바inance, ABD Senatosu’ndan 11 senatörün gündeme getirdiği ‘İran yaptırımlarının delinmesine yardım’ iddialarına resmi bir mektupla karşı çıkarak, kurum hakkında çıkan haberlerin ‘gerçeğe çok yakın olmayan iddialar’ içerdiğini savundu. 2023’te ABD otoriteleriyle varılan milyarlarca dolarlık anlaşmaya rağmen ‘düzenleyici risk’in yeniden alevlenmesi, küresel borsaları çevreleyen ‘yaptırım’ ve ‘kara para aklamayı önleme(AML)’ tartışmalarını tekrar gündemin üst sıralarına taşıdı.
Binance, cuma günü Richard Blumenthal(Richard Blumenthal) ve Ron Johnson(Ron Johnson) başta olmak üzere Senato Daimi Soruşturma Alt Komitesi’ne üye senatörlere gönderdiği yanıtta, şubat ayında başlayan senato soruşturmasının “açıkça yanlış varsayımlara dayandığını, güvenilir kanıtlardan yoksun olduğunu ve birçok kilit noktada ‘itibarı zedeleyen’ ifadelere yer verdiğini” belirtti. Soruşturmanın odak noktası, Binance’in İran bağlantılı olduğu iddia edilen taraflar için kripto para işlemlerini ‘kolaylaştırıp kolaylaştırmadığı’ ve bu konuyu içerde gündeme getiren çalışanların ‘misilleme amacıyla işten çıkarılıp çıkarılmadığı’ olarak öne çıkıyor.
Wall Street Journal(WSJ), New York Times(NYT) ve Fortune gibi ABD basınında çıkan haberlere göre, Binance içinde ‘Hexa Whale’ ve ‘Blessed Trust’ isimli, İran bağlantılı olduğu öne sürülen yapılara 1 milyar doların( yaklaşık 1 trilyon 4.862 milyar TL) üzerinde kripto para işleminde aracılık edildiği yönünde uyarılar yapıldı. Haberlere göre, bu durumu üst yönetime raporlayan bazı çalışanlar daha sonra işten çıkarıldı. Binance ise bu iddialara karşı çıkarak, “hukuk enstitülerinden gelen talepler doğrultusunda içeride bir inceleme yürüttüklerini ve inceleme sonrası ilgili tarafların platformdan tamamen çıkarıldığını” açıkladı.
Borsa, özellikle “bizim bilgimiz ve tespitlerimiz çerçevesinde, hiçbir Binance hesabı doğrudan İran merkezli bir tarafla işlem yapmamıştır” ifadesiyle ‘doğrudan işlem ilişkisi’ iddiasını reddetti. Böylece ‘İran yaptırımlarını delme’ şüphesinin temel halkası sayılan doğrudan ticari ilişkiyi açıkça inkâr etmiş oldu. Şimdi dikkatler, Senato soruşturmasının ‘dolaylı bağlantı’ düzeyini ne ölçüde irdeleyeceğine çevrilmiş durumda. Çünkü yaptırım hukuku, yalnızca ‘doğrudan’ işlem yapan tarafları değil, aracı cüzdanlar, çok katmanlı para transfer zincirleri gibi yapılar üzerinden ‘fiili kontrol’ ve ‘makul farkındalık’ düzeyini de sorguluyor. Bu nedenle ‘risk yönetim sistemi’nin nasıl tasarlandığı ve gerçekten ‘uygulanıp uygulanmadığı’ da tartışmanın merkezinde yer alıyor.
Çalışanların işten çıkarılması konusuna dair iddiaları da reddeden Binance, gündeme gelen vakaların “haberlerde anlatıldığı gibi olmadığını” savundu. Şirket, konuyla ilgili uyarıda bulunan bazı personelin “kendi istekleriyle ayrıldığını”, bir başka çalışanın ise “kullanıcı verilerini izinsiz şekilde dışarı sızdırdığı için” işten çıkarıldığını ileri sürdü. Binance yetkilileri, “kullanıcı mahremiyetine son derece önem verdiklerini, iç verilerin dışarıyla paylaşılmasını güven ihlali olarak gördüklerini ve bu tür davranışlara müsamaha göstermediklerini” belirterek, şirket içinde geçerli olan ‘iş ve istihdam politikalarının titizlikle uygulandığını ve bu vakada da bir istisna yapılmadığını’ vurguladı.
Bu dosya, borsa ile düzenleyici kurumlar arasındaki bir ‘uyum’ tartışmasını aşarak, doğrudan Kongre’nin ‘denetim’ alanına taşınmış durumda. ABD Senatosu’ndan 11 senatör, Hazine Bakanı Scott Bessent(Scott Bessent) ve Adalet Bakanı Pamela Bondi(Pamela Bondi)’ye gönderdiği mektupta, 13 Mart’a kadar “yönetimin Binance hakkında resmi bir soruşturma başlatmaya niyetli olup olmadığını” yanıtlamalarını istedi. Cuma günü itibarıyla Bessent ve Bondi’nin bu çağrıya dair kamuoyuna açık bir açıklama yapmadığı bildirildi.
Binance, 2023’te ABD otoriteleriyle yaptığı anlaşma kapsamında, yaptırım ihlalleri ve kara para aklamayı önleme(AML) kurallarına ilişkin iddiaları çözüme kavuşturmak için 4,3 milyar dolar( yaklaşık 6 trilyon 3.906 milyar TL) ödeme taahhüdünde bulunmuştu. Kurucu isim Changpeng Zhao(CZ) ise bu süreçte üst düzey yöneticilik görevlerinden çekilmeyi kabul etti ve bir adet ciddi suç(felony) isnadını kabul ederek ceza aldı. CZ, aldığı 4 aylık hapis cezasını tamamladı. Bu geçmiş nedeniyle piyasada, son Senato hamlesinin yalnızca ‘yeni vakaları’ değil, Binance’in güncel ‘uyum ve denetim’ mekanizmalarının gerçekten işleyip işlemediğini masaya yatırma amacı taşıdığı yorumları öne çıkıyor.
Binance’i saran tartışmalar, Changpeng Zhao(CZ)’nun olası ‘geri dönüş’ ihtimaliyle siyasetin de doğrudan gündemine girmiş durumda. Anlaşma koşullarına göre CZ’nin yeniden Binance yönetiminde resmi bir liderlik rolü üstlenemeyeceği biliniyordu. Ancak geçen yıl ekim ayında Başkan Trump’ın CZ için bir ‘af’ kararı açıklaması, hukuken geri dönüş için olası bir kapının aralandığı şeklinde yorumlandı. Buna rağmen CZ, kamuoyuna yaptığı açıklamalarda Binance’e CEO olarak dönmeyi düşünmediğini ifade ediyor.
Başkan Trump’ın affı duyurmadan önce de, Beyaz Saray ile Binance arasında muhtemel ‘bağlantı hatları’ siyasi tartışmaların kaynağı olmuştu. Bazı haberlerde, Birleşik Arap Emirlikleri(UAE) merkezli MGX isimli şirketin, World Liberty Financial tarafından ihraç edilen ‘USD1’ isimli stabil kripto parayı kullanarak Binance’e 2 milyar dolarlık( yaklaşık 2 trilyon 9.724 milyar TL) bir yatırım ödemesi gerçekleştirdiği iddia edildi. World Liberty Financial, kamuoyunda Başkan Trump ve oğullarıyla ilişkilendirilen bir yapı olarak biliniyor. Bu nedenle bazı Kongre üyeleri, söz konusu işleyişi ‘yolsuzluk’ olarak nitelendirip sert biçimde eleştiriyor.
Sonuç olarak, ‘İran yaptırımlarının delinmesi’ iddiasının nihai doğruluk payı ne olursa olsun, tartışma yalnızca teknik uyum kurallarına takılıp kalmış değil. Dünya çapındaki en büyük kripto para borsalarından biri olan Binance, bir yandan ABD’nin yaptırım ve AML çerçevesinin içinde nasıl konumlanacağını, diğer yandan da ‘siyasi bağlantı’ ve ‘çıkar çatışması’ tartışmaları eşliğinde küresel piyasalarda güven tazelemenin yollarını arıyor. Senato ve yürütme kanadından gelecek yeni mesajlar açıklığa kavuşana kadar, piyasada Binance’in ‘resmi açıklamaları’ ile potansiyel ‘ek yaptırım veya soruşturma riskleri’ birlikte fiyatlanmaya devam edecek.
Yorum 0