Back to top
  • 공유 Paylaş
  • 인쇄 Yazdır
  • 글자크기 Yazı tipi Boyutu
URL kopyalandı.

OpenClaw, Discord’da Bitcoin(BTC) ve kripto yasağı getirdi: Sahte Solana token skandalının ardından sert önlem

OpenClaw, Discord’da Bitcoin(BTC) ve kripto yasağı getirdi: Sahte Solana token skandalının ardından sert önlem / Tokenpost

AI aracısı çerçevesi ‘OpenClaw’, Discord’da Bitcoin ve kripto para konuşulmasını tamamen yasakladı

Açık kaynak AI aracısı (agent) çerçevesi ‘OpenClaw’un Discord topluluğunda Bitcoin(BTC) ve kripto paralarla ilgili her türlü ifadeyi tamamen yasakladığı ortaya çıktı. Proje ekibi, geçmişte yaşanan ‘sahte token’ dolandırıcılığı sonrasında platform genelinde kripto para ile ilgili tüm görünürlüğü kesen sert bir moderasyon politikası benimsemiş görünüyor.

21’inde (yerel saatle), X (eski Twitter) üzerinde bir kullanıcı, çoklu aracılı (multi-agent) benchmark sırasında zaman göstergesi olarak ‘Bitcoin blok yüksekliği’ ifadesini kullandığı için OpenClaw Discord sunucusundan engellendiğini iddia etti. Paylaşım gündem olunca, OpenClaw geliştiricisi Peter Steinberger(Peter Steinberger) doğrudan devreye girerek, sunucuya katılırken onaylanan ‘katı kurallara’ göre ‘kripto para konuşma yasağı’ politikasını uyguladıklarını kabul etti. Aynı zamanda, ilgili kullanıcıyı yeniden davet etmek istediğini belirterek kullanıcı adını e‑posta ile göndermesini talep etti ve böylece genel kuralı korurken, bireysel vakalarda kısmi esneklik sinyali verdi.

OpenClaw ekibinin kripto paralara karşı bu kadar hassas davranmasının arka planında, ‘sahte Solana(SOL) tabanlı token’ olayı bulunuyor. Proje, marka hakkı sorunları nedeniyle yeniden markalaşma sürecine girdiği sırada Steinberger eski hesaplarını ve kullanıcı adlarını (handle) kapatıp yeni kanal hazırlıklarına başladı. Bu kısa boşluktan yararlanan dolandırıcılar ise atıl durumdaki sosyal medya hesaplarını ele geçirerek, Solana tabanlı ‘CLAWD’ tokenini kendi yönettikleri resmi OpenClaw tokeni gibi gösterip satışa sundu.

Söz konusu token, yalnızca birkaç saat içinde yaklaşık 16 milyon dolar (yaklaşık 2.317 milyar won) piyasa değerine ulaştı. Ancak Steinberger, “herhangi bir token çıkarmadığını” ve bu proje ile hiçbir bağlantısının bulunmadığını alenen açıklamasının ardından, token fiyatı yüzde 90’dan fazla düştü. İlk alan yatırımcılar zarar ettiklerini söyleyerek onu suçlarken, Steinberger “gelecekte de kripto para ihraç etme planım yok. Benimle bağlantılı olduğunu iddia eden tüm tokenler ‘dolandırıcılık’tır” diyerek defalarca uyardı. Olaydan sonra güvenlik araştırmacıları internette yüzlerce açık OpenClaw örneği (instance) ve kripto para yatırımcılarını hedef alan çok sayıda kötü amaçlı eklenti tespit ettiklerini bildirdi.

Bu tür skandallara rağmen OpenClaw, ocak ayının sonunda ilk kez tanıtılmasından bu yana hızla yayılıyor. Sadece birkaç hafta içinde GitHub yıldız sayısı 200.000’in üzerine çıkarak, özerk aracılar geliştirmekle ilgilenen küresel geliştirici topluluğunun dikkatini çekti. Fakat bu hızlı büyüme, projeyi hem aşırı ilgiye hem de yeni dolandırıcılık girişimlerine maruz bıraktı. Ekip de bu riskleri sınırlandırmak için ‘topluluk alanında kripto para konuşulmasını kökten yasaklayan’ sert bir politika ile risk yönetimine yöneldi.

yorum OpenClaw’un ‘no-crypto’ yaklaşımı, geliştirici topluluklarda artan güvenlik kaygılarının somut yansıması olarak görülebilir. yorum

Kripto endüstrisi cephesinde ise tablo neredeyse tam tersi. Sektör, AI aracılarının zincir üstü (on-chain) ödemeler ve etkileşimin merkezinde yer alacağı görüşünü giderek daha fazla benimsiyor. Circle CEO’su Jeremy Allaire(Jeremy Allaire), önümüzdeki birkaç yıl içinde milyarlarca AI aracısının stablecoin’lerle gündelik ödemeleri yöneteceğini öngördüğünü açıklamıştı. Coinbase(COIN) de bu ayın başında AgentKit çerçevesi ve x402 ödeme protokolüne dayalı olarak, AI aracıların kendi cüzdanlarına sahip olup zincir üstünde kripto para ‘kazanıp, harcayıp, alıp satabildiği’ ‘Agentic Wallets’ altyapısını duyurdu.

On-chain aracı altyapıları ve açık kaynak aracı çerçeveleri aynı anda büyürken, OpenClaw’un ‘kriptoya tamamen mesafe koyan’ tavrı önemli bir kırılma noktasına işaret ediyor. Bir yanda kripto paraları AI aracılarının ‘temel ödeme aracı’ olarak konumlandıran endüstriyel eğilim var. Diğer yanda ise dolandırıcılık ve düzenleyici riskler nedeniyle kriptoyla arasına net bir çizgi çeken OpenClaw gibi AI projeleri bulunuyor. AI, blokzincir ve özerk aracılar arasındaki kesişim alanı genişledikçe, OpenClaw benzeri geliştirici toplulukların kripto ekosistemi ile ne ölçüde ve hangi şartlarda ilişki kurması gerektiği yönündeki tartışmaların daha da yoğunlaşması bekleniyor.

Bitcoin madencilik şirketi Bitdeer, elindeki BTC’leri tamamen sattı… Finansal strateji ve AI dönüşümü hızlanıyor

Bitcoin madencilik şirketi Bitdeer(Bitdeer), bilançodaki tüm Bitcoin(BTC) stokunu satarak şirketi ‘sıfır BTC’ pozisyonuna çekti. Sektörde genellikle yeni kazılan coin’lerin bir kısmı satılıp geri kalanı tampon rezerv olarak tutulurken, Bitdeer hem yeni üretimi hem de eldeki rezervleri boşaltarak daha agresif bir nakit pozisyonu alma stratejisine geçmiş durumda.

Bitdeer, kısa süre önce yayımladığı haftalık operasyon raporunda, müşteri varlıkları hariç şirketin kendi bakiyesini ifade eden ‘net BTC pozisyonunun (pure holdings)’ 0 BTC’ye gerilediğini açıkladı. Rapora göre ilgili dönemde şirket 189,8 BTC yeni blok ödülü kazdı ve bu miktarın tamamını, ayrıca hazine rezervinde tuttuğu 943,1 BTC ile birlikte elden çıkardı. Bir önceki 13 Şubat tarihli güncellemede ise şirketin hâlâ 943,1 BTC tuttuğu, o hafta kazılan 183,4 BTC’nin 179,9 BTC’lik kısmını satarak rezervleri korumaya devam ettiği görülüyordu.

Madencilik şirketleri genelde elektrik masrafları, barındırma (hosting) giderleri ve ekipman yatırımlarını karşılamak için düzenli olarak belirli oranda BTC satar. Ancak ileride oluşabilecek fiyat artışlarından yararlanmak amacıyla, belli bir miktarı da bilançoda tutmayı tercih eder. Bu yüzden ‘tüm BTC’yi satma’ kararı sektörde alışılmış bir yaklaşım değil. Bitdeer, bu tercihin gerekçesi hakkında resmi bir açıklama yapmadı ve Cointelegraph’ın konuya ilişkin sorularına da haberin yazıldığı tarihe kadar yanıt vermedi.

Buna paralel olarak Bitdeer, büyük hacimli bir sermaye artırımı hamlesi de duyurdu. Şirket, 20’sinde (yerel saatle) yaptığı bildirimde, toplam 300 milyon dolar (yaklaşık 4,345 milyar won) tutarında dönüştürülebilir tahvil (convertible senior notes) çıkarmayı planladığını açıkladı. Gerek görülürse 45 milyon dolar (yaklaşık 651 milyar won) ek satış opsiyonu kullanılarak, toplam ihraç büyüklüğü 345 milyon dolara (yaklaşık 4,996 milyar won) kadar çıkarılabilecek. 2032 vadeli bu tahviller ileride Bitdeer adi hisse senedine, nakde veya her ikisinin birleşimine dönüştürülebilecek.

Bitmain(Bitmain) kurucu ortaklarından Jihan Wu(Jihan Wu) tarafından kurulan Bitdeer, toplanan sermayeyi veri merkezi kapasitesini büyütmek, AI bulut altyapısını güçlendirmek, yeni nesil madencilik donanımı geliştirmek ve genel işletme giderlerini karşılamak için kullanacağını belirtti. Şirket, son dönemde Bitcoin madencilik cihazlarına yönelik dış satışların yavaşlaması sonrası, cihazları üçüncü taraflara satmak yerine kendi madencilik operasyonlarında kullanma yönünde iş modelini revize etmişti. Bu bağlamda, nakit pozisyonunu güçlendiren BTC satışları ve yeni tahvil ihracı, Bitdeer’in madencilikten AI ve bulut odaklı bir altyapı sağlayıcısına dönüşürken ‘yatırım kapasitesini büyütme’ hamlesi olarak değerlendiriliyor.

2024 halving sonrasında Bitcoin madenciliğinde kârlılık baskısı artarken, sektördeki pek çok oyuncu altyapısını yapay zeka(AI) ve yüksek performanslı hesaplama(HPC) ihtiyaçlarına uyarlamaya çalışıyor. CoreWeave(CoreWeave) gibi bazı şirketler neredeyse tamamen AI altyapısı işine yönelmiş durumda. HIVE(HIVE), Hut 8(HUT), TeraWulf(WULF) ve IREN(IREN) gibi firmalar ise veri merkezi ve enerji altyapılarını hem madencilik hem de AI/bulut iş yükleri için kullandıkları hibrit modelleri benimsiyor. Bitdeer de AI bulut ve veri merkezi yetkinliklerini artırarak madencilik kârlılığındaki (hashprice) baskıyı dengelemeyi hedeflediğini açıkça ortaya koymuş oldu.

Bitcoin fiyat oynaklığının yeniden yükseldiği bir dönemde Bitdeer’in ‘sıfır BTC’ pozisyonuna geçmesi ve büyük ölçekli dönüştürülebilir tahvil ihracı, madencilik şirketlerinin portföylerini nasıl yeniden tasarladığını net şekilde gösteriyor. Bir yanda potansiyel fiyat artışlarından pay almak için BTC’yi uzun vadeli tutan şirketler var. Diğer yanda ise AI ve bulut odaklı dönüşüm maliyetlerini karşılamak için eldeki BTC’yi gönüllü olarak boşaltan oyuncular çoğalıyor. Bu farklı finansal stratejilerin, önümüzdeki dönemde madencilik şirketleri arasındaki rekabet gücü dengesini, hisse senedi performanslarını ve Bitcoin ağının hash oranı yapısını nasıl etkileyeceği yakından izlenecek.

<Telif hakkı ⓒ TokenPost, yetkisiz çoğaltma ve yeniden dağıtım yasaktır >

Popüler

Diğer ilgili makaleler

Baş makale

Base, OP Stack’ten Ayrılıyor: Optimism(OP) için Superchain Gelir Şoku ve Model Krizi

Ethereum(ETH) Vakfı 2026 Protokol Yol Haritasını Açıkladı: Gas Limiti 100 Milyon Hedefi, Hesap Soyutlama ve L1 Güvenlik Atağı

Aptos(APT), yüksek enflasyondan performansa bağlı deflasyonist tokenomik modele geçiyor

Ripple(XRP) için kritik dönemeç: Enflasyon verileri ve uzun vadeli destekler yeni trendin yönünü belirleyecek

Yorum 0

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.

0/1000

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.
1