Celo’nun kullanıcı dostu mobil odaklı blokzincir vizyonu, özellikle gelişmekte olan piyasalarda hızla büyüyor. Projeye entegre edilen Minipay cüzdanı, düşük işlem ücretleri ve kolay kullanım yapısı sayesinde hem geleneksel para transfer sistemlerine alternatif olarak öne çıkıyor hem de kripto çözümlerinde yeni bir standart oluşturuyor.
Ethereum(ETH) tabanlı Celo ağı, ilk günden itibaren mobil cihazlar için optimize edilmiş bir yapıyla geliştirildi. Kullanıcı deneyimini ön planda tutan proje, işlem ücretlerinin sabit paralarda yani ‘stabil kripto paralar’la ödenmesine olanak tanıyor. Ayrıca karmaşık adresler yerine kullanıcı telefon numaralarının kimlik belirleyici olarak kullanılması, blokzincir teknolojisine yabancı kullanıcıların da ekosisteme uyum sağlamasını kolaylaştırıyor.
Celo'nun geliştirici şirketi C Labs’ın kurucu ortağı Marek Olszewski, projeyi Ethereum’dan daha kullanıcı dostu bir platform olarak tanımlarken, işlem ücretlerinin de Solana(SOL)'dan bile düşük olduğunu ifade etti. Olszewski, sekiz yıldır üzerinde çalıştıkları eşler arası (P2P) ödeme çözümlerinin meyve vermeye başladığını belirtti.
Minipay teknolojisinin arkasındaki strateji, doğrudan gelişmekte olan ülkeleri hedef alıyor. Özellikle Opera Mini tarayıcısına entegre edilmesiyle birlikte, batı merkezli kullanıcıların dışında kalan geniş bir kesime erişim sağlandı. Günlük aktif kullanıcı sayısı yaklaşık 700 bin olan uygulamanın, haftalık aktif kullanıcı sayısında Tron(TRX)'u geride bırakıp 3,3 milyona ulaştığı bildiriliyor.
Olszewski, Opera’nın kullanıcı tabanının sunduğu sinerjiyi faydalı bulduklarını belirterek, Minipay’in sunduğu para transferi maliyetinin geleneksel yöntemlere kıyasla %40 oranında daha ucuz olduğunu söyledi. Minipay, serbest çalışanlardan yurtdışı işçilere, küçük esnaflardan tasarruf yapmak isteyen bireylere kadar geniş bir kitleye hitap ediyor. Özellikle sabit paralarda varlık biriktirme ve gerektiğinde yerel paraya kolayca çevirebilme özelliğiyle, döviz dalgalanmasına karşı koruma sağlıyor.
Celo’nun stratejisinde sabit paralar önemli rol oynuyor. Proje, özellikle kredi kartı komisyonlarının yüksek olduğu Arjantin gibi ülkelerde, sabit paraların birincil ödeme alternatifi haline geldiğine dikkat çekiyor. Bu yaklaşım, geleneksel finans erişimi olmayan bölgeler için ciddi bir avantaj sağlıyor.
Minipay, sanal banka hesabı sistemleriyle yerel satıcılara ödeme desteği sunarak, blokzincir tabanlı işlemleri gerçek dünya ticaretine uyumlu hale getiriyor. Olszewski, gelecekte herkesin konumundan bağımsız olarak gelir yaratabileceği ve bu geliri mevcut ödeme ağlarına sorunsuz şekilde aktarabileceği bir yapı kurmayı hedeflediklerini belirtti.
Yakın vadede Celo, zincir üzerinde döviz dönüştürme işlemleri ve türev ürün platformları gibi alanlara odaklanarak, gelişmiş para yönetimi çözümleri sunmayı planlıyor.
Olszewski ayrıca, ‘bankasız bir finansal ekosistem’ oluşturmanın zaman alacağını ancak kaçınılmaz olduğunu ifade ediyor. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde kripto para birimleri ile geleneksel finans arasında geçişi kolaylaştıran yapıların ve kimlik doğrulama sistemlerinin geliştiğini vurguluyor.
Bu kapsamda ortaya çıkan yeni çözüm ise Self adı verilen sistem. Kullanıcının kimliğini biyometrik verilerle doğrulayan bu yapı, merkeziyetsiz kimlik doğrulama hedefi taşıyor. Civil resistance (kimlik tekilliği) gibi özellikleriyle milyarlarca insanın ekosisteme giriş kapısı olma potansiyeli taşıyor.
Olszewski’ye göre, artık yeni EVM(L1) zincirleri oluşturmak yerine, Ethereum’un ‘işlem çözüm katmanı’ olarak kullanıldığı L2 merkezli çözümler öne çıkıyor. Bu sebeple Celo da, üst katman teknolojilerle ölçeklenerek Minipay’i küresel ölçekte genişletmeye devam etmeyi planlıyor. Geleneksel finansal sistemlerin sınırlı kaldığı bölgelerde, Minipay gibi çözümler ‘gerçek bir alternatif’ haline gelirken, Celo’nun adımları bu değişimin öncüleri arasında yer alıyor.
Yorum 0