2025 yılında *tahmin piyasası* hızla büyürken, merkeziyetsiz türev finans platformu Hyperliquid, bu alana resmi olarak giriş yaptığını duyurdu. MEXC Ventures’ın yakın zamanda yayımladığı rapora göre, platformun açıkladığı ‘HIP-4 teklifi’, tahmin piyasasında oyunun kurallarını değiştirebilecek güçlü bir adım olarak değerlendiriliyor. Aynı süreçte Polymarket de regülasyonlara uyum sağlayarak pazardaki liderliği koruma yönünde adımlar atıyor.
Hyperliquid şu anda haftalık 47 milyar dolarlık işlem hacmi ve 38 milyar dolarlık toplam kilitli varlık (TVL) ile merkeziyetsiz süresiz vadeli işlemler piyasasında yaklaşık %70 pazar payına sahip. HIP-4 teklifi, ‘sonuç işlemi’ adı verilen yeni bir modele dayanıyor. Bu sistem, belirli bir olayın olup olmamasına göre teminatlı sözleşmelerin alınıp satılmasını sağlıyor. Teklifin öne çıkan özelliği, *tam teminatlı yapı* ile çalışması. Bu, kaldıraç kaynaklı tasfiye riskini ortadan kaldırırken, kompleks getiri stratejilerine de kapı aralayarak profesyonel yatırımcıları cezbetmeyi hedefliyor. Platform üzerindeki tüm işlemler kendi stabilcoini olan USDH üzerinden yapılıyor.
Öte yandan, şu anda tahmin piyasasında birinciliği elinde bulunduran Polymarket ise Polygon ağı üzerinde faaliyet gösteriyor. ABD seçimleri, ekonomik göstergeler ve spor gibi yaşamla doğrudan bağlantılı konularda aktif piyasalar oluşturarak geniş bir kullanıcı kitlesine ulaştı. 2024 ABD başkanlık seçimleri sırasında yaklaşık 3,7 milyar dolarlık işlem hacmi elde eden platform, Intercontinental Exchange(ICE)’ten aldığı 2 milyar dolarlık yatırım ve CFTC onaylı borsa QCX’i satın almasıyla kurumsal alana entegrasyon sürecini hızlandırmış durumda.
İki platform arasında teknik altyapı ve stratejik yönelim açısından belirgin farklar göze çarpıyor. Hyperliquid kendi Layer 1 zinciri üzerinde çalışarak milisaniye düzeyinde işlem gerçekleştirebiliyor ve türev ürünlerle doğrudan bağlantı kurarak çapraz kullanılabilirliği destekliyor. Buna karşın Polymarket, kullanıcı dostu arayüzü ve etkin içerik kürasyonu sayesinde öne çıkarken, diğer finansal ürünlerle entegrasyonda görece sınırlı kalıyor.
Erişim açısından da ikili arasında ayrışmalar mevcut. Hyperliquid, küresel *KYC’siz* kullanım sunan *merkeziyetsiz* yapısını korurken; Polymarket, düzenleyici çerçeveler içinde büyümeye çalışıyor. Bu durum, Hyperliquid’in *ileri düzey DeFi yatırımcılarını*, Polymarket’in ise *genel kullanıcıları ve amatör katılımcıları* hedeflediğini ortaya koyuyor.
Özellikle Hyperliquid’in tahmin piyasası açılımını duyurmasının ardından kendi tokeni HYPE, %40’ın üzerinde değer kazandı. Platform, gelirinin %99’unu token geri alımında kullanarak, token fiyatı ve platform büyümesini birbirine bağlayan *güçlü bir teşvik mekanizması* sunuyor. Polymarket ise yüksek marka bilinirliği, popüler konu seçme yetkinliği ve düzenleyici kurumlarla kurduğu ilişkiler sayesinde *istikrarlı ve kurumsal açıdan kabul gören* bir model sergiliyor.
Uzun vadede bu iki platformun birbirini tamamlayarak pazar payını birlikte artırması bekleniyor. MEXC Ventures’ın öngörüsüne göre, tahmin piyasası 2035 yılına kadar yıllık ortalama %46,8 büyüyerek 95,5 milyar dolarlık bir hacme ulaşacak. Bu büyümede Hyperliquid, stratejik yatırımcıları hedeflerken Polymarket, sezgisel katılımı tercih eden geniş kullanıcı tabanına hitap edecek.
Genel olarak değerlendirildiğinde, Hyperliquid’in HIP-4 teklifi sadece yeni bir özelliğin tanıtımı değil, tahmin piyasasını *DeFi türev finansının bir parçası* haline getiren dönüştürücü bir yaklaşım olarak öne çıkıyor. İki platformun rekabeti ve aynı zamanda olası iş birliği, tahmin piyasalarının hem evrimsel gelişimine hem de kurumsallaşmasına yön verecek gibi görünüyor.
Yorum 0