Back to top
  • 공유 Paylaş
  • 인쇄 Yazdır
  • 글자크기 Yazı tipi Boyutu
URL kopyalandı.

Kripto fonlarına 1 milyar dolarlık giriş: Bitcoin(BTC) ve Ethereum(ETH) iştahı jeopolitik riske rağmen toparlanıyor

Kripto fonlarına 1 milyar dolarlık giriş: Bitcoin(BTC) ve Ethereum(ETH) iştahı jeopolitik riske rağmen toparlanıyor / Tokenpost

Dijital varlık yatırım ürünleri piyasasına ‘sermaye girişi’ yeniden döndü. Geçen hafta küresel kripto para fonlarına 1 milyar dolar (yaklaşık 1,46 trilyon won) net giriş gerçekleşerek, son 5 haftadır süren 4 milyar dolarlık net çıkış trendi sona erdi. CoinShares, bu ‘geri dönüş’ü tek bir makro olaya bağlamanın zor olduğunu, ‘fiyat zayıflığı’ dönemindeki ‘dipten alım’, teknik kırılmalar sonrası yeniden girişler ve Bitcoin(BTC) ‘büyük cüzdan’ alımlarının birlikte etkili olduğunu belirtti.

Piyasada odak da ‘pozisyon azaltma’ yerine ‘alımları için fırsat arama’ tarafına kayıyor. Kısa vadeli oynaklık endişesi sürse de, yalnızca fon akımlarına bakıldığında riskten kaçış odaklı dönemin bir adım gerisinde kalındığı şeklinde okunabilecek bir tablo ortaya çıkıyor.

CoinShares’in yayımladığı son ‘dijital varlık fon akımları’ raporuna göre, geçen haftaki girişlerin büyük bölümü Bitcoin(BTC) ürünlerine yöneldi. Bitcoin(BTC) bağlantılı yatırım ürünlerine 881 milyon dolar girdi ve toplam net girişin neredeyse tamamını sürükledi. Buna karşın, ‘kısa Bitcoin’ yani düşüşe oynayan ürünlere de 3,7 milyon dolar giriş olması, kısa vadeli yön konusunda piyasa algısının tamamen tek tarafa kaymadığını gösterdi.

Ethereum(ETH) tarafında ise 117 milyon dolarlık giriş gerçekleşti ve bu, ocak ortasından bu yana görülen en güçlü haftalık performans oldu. Ancak hem Bitcoin(BTC) hem de Ethereum(ETH) için yıllık kümülatif akımlar hâlâ net çıkış bölgesinde. Bu nedenle, ‘risk-on’ moduna kesin dönüş olduğunu söylemek için erken olduğu yorumlanıyor.

Altcoin tarafında Solana(SOL), haftalık 53,8 milyon dolar ve yıl başından bu yana 156 milyon dolarlık kümülatif girişle görece güçlü seyrini korudu. Chainlink(LINK) ürünlerine haftalık 3,4 milyon dolar girerken, Ripple’ın XRP’si ve Sui(SUI) ürünleri sırasıyla 1,9 milyon dolar ve 400 bin dolar net giriş kaydetti. Buna karşılık, birden fazla dijital varlığa dağıtılmış ‘çoklu varlık’ ürünleri tek negatif kalem oldu ve 6 milyon dolarlık net çıkış yaşadı.

Bölgesel dağılıma bakıldığında, 957 milyon dolarlık girişle aslan payını Amerika Birleşik Devletleri aldı. Kanada (34,1 milyon dolar), Almanya (31,7 milyon dolar) ve İsviçre (28,4 milyon dolar) da pozitif akım yazdı. Hong Kong (6,8 milyon dolar) ve Brezilya (3,2 milyon dolar) da net giriş tarafında yer aldı. Böylece, yalnızca tek bir merkezde yoğunlaşan sermaye yerine, risk iştahının farklı bölgelerde ‘eşzamanlı olarak’ kısmen toparlandığı bir görünüm ortaya çıktı ‘yorum’.

Ancak ETF ve fon akımlarının kayda geçtiği dönemin hemen ardından jeopolitik risklerin sert şekilde yükselmesi, tabloya yeni bir belirsizlik ekledi. İran’ı çevreleyen gerilimin tırmanması ve hafta sonu ABD’nin ilk saldırı haberleriyle birlikte Bitcoin(BTC) 63 bin dolar seviyelerine kadar geriledi. Ethereum(ETH) ise 2 bin doların altını test ettikten sonra hızla eski bant aralığına döndü. Pazartesi itibarıyla piyasa, belirgin bir yön tayin etmeksizin ‘dar bant’ işlem eğilimini sürdürüyor.

Jeopolitik haber akışıyla birlikte tasfiye edilen uzun (long) pozisyonların büyüklüğü yaklaşık 300 milyon dolar seviyesinde kaydedildi. Kurumsal trading şirketi QCP Capital, bu tablo için “Şok etkisi açıkça hissedildi ama boyut itibarıyla kontrol edilebilir kaldı” değerlendirmesini yaparak, söz konusu olay öncesi birkaç gün içinde pozisyonların zaten azaltılmış olabileceğine işaret etti. Her volatilite şokunda aşırı kaldıraç birikimi nedeniyle çöken geçmiş senaryolara kıyasla, piyasanın ‘savunma hattının’ bir miktar güçlendiği yorumu yapılıyor.

QCP Capital ayrıca, yatırımcıların Bitcoin(BTC)’i yalnızca ‘hafta sonu makro hedge’ aracı olarak görmek yerine, 24 saat işlem gören ve riskten kaçış dönemlerinde talebi artan ‘tokenleştirilmiş altın’ gibi alternatifleri de daha fazla dikkate alıyor olabileceğini vurguladı. Bu, Bitcoin(BTC)’in ‘korunma varlığı’ sepetindeki rolünün sabit olmadığını, orta-uzun vadede portföy dağılımlarını da etkileyebilecek dinamik bir süreçten geçildiğini gösteriyor.

Opsiyon piyasasında çok kısa vadeli kontratların oynaklığı sert yükselse de, genel tepki daha kontrollü seyretti. Bu durum, bir önceki haftadan itibaren uyarıcı sinyallerin gelmesi sayesinde birçok trader’ın volatilite artışına kısmen hazırlıklı olduğunu düşündürüyor. QCP Capital, geçen yıl haziran ayında da benzer şekilde jeopolitik haber akışıyla Bitcoin(BTC)’de sert düşüş, ardından toparlanma ve yükseliş rallisi yaşandığını hatırlattı; mart sonu vadeli alım (call) opsiyonlarına yönelik alım ilgisinin gözlendiğini paylaştı.

Bununla birlikte QCP Capital, “Salt fiyat hareketlerine bakınca manzara oldukça yapıcı görünüyor; ancak biriken tansiyon ve belirsizlik nedeniyle temkinli duruşumuzu koruyoruz” uyarısında bulundu. Şirket, çatışmanın henüz erken aşamada olduğunu, bu nedenle sürecin yalnızca ‘sınırlı bir bölgesel gerilim’ olarak kalıp kalmayacağının ya da diğer Körfez ülkelerini de içine alan daha büyük çaplı bir çatışmaya dönüşüp dönüşmeyeceğinin bugün için netleşmediğini vurguladı.

Fon akımlarında görülen ‘net girişe dönüş’ ile birlikte, piyasa cephesinde artık iki kritik başlık daha yakından izlenecek: Jeopolitik risklerin yayılma hızı ve Bitcoin(BTC) ile Ethereum(ETH) merkezli yeniden canlanan yatırım iştahının gerçekten kalıcı bir fiyat toparlanmasına evrilip evrilmeyeceği. Mevcut görünüm, yatırımcıların riskten kaçıştan tamamen vazgeçmeden, ‘seçici alım’ moduna geçtiği bir ara faza işaret ediyor ‘yorum’.

<Telif hakkı ⓒ TokenPost, yetkisiz çoğaltma ve yeniden dağıtım yasaktır >

Popüler

Diğer ilgili makaleler

Yorum 0

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.

0/1000

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.
1