Kripto piyasa değeri bir ay içinde yaklaşık 1 trilyon dolar (yaklaşık 1.449 trilyon won) buharlaşmış olsa da, altyapı ve tokenleştirilmiş reel varlıklar(RWA) tarafında farklı bir tablo ortaya çıkıyor. Tokenleştirilmiş ABD Hazine tahvillerinin toplam büyüklüğü istikrarlı biçimde artarken, girişim sermayesi fonları hâlâ blokzincir altyapısına sermaye ayırıyor. Öte yandan Bitcoin(BTC) odaklı şirketler, birleşme ve satın almalar(M&A) yoluyla faaliyet alanlarını genişletmeye devam ediyor.
Bu hafta ‘Crypto Biz’in odağında, spot piyasadaki durgunluktan ayrışan ‘sermaye oluşumu’ dinamikleri yer alıyor. Bitcoin yatırım şirketi Nakamoto’nun 107 milyon dolar (yaklaşık 155,1 milyar won) tutarındaki satın alma hamlesi, Dragonfly Capital’ın 650 milyon dolarlık (yaklaşık 941,9 milyar won) yeni fonu, tokenleştirilmiş RWA pazarındaki genişleme ve Paradigm’in ortaya koyduğu ‘Bitcoin madenciliği ve elektrik şebekesi istikrarı’ tartışması, piyasanın dip seviyelerinde bile yapısal yatırımın sürdüğünü gösteriyor.
Bitcoin tutan ve yatırım yapan şirket Nakamoto, BTC Inc ve UTXO Management adlı iki şirketi toplam 107 milyon dolara (yaklaşık 155,1 milyar won) satın almak üzere anlaşmaya vardı. Bu anlaşmayla Nakamoto, Bitcoin odaklı medya ve konferans işlerinden varlık yönetimi ve danışmanlığa uzanan geniş bir Bitcoin ekosistemi üzerinde etkisini artırmayı hedefliyor.
Anlaşmaya göre BTC Inc ve UTXO’nun mevcut yatırımcıları, Nakamoto’nun 363.589.819 adet adi hissesini devralacak. Hisse başına fiyat, alım opsiyonu(‘call option’) yapısı çerçevesinde 1,12 dolar (yaklaşık 1.625 won) olarak belirlendi. Bu seviye, şu anda yaklaşık 0,30 dolar (yaklaşık 435 won) civarında işlem gören Nakamoto(NASA) hisselerinin piyasa fiyatının oldukça üzerinde. Piyasaya göre kayda değer bir ‘prim’ sunulmuş durumda.
Satın alma işlemiyle birlikte Bitcoin odaklı medya kuruluşu ‘Bitcoin Magazine’ ve her yıl düzenlenen ‘Bitcoin Conference’ Nakamoto çatısı altına giriyor. Aynı anda UTXO’nun varlık yönetimi ve finansal danışmanlık faaliyetleri de Nakamoto portföyüne ekleniyor. Böylece şirket, Bitcoin topluluğu, içerik üretimi ve varlık yönetimini bir araya getiren çok katmanlı bir platforma dönüşmeyi amaçlıyor. Spot fiyat baskı altında kalsa da, Bitcoin bağlantılı altyapı varlıklarını tek çatı altında toplama ve büyütme yönündeki ‘dikey entegrasyon’ çabasının hız kazandığı görülüyor.
Piyasadaki düzeltme süreci ve kripto girişim ekosistemindeki yeniden yapılanmaya rağmen Dragonfly Capital, dördüncü fonunu 650 milyon dolar (yaklaşık 941,9 milyar won) büyüklükle kapattı. Bu durum, kurumsal sermayenin salt token spekülasyonundan çok ‘blokzincir altyapısı’na odaklandığına yönelik bir sinyal olarak okunuyor.
Dragonfly, yeni fonla özellikle ödeme altyapıları, stablecoin ağları, borç ve kredi piyasaları gibi blokzincir tabanlı finansal ürünlere ve tokenleştirilmiş reel varlıklar(RWA) alanına ağırlık vereceğini duyurdu. Şirket, gelir üreten altyapı projeleri ve zincir üstü(on-chain) finans çözümlerine odaklanırken, kısa vadeli fiyat dalgalanmalarına hassas yeni token lansmanları gibi ‘spekülatif anlaşmaların’ payını azaltmayı planlıyor.
Dragonfly genel ortaklarından Tom Schmidt, sektöre girdiğinden bu yana en büyük ‘meta değişimini’ hissettiğini belirterek, on-chain finans ve tokenleştirilmiş sermaye piyasalarına geçişi vurguluyor. Bu yaklaşım, tokenleştirilmiş RWA ile blokzincir altyapısının bir sonraki döngünün temel eksenleri olabileceği yönündeki yatırımcı algısını yansıtıyor.
Spot kripto para piyasası son 30 günde yaklaşık 1 trilyon dolar (yaklaşık 1.449 trilyon won) değer kaybederken, tokenleştirilmiş reel varlıklar(RWA) pazarı ise tersine büyüme gösterdi. RWA veri platformu RWA.xyz’nin verilerine göre aynı dönemde tokenleştirilmiş RWA toplam hacmi yaklaşık yüzde 13,5 oranında arttı.
Bu büyümenin odağında tokenleştirilmiş ABD Hazine tahvilleri ve özel krediler(private credit) bulunuyor. Geleneksel finansta güvenli liman veya sabit getirili yatırım olarak görülen bu ürünlerin zincir üstüne taşınmasıyla, ‘on-chain faiz geliri’ arayan yatırımcı talebi istikrarlı şekilde artıyor. Tokenleştirilmiş hisse senetleri tarafında da görünürlük yükseliyor ve geleneksel varlıklarla merkeziyetsiz finans(DeFi) arasındaki sınırların hızla inceldiği gözleniyor.
Piyasa ile bu ayrışma, tokenleştirilmiş tahvil ve kredi ürünlerinin stresli dönemlerde bile sermaye çekebilmesini ve dijital varlık ekonomisi içinde görece dayanıklı bir segment haline geldiğini ortaya koyuyor. Ağ bazında bakıldığında, son 30 günde tokenleştirilmiş varlık değerindeki artışta en büyük pay Ethereum(ETH) ağında gerçekleşti; onu Arbitrum(ARB) ve Solana(SOL) izledi. Önde gelen layer1 ve layer2 ağlarının ‘zincir üstü sermaye piyasaları’ için altyapı katmanı olarak konumlandığı yorumunu yapmak mümkün.
Girişim sermayesi şirketi Paradigm, yayımladığı son raporda Bitcoin madenciliğinin elektrik şebekelerinde ‘esnek enerji talep kaynağı(flexible load)’ olarak rol oynayabileceğini bir kez daha gündeme getirdi. Yapay zeka(AI) veri merkezlerinin hızla yayılmasıyla bölgesel elektrik arz fazlası daralırken, talebi gerektiğinde yukarı ya da aşağı yönlü ayarlayabilecek sektörlere duyulan ihtiyaç öne çıkıyor.
Paradigm’e göre Bitcoin madencileri, talebin zayıf olduğu saatlerde fazla elektriği absorbe ederken, talebin sıçradığı ve şebeke üzerindeki yükün arttığı anlarda madenciliği hızla kısmaya yönelik bir modelle çalıştırılabilir. Bu özellikleri sayesinde, talep zirvelerini yönetmek zorunda olan elektrik şirketleri açısından madencilik operatörleri potansiyel bir ‘esneklik ortağı’ haline gelebilir.
Bunun hayata geçebilmesi için şebeke işletmecileriyle yapılacak sözleşme yapıları, bölgesel elektrik piyasalarındaki fiyat mekanizması ve yenilenebilir enerji oranı gibi pek çok değişkenin uyumlu olması gerekiyor. Yine de karbon azaltım politikaları ve yapay zekâ kaynaklı ek talep nedeniyle enerji ihtiyacının sert yükseldiği şu dönemde, Bitcoin madenciliğinin bir ‘enerji altyapı stratejisi’ olarak yeniden ilgi görmeye başladığı dikkat çekiyor.
Özetle, spot fiyatlar dalgalı seyrini korurken, tokenleştirilmiş reel varlıklar, blokzincir altyapısı ve Bitcoin madencilik endüstrisi gibi ‘temel alanlara’ yönelik sermaye akışı ve iş genişlemesi devam ediyor. Kripto piyasasının kısa vadeli fiyat döngülerinden bağımsız olarak, zincir üstü finans, reel varlıkların tokenleştirilmesi ve enerji altyapısıyla entegre modeller, ‘yapısal büyüme’ hikâyelerini katman katman inşa etmeyi sürdürüyor.
Yorum 0