Back to top
  • 공유 Paylaş
  • 인쇄 Yazdır
  • 글자크기 Yazı tipi Boyutu
URL kopyalandı.

Ethereum’a ayrıcalık mı tanındı? 'Ethgate' iddiaları Epstein belgeleriyle yeniden gündemde

Ethereum’a ayrıcalık mı tanındı? 'Ethgate' iddiaları Epstein belgeleriyle yeniden gündemde / Tokenpost

Ethereum’a ayrıcalık, XRP’ye baskı mı? ‘Ethgate’ tartışması Epstein belgeleriyle yeniden alevlendi

Ethereum(ETH)’un, ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu(SEC) tarafından ayrıcalıklı muamele gördüğü yönündeki eski tartışmalar, yani 'Ethgate' iddiaları yeniden gündeme taşındı. Bu kez tartışmanın fitilini ateşleyen unsur, skandallarıyla tanınan Jeffrey Epstein’a ait belgelerde ETH yanlısı kurumlar ve kişilerle ilgili yeni e-posta içeriklerinin ortaya çıkması oldu. Gelişmeler, Ethereum’a jest yapılırken Ripple(XRP) ve Stellar(XLM) gibi rakip projelere karşı planlı bir baskı kurulduğu yönündeki şüpheleri yeniden kuvvetlendirdi.

Bu iddiaların merkezinde, Ethereum’un ilk dönem geliştiricilerinden biri olan Steven Nerayoff yer alıyor. Nerayoff’a göre SEC’in Ethereum’a karşı sergilediği yumuşak tavır tesadüf değil, aksine siyasi, finansal ve kurumsal güçlerin dahil olduğu daha büyük bir çıkar ağının sonucu. Bu iddialar kripto piyasasında ‘kurumsal manipülasyon’ ve ‘çifte standart’ tartışmalarını yeniden alevlendirdi.

Ethgate tartışmasının başlangıç noktası 2018 yılına uzanıyor. 2018’de dönemin SEC yetkilisi William Hinman, Ethereum’un bir ‘menkul kıymet’ olmadığına dair yaptığı açıklamayla tartışmaları başlatmıştı. O dönemde Hinman’ın, SEC’te görev yaparken kripto dostu hukuk şirketi Simpson Thacher ile bağlantılar kurduğu iddia edilmişti. Aynı hukuk firmasında daha sonradan SEC eski başkanı Jay Clayton’ın da görev alması, XRP yatırımcıları arasında ciddi bir huzursuzluğa neden olmuştu.

Bu kişiler, görevde oldukları sürede Ripple’a karşı dava açılması gibi ETH dışı projelere yönelik katı adımlar atarken; Ethereum’a karşı dostane bir yaklaşım sergilemişlerdi. XRP topluluğu ise uzun süredir “Ethereum’a zeytin dalı, Ripple’a mahkeme” yaklaşımı sergilendiğini öne sürerek ‘çifte standart’a vurgu yapıyor. Bu noktada Steven Nerayoff’un ses getiren açıklamaları dikkat çekiyor. Nerayoff, Ethereum’un içinden gelen biri olarak “Ethgate bir gün büyük bir skandal olarak patlayacak” diyor.

Tartışmayı farklı bir boyuta taşıyan gelişmeyse son günlerde yaşandı. Kripto para ekosisteminde en az Ethereum’un geleceği kadar dikkat çeken yeni detay, Epstein bağlantılı belgelerde yer alan 2018 tarihli e-postaların ortaya çıkmasıyla patladı. Söz konusu belgelerde, MIT Media Lab aracılığıyla bitcoin geliştiricilerine ulaşan Epstein ağına ait yazışmalar bulunuyor. 6 Mayıs 2018 tarihli bir e-postada SEC başkanı Gary Gensler(Gary Gensler)’ın adı açıkça geçiyor ve Demokrat Partili bazı siyasilerle olan bağlantıları ima ediliyor. Bu isimler arasında, kripto karşıtı tavırlarıyla bilinen Elizabeth Warren ile ilişkiler ön plana çıkıyor.

E-postanın tarihi ise oldukça dikkat çekici; çünkü bu yazışma, Hinman’ın Ethereum’a ‘menkul kıymet değil’ onayı verdiği konuşmadan hemen önceye denk gelmesiyle soru işaretlerini artırıyor. Ayrıca belgelerde Bitcoin odaklı Blockstream şirketinin kurucularından Austin Hill’in, “Ripple ve Stellar, inşa ettiğimiz ekosisteme zarar veriyor” diyerek bu projelere yatırım yapılmaması yönünde telkinde bulunduğu da yer alıyor.

Ripple’ın eski CTO’su David Schwartz bu gelişmeler karşısında “Bu yalnızca buzdağının görünen kısmı olabilir” diyerek daha geniş bir örtbas etme girişimini ima etti.

Tartışmalar yalnızca XRP veya ETH ile sınırlı kalmadı. Belgelerde yer alan başka bir bilgi de Bitcoin’in erken dönemindeki finansal bağlantılara dair soru işaretlerini artırdı. Epstein’ın MIT Media Lab’a en az 13.3 milyon dolar aktardığı ve bu meblağın bir kısmının Bitcoin’in ilk geliştiricilerinden Gavin Andresen’e kadar ulaşan bir etki halesi oluşturduğu öne sürülüyor. Tartışmada adı geçen diğer etkili isimler arasında Brock Pierce, Larry Summers, Steve Bannon ve JP Morgan CEO’su Jamie Dimon da yer aldı. Dimon’un, belgelerde “Epstein’ın dostu” olarak tanımlanması ise yatırımların daha farklı kademelerdeki ilişkilerle şekillenmiş olabileceğini düşündürüyor.

SEC’in kararlarının arkasında daha büyük siyasi ve kurumsal hesaplar mı yatıyor? Henüz somut kanıtlarla desteklenmeyen bu iddialar, birçok kişi için hâlâ ‘spekülasyon’ niteliğinde. Ancak ortaya çıkan e-posta zincirleri ve kişiler arasındaki bağlantılar, bu tartışmaların basit bir komplo teorisinden ibaret olmadığı yönünde fikir birliği doğurmuş durumda.

Yine de bu belgelerin çoğunun yalnızca ‘belirti’ niteliğinde olması, SEC’in Ethereum’a neden ayrıcalıklı davrandığına dair herhangi bir resmi yasadışı karar ya da yasal açıklama içermemesi dikkat çekiyor.

Yatırımcı cephesindense bu gelişmeler daha karmaşık bir görünüm yaratıyor. Özellikle XRP, Stellar gibi altcoin projelerine yatırım yapanlar için regülasyon risklerinin daha fazla 'politik etkenlere' bağlı olduğu görüşü güç kazanmış durumda. Eğer önümüzdeki dönemde SEC’in geçmiş kararlarını ya da Bitcoin ve Ethereum’un ilk fonlamasını şeffaf biçimde araştıracak bir süreç başlarsa, 2018’den bu yana şekillenen piyasa anlatılarında önemli kırılmalar yaşanabilir.

<Telif hakkı ⓒ TokenPost, yetkisiz çoğaltma ve yeniden dağıtım yasaktır >

Popüler

Diğer ilgili makaleler

Yorum 0

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.

0/1000

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.
1