Back to top
  • 공유 Paylaş
  • 인쇄 Yazdır
  • 글자크기 Yazı tipi Boyutu
URL kopyalandı.

ABD'de 2025'te kripto vergileri değişiyor: Yeni kurallar yatırımcıları zorluyor

ABD'de 2025'te kripto vergileri değişiyor: Yeni kurallar yatırımcıları zorluyor / Tokenpost

2025’te ABD’de yürürlüğe girecek yeni kripto vergi yasaları, yatırımcılar için önemli değişiklikler getiriyor. ABD Gelir İdaresi(IRS), özellikle ‘kişisel cüzdanlara göre muhasebe sistemi’ ve yeni beyan formu olan 1099-D ile vergilendirme sürecini yeniden şekillendirecek. Ancak uzmanlara göre bu düzenlemeler, milyonlarca yatırımcıyı yüksek ‘karmaşıklık’ ve ‘risk’ ile karşı karşıya bırakabilir. Anonimlik odaklı Monero(XMR) gibi kripto paralar ise denetimlerde yatırımcıya ek yükümlülükler doğuruyor.

Monero gibi ‘gizlilik odaklı’ kripto paralar kullananlar için vergi denetimleri daha stresli hale gelebilir. 24’ünde (yerel saatle), Crypto Tax Girl şirketinin kurucusu ve yeminli mali müşaviri Laura Walter, “Bu tarz gizli işlemlerde IRS hareketleri göremediği için tüm kanıtlama yükü yatırımcıya kalıyor. Blokzincir üzerinde iz bırakılmadığı için daha kapsamlı veri takibi gerekiyor” dedi. Walter’a göre, yatırımcıların ellerindeki tüm işlemleri manuel olarak belgelemeleri ya da özel yazılımlar kullanmaları artık kaçınılmaz.

Yeni sistemde yatırımcılar, her işlemin ‘maliyet bazını’ net bir şekilde hesaplamalı. IRS’nin 2025 itibarıyla zorunlu hale getireceği yeni Form 1099-D, yatırımcının bildirimleri ile borsalardan gelen verilerin eksiksiz örtüşmesini şart koşuyor. Ancak birçok borsa hâlâ işlem bazlı maliyet bilgisini iletmediği için, yatırımcılar kripto satın aldıkları ilk günden itibaren tüm geçmişe dönük verileri yeniden hesaplamak zorunda kalacak.

Laura Walter yeni dönemin vergi açısından şimdiye kadarki en karmaşık dönem olacağını söylerken şu ifadeyi kullandı: “Yatırımcılar, geçmiş tüm işlemlerini cüzdan bazında geriye doğru hesaplamak ve her bir varlığın değerini netleştirmekle yükümlü olacak.”

Bu yıl başlayacak olan ‘kişisel cüzdan bazlı muhasebe’, daha önce kullanılan portföy tabanlı toplu sistemden farklı olarak vergi planlamasında daralma anlamına geliyor. Walter, “Artık örneğin sadece Coinbase cüzdanındaki Bitcoin(BTC) üzerinden satış ve kazanç analizi yapılabilecek. Varlık transferleri, kaynağı nereye dayandığına kadar izlenmek zorunda olacak” dedi. Bu süreç, her coin’in geldiği yer ve tutulduğu adres itibarıyla bir “izleme zinciri” oluşturmayı gerektiriyor. Merkezi borsalar ileride işlem bilgilerini daha kapsamlı şekilde raporlayabilirse yük azalabilir. Ancak DeFi, kişisel cüzdan ve merkeziyetsiz platform kullanıcıları için manuel hesap ihtiyaçları güçlü şekilde sürüyor.

Yeni dönemde yatırımcıların ‘vergi dostu’ stratejiler geliştirmesi büyük önem taşıyor. Walter’a göre HIFO (En yüksek maliyetli varlık önce satılır) yöntemi, vergiye tabi kazançların ötelenmesinde etkili bir araç. Özellikle ABD’de ‘eşler toplamı’ olarak yıllık 131.000 dolar altındaki uzun vadeli kazançlar vergi dışında kalabiliyor. Buna paralel olarak yıl sonunda zarar realize etme, madencilik ve staking gelirlerinin uygun şekilde sınıflandırılması, likidasyon zararları gibi unsurlar da vergi planlamasına dâhil edilebiliyor. Fakat kripto piyasasının dengeye oturmamış hali hesaba katıldığında, yıl boyunca vergi ödemeye uygun yeterli bir nakit rezervi bulundurmak yatırımcılar için çok daha kritik hale geliyor.

Ancak bazı düzenlemeler hâlâ belirsizliğini koruyor. Özellikle DeFi, merkeziyetsiz borsa kullanımı ve tahmin piyasalarında elde edilen getirilerin nasıl vergilendirileceği konusundaki netlik eksikliği sürüyor. Walter, bu yüzden yatırımcılara “mutlaka profesyonel bir YMM ya da özel vergi yazılımları kullanmalarını” tavsiye ediyor. Bu arada, madencilik ve staking ödüllerinin hâlihazırda ‘elde edildiği anın piyasa fiyatı’ temel alınarak vergilendirildiğini belirten Walter, bu noktada donanım giderleri ve elektrik maliyetlerinin de gider olarak düşülebileceğini hatırlatıyor. Ancak giderek daha fazla sayıda piyasa katılımcısı, vergi bazının ‘ödül satışı’ anına göre belirlenmesi gerektiğini savunuyor.

Öte yandan, Kongre'deki yeni yasa girişimi olan ‘Dijital Varlık Eşitlik Yasası(Digital Asset Parity Act)’ ile kripto yatırımcılarının üzerindeki vergi yükünün azaltılması hedefleniyor. Bu yasa tasarısıyla, staking ve madencilik gelirlerinde 5 yıl elde tutma ya da satış gerçekleşene kadar vergilemenin ertelenmesi ve 200 dolar altındaki küçük işlemlerin beyan zorunluluğundan muaf tutulması planlanıyor. Bu sayede kripto paraların günlük ödemelerde kullanılabilirliği artabilir.

Laura Walter, mevcut yasalarda vergi muafiyeti isteyen bağış işlemleri için değer tespiti raporu istenmesinin kripto dünyası için fazla katı olduğunu ve yeni yasaların ‘teknolojinin doğasına’ daha uygun düzenlemeler getirmesi gerektiğini vurguladı.

Sonuç olarak, giderek daha karmaşık hale gelen kripto vergi rejiminde, yatırımcıların gerçekçi ve pratik önlemler alması şart. Walter, “mümkün olduğunca az cüzdan ve borsa kullanımı, istikrarlı muhasebe yöntemi seçimi (FIFO, LIFO, HIFO) ve ilk işlem kayıtlarının tam tutulması” gerektiğini ifade etti. IRS’in denetim ve bilgilendirme süreçlerini artırdığı bu dönemde, kripto yatırımcıları için asıl rekabet gücü ‘vergi bilinci’ olacak.

<Telif hakkı ⓒ TokenPost, yetkisiz çoğaltma ve yeniden dağıtım yasaktır >

Popüler

Yorum 0

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.

0/1000

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.
1