Back to top
  • 공유 Paylaş
  • 인쇄 Yazdır
  • 글자크기 Yazı tipi Boyutu
URL kopyalandı.

DTCC, Clearstream ve Euroclear: Tokenizasyon İçin ‘Ağların Ağı’ Döneminde Interoperability Manifestosu

DTCC, Clearstream ve Euroclear: Tokenizasyon İçin ‘Ağların Ağı’ Döneminde Interoperability Manifestosu / Tokenpost

DTCC(The Depository Trust & Clearing Corporation), Clearstream, Euroclear ve Boston Consulting Group(BCG), ‘dijital varlık’ların güvenli ve ölçeklenebilir şekilde benimsenmesini hedefleyen, blokzincirler arası ‘interoperability(karşılıklı çalışabilirlik)’ çerçevesini birlikte açıkladı. Kurumlar, ‘tokenizasyon’ yoluyla çıkarılan menkul kıymetlerin geleneksel finans(TradFi) altyapısına gerçekten yerleşebilmesi için, sadece ağlar arası teknik bağlantıların değil, aynı zamanda regülasyon tarafındaki kopuklukların da çözülmesi gerektiğini vurguluyor.

DTCC, Clearstream, Euroclear ve BCG, 4 Mart’ta (yerel saatle) yayımladıkları ortak raporda, dijital varlıkların geleneksel sermaye piyasalarında ‘tam potansiyeline’ ulaşması için ‘karşılıklı çalışabilirlik’ ilkesinin temel önkoşul olduğunu belirtti. Rapora göre özellikle ‘dijital varlık menkul kıymetleri(DAS·Digital Asset Securities)’nin ana akım finansal altyapıya entegre olabilmesi için, açık, tarafsız ve güvenilir bir temel altyapı tasarımına ihtiyaç var.

DTCC, Clearstream ve Euroclear, küresel menkul kıymet piyasalarında takas, mutabakat ve saklama gibi ‘post-trade’ hizmetlerin omurgasını oluşturan kurumlar olarak kabul ediliyor. Bu oyuncuların ‘interoperability’ konusunu merkeze alması, ‘tokenizasyon’un deneme aşamasını geride bırakıp gerçek operasyonel modellere doğru genişlediği bir dönemde, ‘bağlantı standartları’nın potansiyel dar boğaz haline gelebileceği endişesiyle ilişkilendiriliyor.

Rapor, şu an blokzincir ekosisteminde ‘karşılıklı çalışabilirlik’ önündeki en büyük engel olarak ‘parçalanma(fragmentation)’ olgusunu işaret ediyor. Bir yanda herkese açık ‘public’ blokzincirler, diğer yanda izinli ‘private’ blokzincirler çoğalırken, aynı zamanda layer1(L1) ve layer2(L2) ağ sayısının hızla artması; varlık ihracı, alım-satım ve mutabakat süreçlerinin farklı defter ve standartlara hapsolmasını kolaylaştırıyor.

Özellikle, yeni bir zincir kurmanın gitgide kolaylaşmasıyla çeşitliliğin daha da arttığına dikkat çekiliyor. Modüler blokzincir yığınları ve ‘rollup-as-a-service’ sunan şirketler sayesinde kurumlar; veri kullanılabilirliği, mahremiyet ve yetki kontrolü gibi parametreleri kendilerine göre ayarladıkları özel L2 ağlarını ‘yıllar değil haftalar’ içinde devreye alabiliyor. Bunun sonucu olarak dijital varlık ekosistemi genişlerken, defterler arası bağlantı ve mutabakatın karmaşıklığı da aynı hızla büyüyor.

Bu ortamda operasyon modellerinin ‘network-of-networks (ağların ağı)’ yaklaşımına doğru evrildiği ifade ediliyor. Yani standartlar, geçit noktaları(gateways) ve regülasyonlara uygun hizmet sağlayıcılar; zincir üzerindeki(on-chain) nesnelerle zincir dışı(off-chain) geleneksel finans sistemleri arasında köprü rolü üstleniyor.

Sunulan çerçevenin en kritik noktalarından biri, ‘interoperability’ kavramının yalnızca blokzincirler arası bağlantıyla sınırlanmaması. Raporda, tokenizasyon yoluyla ihraç edilen menkul kıymetlerin geleneksel finans sistemine gerçekten entegre olabilmesi için, L1 ve L2 ağları arasındaki etkileşimin yanı sıra, farklı blokzincir ağları ile geleneksel banka defterleri ve merkezi saklama kuruluşlarının(CSD) defterlerinin de birbirine bağlanması gerektiği vurgulanıyor.

Bu bağlamda karşılıklı çalışabilirlik, “DLT(dağıtık defter teknolojisi) tabanlı ve geleneksel defterler de dahil olmak üzere farklı kayıt sistemleri arasında varlıkların el değiştirebilmesi; bunu yaparken varlığın bütünlüğünün, mülkiyetinin, yaşam döngüsünün ve hukuki-regülatif uyumunun bütünüyle korunabilmesi kabiliyeti” şeklinde tanımlanıyor. Başka bir ifadeyle, ‘bağlı olmak’ tek başına yeterli değil; asıl önemli olan, hukuki hakların ve regülasyon uyumunun ‘kesintisiz’ biçimde korunabildiği bir mimari tasarlamak.

Rapor, teknik parçalanmanın yanında, dünya genelinde regülasyonların ‘bölünmüş’ halde olmasının da ‘structural inefficiencies(yapısal verimsizlikler)’ yarattığını savunuyor. Aynı tür tokenizasyon ürünü, farklı yargı alanlarında farklı tanım, şart ve denetim şemalarına tabi olduğunda, kurumsal yatırımcıların sistem mimarisinden uyum(fiziki ve dijital KYC, raporlama, gözetim) süreçlerine kadar pek çok alanda çifte maliyet üstlenmesi kaçınılmaz hale geliyor.

Bu nedenle önerilen ‘interoperability’ çerçevesi; standartlaşma, geçit altyapıları ve regülasyon uyumlu hizmet sağlayıcıları etrafında inşa edilen ‘tarafsız bir altyapı’ya öncelik veriyor. Piyasa büyüdükçe odak noktasının “hangi zincir?” sorusundan, “nasıl bağlanıyor ve nasıl uyum sağlıyor?” sorusuna kayacağı mesajı veriliyor. yorum Bu vurgu, gelecekte rekabetin zincir sayısından çok ‘sürtünmesiz bağlantı’ alanında yoğunlaşacağı beklentisini güçlendiriyor. yorum

Bu arada DTCC, Aralık ayında Amerika Birleşik Devletleri Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu(SEC) tarafından, DTCC’nin halihazırda sakladığı menkul kıymetlerin tokenizasyon yoluyla oluşturulmuş versiyonlarını test etmeye yönelik bir pilot programa onay aldı. Yine Aralık ayında DTCC, bu tokenizasyon pilotunun kurum odaklı bir layer1 altyapısı olan ‘Canton’u kullanacağını açıkladı.

Sektör değerlendirmelerine göre, DTCC gibi kritik piyasa altyapısı sağlayıcılarının ‘karşılıklı çalışabilirlik’ konusunda somut yol haritaları geliştirmesi, tokenizasyon tabanlı menkul kıymetlerin sadece sınırlı pilot projelerle kalmayıp, geleneksel piyasanın mutabakat ve saklama düzenine nüfuz etme hızını önemli ölçüde belirleyecek. The Defiant’ın aynı gün aktardığı, Intercontinental Exchange’in OKX’e yaptığı stratejik yatırım örneğinde olduğu gibi; geleneksel finans ile kripto altyapı oyuncuları arasındaki temas alanı da bu çerçevede giderek genişliyor.

Sonuçta dijital varlık ‘interoperability’ yarışının asıl belirleyicisi ‘daha fazla zincir’ değil, ‘daha az sürtünme’ olacak. Tokenizasyon ürünü menkul kıymetlerin ana akım finans sistemine girebilmesi için; teknik standartlardan regülasyon uyumuna ve yatırımcı haklarının korunmasına kadar uzanan bütünlüklü bir bağlantı mimarisi gerekiyor. DTCC, Clearstream, Euroclear ve BCG’nin ortak raporu, bu gerekliliği geleneksel piyasa altyapısının bakış açısından derleyerek, dijital varlıkların bir üst faza geçişi için ‘yön işareti’ niteliğinde konumlanıyor.

<Telif hakkı ⓒ TokenPost, yetkisiz çoğaltma ve yeniden dağıtım yasaktır >

Popüler

Diğer ilgili makaleler

Yorum 0

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.

0/1000

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.
1