2025 yılı, blokzincir dünyasında büyük bir dönüm noktası olacak gibi görünüyor. Yatırımcı ve Coinvestors CEO’su Matthew Le Merle(Matthew Le Merle), bu yılı ‘kripto hisselerin yılı’ olarak ilan etti. Le Merle’e göre milyarlarca kullanıcı dijital cüzdanları benimseyecek ve ABD’deki yasal düzenlemeler daha net ve olumlu bir şekilde değişim gösterecek.
Kripto piyasasında birçok büyük fona yatırım yapan Le Merle, 2025’in genel olarak teknoloji ve yatırım dinamikleri açısından ‘çarpıcı bir kırılma yılı’ olacağını belirtiyor. Le Merle’in değerlendirmesine göre, sektör yalnızca teknik anlamda değil, aynı zamanda kullanıcı tabanı ve finansal erişim açısından da yeni bir seviyeye geçiyor.
Le Merle, şu anda zaten yüz milyonlarca kişinin blokzincir tabanlı dijital cüzdanlarla işlem yaptığını ifade ederken, önümüzdeki 3 ila 5 yıl içerisinde bu sayıların 2 ila 3 milyara ulaşabileceğini öngörüyor. Bu cüzdanlar yalnızca kripto para saklamakla kalmayacak, aynı zamanda tokenize finansal ürünlerle entegre olacak şekilde birer ‘süper finans uygulaması’ haline gelecek.
Le Merle’e göre bu dijital cüzdanlar sayesinde kullanıcılar kredi, sigorta ya da yatırım ürünlerine yalnızca birkaç tıkla erişebilecek. Hem ürün çeşitliliği hem kullanım kolaylığı hem de düşük maliyet açısından avantajlı olan platformların bu rekabette öne çıkacağı belirtiliyor. Ayrıca mobil teknolojiye doğuştan aşina dijital yerli neslin artık ABD nüfusunun çoğunluğunu oluşturması, bu teknolojiye dayalı hizmetlerin hızla yaygınlaşmasını destekliyor.
2024 ABD seçimlerinin ardından blokzincir sektörünü ilgilendiren düzenlemelerde de kayda değer bir dönüşüm yaşandı. Le Merle, en büyük değişimin regülasyon yaklaşımındaki ani paradigma kayması olduğunu ve bunun sektöre ciddi bir ivme kazandırdığını belirtiyor. Özellikle ‘Clarity Act’ (Açıklık Yasası) olarak bilinen düzenleme ile kripto spot piyasasına yönelik net kurallar getirildi. Bu durum kurumsal yatırımcılar için güçlü bir teşvik oluşturuyor.
Le Merle'e göre ABD, bu gelişmeler sayesinde yeniden küresel kripto ekosisteminin merkezi haline geliyor. Netlik kazanan yasal çerçeveyle birlikte bankalar ve varlık yönetim şirketleri gibi geleneksel piyasa oyuncularının katılımı da hız kazanıyor. Bu süreçte blokzincir altyapılarına yönelen yoğun talep, kaliteli teknolojilere olan ihtiyacı artırarak, altyapı sağlayıcılarının değerini katlayabilir.
2025 yılı, Le Merle’e göre blokzincir ile geleneksel finans arasında kalan tüm sınırların fiilen ortadan kalktığı yıl olacak. Artık kullanıcılar blokzincir teknolojisini bilmeden, arka planda çalışan sistemler üzerinden günlük yaşamlarında bu teknolojilerden faydalanabilecekler. Örneğin, kullanıcı Visa kartıyla ödeme yaparken arka plan işlemi bir blokzincir transferi olabilir, ancak kullanıcı bunun farkında bile olmayacak.
Bankalar ve finans kuruluşları da dijital varlık saklama hizmetleri ile borsaların temel altyapı alanlarına yönelmeye başlamış durumda. Ancak bu alandaki kaliteli çözümlerin azlığı ve hızlı büyüyen talep, dijital varlık pazarında fiyatları hızla yükseltebilir.
Le Merle, 2026 yılına girerken kripto finans ekosisteminin iki temel taşı olarak ‘tokenleştirme’ ve ‘stabil kripto paraları’ işaret ediyor. Eski SEC Komisyon Üyesi Paul Atkins’in son açıklamalarına atıfla, Le Merle birkaç yıl içerisinde ABD finansal sisteminin tamamının token tabanlı yapılara geçebileceğini söylüyor. Ayrıca, 2026 yılında hisse senedi piyasalarında halka arz (IPO) fırsatlarının daralabileceği gerçeği, blokzincir tabanlı varlıklara olan ihtiyacı daha da artırabilir.
Teknoloji cephesindeyse artık blokzincir, yapay zeka(AI), nesnelerin interneti(IoT) ve merkeziyetsiz mimariler bir araya geliyor. Le Merle’e göre, yeni nesil inovasyon artık tekil teknolojilerden değil, bu farklı alanların birleşim noktasından doğacak. Bu nedenle yatırımcılar, yalnızca yapay zekaya değil, birden fazla teknolojinin kesiştiği alanlara odaklanmalı.
Sonuç olarak Le Merle, ‘kripto hisselerin yılı’ olarak tanımladığı 2025'te blokzincir pazarının ana eksenini, geleneksel hisse yatırımı tarzında yapılandırılmış token ekonomilerinin oluşturacağını savunuyor. Bu yeni yaklaşım, kripto varlıkların yalnızca geçici hype’lar değil, şirket değeri ve gelir modelleriyle desteklenen sürdürülebilir yatırımlar haline gelmesini sağlayacak.
Teknoloji, regulasyon ve kullanıcı davranışlarındaki eş zamanlı değişimler, 2025 yılını sıradan bir büyüme yılı değil, finans ve ekonomi yapısında köklü dönüşümlerin yaşanacağı bir yıl haline getiriyor. ‘Kripto hisseler’, dijital cüzdanlar ve netleşen kurallar eşliğinde bu dönüşümün merkezinde yer alacak.
Yorum 0