4. çeyrekte 7.600 milyar won zarar açıklayan Bullish…Gözler güvenlik teknolojili BMIC’ye çevrildi
Kurumsal yatırımcılara odaklanan kripto para borsası Bullish, geçen yılın 4. çeyreğinde 5,63 milyar dolar (yaklaşık 8.265 milyar won) net zarar açıkladı. Bu büyük zarar, piyasada ciddi bir sarsıntıya yol açarken yatırımcı ilgisi hızla ‘BMIC’ isimli güvenlik odaklı cüzdan projesine yönelmiş durumda.
Bullish, geçen yılın aynı döneminde yaklaşık 1,048 milyar dolar (yaklaşık 1.537 milyar won) kâr etmişti. Ancak sadece bir yıl içinde finansal performansın bu kadar dramatik bir şekilde tersine dönmesi, yatırımcılarda ‘şok etkisi’ yarattı. Üstelik bu sonuçlar, teknoloji hisseleri ve kripto para piyasasındaki genel düşüş trendine denk gelince, şirketin hisse ve piyasa değerine doğrudan darbe vurdu. Bu durum; ‘kurumlara özel’ yapısıyla dikkat çeken platformların bile ‘makro ekonomik değişkenler’ karşısında savunmasız kalabileceğini gösterdi.
Piyasanın genel havası hızla soğurken yatırımcılar kısa vadeli kazançlardan çok, uzun vadeli güvenliğe odaklanan altyapı projelerine ilgi göstermeye başladı. Bu bağlamda BMIC; Ethereum(ETH) tabanlı staking ve ödeme ağına sahip olup, ‘kuantum sonrası güvenlik(Post-Quantum Cryptography - PQC)’ teknolojisiyle geliştirilmiş bir cüzdan olarak dikkat çekiyor.
‘Şimdi topla, sonra kır’ saldırılarına karşı savunma…BMIC’ye yönelen yatırım
BMIC şu anda ön satış (presale) aşamasında olan bir proje. Projenin en önemli özelliklerinden biri, ‘şimdi topla, sonra kır (harvest now, decrypt later)’ olarak bilinen saldırı tiplerine karşı geliştirilmiş özel şifreleme yapıları. Bu senaryo, kuantum bilgisayarların gelişmesi durumunda bugünden toplanan verilerin gelecekte çözülmesine olanak tanıyabileceği beklentisine dayanıyor.
Projede, açık anahtar maruziyeti en aza indiriliyor ve yapay zeka destekli saldırı algılama sistemleri kullanılarak güvenlik seviyesi artırılıyor. Ethereum’daki ERC-4337 standardına dayanan akıllı hesapların kullanımı ise, projeye esneklik ve ölçeklenebilirlik kazandırıyor. BMIC ekibinin verdiği bilgilere göre tokenlar şu an yaklaşık 0,049 dolar (yaklaşık 72 won) seviyesinden satışa sunuluyor ve bugüne kadar yaklaşık 433.000 dolar (yaklaşık 6,35 milyar won) toplandı.
Henüz büyük yatırımcıların dikkatini çeken bir proje olmasa da, *erken güvenlik altyapısı* ihtiyacına cevap verdiği için potansiyelini kanıtlamaya başladığı yorumlanıyor. Özellikle Bitcoin(BTC)’in 70.000 dolar seviyesinin altına düşmesiyle ocak ayına kıyasla %20’den fazla, Ethereum’un ise %10’dan fazla değer kaybettiği bir ortamda sermayenin ‘yapısal risk’ faktörlerine çözüm sunan projelere kayması olağan olarak görülüyor.
BMIC modüler yapısıyla sıradan bir cüzdan değil, kuantum çağının altyapısı
BMIC’nin en dikkat çeken özelliği sadece bir kripto cüzdan olmanın ötesine geçerek *geleceğe dönük dijital varlık altyapısı* olma iddiası. Kuantum sonrası şifreleme teknolojisi, sadece bir teknoloji pazarlaması değil, olası kuantum tehditlerine karşı geleceğe hazırlanmış bir yapı olarak değerlendiriliyor.
Yakın gelecekte kuantum teknolojilerinin ilerlemesi veya şifreleme teknolojilerinin yasal olarak düzenlenmesi gündeme gelirse, *güvenlik odaklı platformlara* olan talebin patlama yaşaması bekleniyor. Ayrıca Bitcoin ve Ethereum gibi büyük varlıkların yeniden toparlanması durumunda, yatırımcılar altyapı projelerine yönelmeye daha istekli olabilir.
Ancak BMIC’nin önünde de bazı zorluklar bulunuyor. Projenin karmaşık teknik yapısı, kullanıcı benimsemesinin hâlâ düşük olması ve tam anlamıyla kuantum uyumluluğunun doğrulanmamış olması gibi noktalar dikkat çekiyor. Ayrıca kripto cüzdan pazarında kullanıcıların yeni çözümlere geçiş konusunda temkinli olması kısa vadede büyümeyi yavaşlatabilir.
Buna rağmen profesyonel yatırımcılar BMIC’yi ‘basit bir pump’ projesi değil, *esneklik ve uzun vadeli bütünleşme* potansiyeli üzerinden değerlendiriyor. BMIC’nin zamanla soğuk cüzdan, merkeziyetsiz finans(DeFi) ödeme sistemleri ve kurumsal kripto saklama(custody) çözümleri gibi alanlara yayılabilme kabiliyeti, projeyi uzun vadeli yarışta tercih edilir kılıyor.
Kritik etkenler: Kuantum haberleri, piyasa dönüşü ve regülasyon
BMIC’nin geleceğini belirleyecek üç önemli etken bulunuyor. İlki, kuantum bilgisayar alanında yaşanacak teknolojik ilerlemeler ya da devletlerin kriptografi üzerine düzenleme yapmasıyla birlikte projenin bir anda gündeme oturma potansiyeli. İkincisi, Bitcoin veya Ethereum gibi büyük varlıkların değer kazanması ve bu dalganın altyapı projelerine fon çekmesi. Üçüncüsü ise regülatörlerin kuantum sonrası şifreleme için standartlar belirlemesi halinde kurumsal fonların projeye rahatlıkla giriş yapabilmesi.
Sonuç olarak BMIC’nin başarısı, *kısa vadeli fiyat hareketlerinden ziyade uzun vadeli güvenlik anlatısını ne kadar sahiplenebildiğine* bağlı. Kripto para piyasası daha da derin bir ayı sürecine girse dahi, güvenliği merkezine alan projeler ayakta kalma şansını artırıyor. Artık ‘kuantum güvenliği’ sadece geleceğin konusu değil, bugünün de yatırım gündeminde.
Yorum 0