyasada avantaj kazanıyordu. Özelleştirilmiş çipler, özel fiber kablolar ve yüksek performanslı sunuculardan oluşan fiziksel altyapı bir dönemin en büyük rekabet üstünlüğüydü.

Ancak merkeziyetsiz finans(DeFi) bu oyunu kökten değiştirdi. Uniswap gibi merkeziyetsiz borsalarda fiziksel ‘erişim’ kavramı anlamını yitiriyor. Sunucunuzu borsa yakınına kursanız da sonuç değişmiyor. Çünkü artık alfa üretme noktası ne konum ne de hız. Blokzincirin yapı gereği, buna olanak kalmadı.

Bugün blok üreticileri, doğrulayıcılar ve sıralayıcılar geçmişin hisse senedi işlem sistemlerine benzer roller üstleniyor. Bu yeni ‘katmanı’ anlayıp kullanan şirketler artık sistemin ‘kullanıcısı’ değil, ‘tasarımcısı’ oluyor. Eski HFT stratejilerini merkezi ve merkeziyetsiz borsalar arası fiyat farklarına uygulamak buna örnek teşkil ediyor. Piyasa bu farkı fark etmeden işlem yaparak kâr elde ediliyor.

MEV ile evrimleşen 'merkeziyetsiz önden alma'

Blokzincir sistemlerinde son dönemde ‘maksimum çıkarım değeri (Maximal Extractable Value - MEV)’ kavramı, alfa yaratımında önemli bir kaynak olarak öne çıkıyor. MEV, işlemlerin sıralamasını değiştirmek ya da bazılarını dahil edip bazılarını dışarda bırakarak blok içinde maksimum kazanç sağlamaya dayanıyor. Flashbots ve Skip gibi önde gelen protokoller, bunu açık artırma tabanlı sistemlere dönüştürdü. Bu yapı, geleneksel piyasalarda kullanılan akıllı yönlendirme sistemlerine (Smart Order Router) işlevsel olarak benziyor.

‘Sandviç saldırısı’ gibi MEV stratejileri, klasik önden alma yöntemlerinin blokzincire uyarlanmış versiyonu. Buradaki esas fark, bu stratejilerin yalnızca ‘on-chain’ dünyada mümkün olması. Daha dikkat çekici gelişme ise HFT şirketlerinin bu stratejileri kullanmakla kalmayıp artık kendi ‘on-chain altyapısını’ inşa etmeye başlamış olması. Eskiden borsa altyapısına sadece erişim ücreti ödeyen kullanıcı konumundaydılar, şimdi altyapının doğrudan ‘sahibi’ olmak istiyorlar.

Jump şirketi, Solana(SOL) tabanlı yüksek performanslı doğrulayıcı istemcisi Firedancer’ı geliştiriyor. Ayrıca DoubleZero aracılığıyla özel bir küresel fiber internet altyapısı da oluşturdu. Cumberland firması ise Pyth Network’e anlık fiyat verileri sağlarken, "Cumberland Labs" ile Web3 altyapısını destekleyen bir ekosistem yaratıyor.

Altyapıyı kontrol eden piyasayı yönlendirir

Jane Street kısa süre önce Copper altyapı baş mühendisi Paul Smith’i transfer etti. Sadece 2024 yılı içinde 110 milyar dolarlık kripto para işlemi gerçekleştiren bu HFT şirketi, blokzincirdeki altyapı yetkinliğini geliştirmeye çalışıyor. Bu adımlar dışarıdan bakıldığında sadece birkaç oyuncunun deneyimi gibi görünebilir, ancak aslında sistemsel bir dönüşümü işaret ediyor.

Wall Street’in mühendislik kabiliyeti yüksek ve risk yönetimini iyi bilen oyuncuları artık blokzincirin büyümesini beklemiyor, bunun yönetimini üstlenmeye başlıyor.

Yine de kripto para piyasası henüz küçük sayılır. Nasdaq günde ortalama 500 milyar dolarlık işlem hacmine ulaşırken, 2024 yılı itibarıyla tüm kripto piyasasının hacmi yaklaşık olarak 230 milyar dolardı. Kâr marjlarının düşük olduğu HFT sektörü için ‘on-chain’ piyasaya tam çaplı giriş hâlâ kazançlı değil.

Pazar büyüyor, zaman her şeyin ilacı

Bu sınırlamalar ise zamanla ortadan kalkacak gibi görünüyor. Stabil kripto paralar sistematik şekilde likiditeyi blokzincire taşıyor. Reel varlıkların tokenlaştırılması (RWA) ise daha büyük bir dalgaya işaret ediyor. Tahvil ödemeleri, uluslararası para transferi, kurumsal nakit yönetimi gibi geleneksel finans fonksiyonları blokzincire taşındığında, işlem hacmi eksikliği gibi sınırlamalar da ortadan kalkacak.

Geçmişte algoritmik işlem sistemleri ‘oyuncak’ olarak görülüyordu. Ancak günümüzde dünya çapındaki finansal işlemlerin çoğu sayısal altyapılarda yapılıyor. O dönem bu dönüşü görmezden gelen firmalar nasıl silindiyse, blokzinciri hafife alanlar için de aynı sonuç geçerli olabilir.

Artık alfa, veri merkezlerinde değil, ‘blok’ların içinde gizli. Kim onu üretebilir, sıralayabilir ve gelir haline getirebilirse, piyasaya yön veren o olacak. Wall Street’teki en zeki yatırımcılar da bu yönelimi çoktan fark etmiş görünüyor.

<Telif hakkı ⓒ TokenPost, yetkisiz çoğaltma ve yeniden dağıtım yasaktır >

Popüler

Yorum 0

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.

0/1000

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.
1