Nasdaq, ‘tokenized equity’ girişimi kapsamında ABD’li kripto para borsası Kraken ile güçlerini birleştirerek, geleneksel finans(TradFi) ile merkeziyetsiz finans(DeFi) arasında yeni bir bağlantı ağı kurmaya hazırlanıyor. Düzenlenmiş(‘permissioned’) piyasa altyapısını izinsiz(‘permissionless’) DeFi ekosistemiyle birleştirmeyi hedefleyen bu adım, ‘tokenize hisse senedi’ alanında regülasyon odaklı yeni bir dönemin başlayabileceği sinyali olarak görülüyor.
Nasdaq ile Kraken, 9’unda (yerel saatle) yaptıkları açıklamada ortaklığın detaylarını paylaştı. Duyuruya göre Nasdaq, Kraken’in ana şirketi Payward ile birlikte hem izinli hem de izinsiz tokenize hisse senedi piyasalarını birbirine bağlayacak bir ‘geçit (gateway)’ altyapısı geliştirecek. Bu yapı sayesinde, belirli kriterleri karşılayan kurumsal ve profesyonel yatırımcıların, düzenlenmiş piyasalardaki tokenize hisseler ile DeFi ortamındaki aynı varlıklar arasında daha esnek şekilde geçiş yapabilmesi hedefleniyor.
Ortaklığın teknik omurgasını, Nasdaq’ın piyasa altyapısının Kraken ve Backed tarafından geliştirilen tokenize platformu ‘xStocks’ ile entegre edilmesi oluşturacak. Böylece ‘tokenize hisse senedi’ ürünlerinin hem geleneksel borsa sistemleri hem de blokzincir tabanlı protokoller üzerinden alınıp satılmasına olanak tanıyan bir köprü ortaya çıkacak. ‘yorum: Bu model, düzenleyici kurumların istediği şeffaflık ve gözetimi korurken, DeFi tarafının getirdiği 7/24 likidite ve programlanabilirliği içeri taşımayı amaçlıyor.’
Nasdaq, bu hamleyi daha geniş kapsamlı ‘yeni hisse token tasarımı (equity token design)’ inisiyatifinin parçası olarak konumlandırıyor. Şirketin açıklamasına göre söz konusu tasarım, özellikle ‘tokenize hisse’ tarafında *ihraççı şirketlere* geleneksel hisse senetlerinde sahip olduklarına benzer şekilde daha fazla ‘kontrol hakkı’ sağlamaya odaklanıyor. Burada hedef; sadece daha kolay al-sat yapılabilen bir dijital hisse yapısı değil, aynı zamanda *oy hakkı, temettü dağıtımı, yatırımcı koruması ve regülasyon uyumu* gibi unsurların da token mimarisine gömülmesi.
Kraken cephesinden yapılan bilgilendirmede, Payward’ın bu yapıda kritik bir uyumluluk ve altyapı rolü üstleneceği belirtildi. Payward, tokenize hisse senedi pazarına katılmak isteyen müşteriler için müşteri tanı (KYC) ve kara para aklamayı önleme (AML) süreçlerini yürütecek; aynı zamanda belirlenen yetkili yargı alanlarında Nasdaq’ın ‘hisse token tasarımı’na dayalı işlemler için başlıca ‘ödeme ve mutabakat (settlement) katmanı’ olarak hareket edecek. Böylece, düzenleyici otoritelerin talep ettiği kimlik doğrulama ve işlem izleme süreçleri, token tabanlı yapının içine yerleştirilmiş olacak.
Ancak bu altyapı, şimdilik yalnızca xStocks’un hizmet verdiği yargı alanlarıyla sınırlı olacak ve ABD pazarı kapsam dışında kalacak. ‘yorum: Tokenize hisse senetleri, menkul kıymet statüsü ve saklama yükümlülükleri nedeniyle ABD’de özellikle hassas bir regülasyon alanı; bu yüzden ilk aşamada Avrupa ve diğer uyumlu bölgelerde pilot uygulamaların öne çıkması bekleniyor.’ Bu durum, projenin kısa vadede gerçek hacim ve benimsemeyi ağırlıklı olarak ABD dışı pazarlarda test edeceği anlamına geliyor.
Kraken ve Payward’ın eş CEO’su Arjun Sethi(Arjun Sethi), xStocks’un vizyonunu “*İhraççı haklarını, düzenleyici korumayı ve fiyat bütünlüğünü korurken; borsalar, finansal uygulamalar ve blokzincir ağları arasında hisselerin ‘doğal (native)’ şekilde birlikte çalışabilir olmasını sağlamak*” şeklinde özetledi. Bu yaklaşım, tokenize hisselerin birden fazla zincir ve platformda işlem görebilmesini, buna karşın geleneksel sermaye piyasalarında olduğu gibi fiyat keşfi, piyasa gözetimi ve ihraççı-yatırımcı ilişkilerinin korunmasını hedefliyor.
Nasdaq Başkanı Tal Cohen(Tal Cohen) ise tokenize varlıkların, “*her zaman açık (always-on) bir finansal ekosistemin kapılarını aralayabileceğini*” vurguladı. Cohen’e göre bu yapı, hem yatırımcıların piyasalara erişim biçimini hem de ihraççıların hissedarlarıyla kurduğu iletişim kanallarını dönüştürebilir. Özellikle klasik piyasa altyapısındaki *sınırlı işlem saatleri, çok katmanlı aracı yapısı ve karmaşık mutabakat süreçleri* gibi darboğazların, tokenizasyon sayesinde kısmen aşılması bekleniyor.
Kraken’in son dönemde tokenize hisse ve TradFi kesişiminde attığı diğer adımlar da bu ortaklıkla aynı yöne işaret ediyor. Şirket, geçtiğimiz günlerde xStocks’un Ethereum(ETH) ve Solana(SOL) tabanlı *çapraz zincir (cross-chain)* işlem platformu başlatacağını duyurmuştu. Buna paralel olarak Kraken’in eyalet bazlı düzenlemeye tabi banka yapılanmasının, ABD Merkez Bankası(Fed) nezdinde ‘sınırlı amaçlı (limited purpose)’ bir ana hesaba (master account) erişim sağladığı bildirildi. ‘yorum: Bu tür bir Fed hesabı, ödeme ve mutabakat süreçlerinde doğrudan merkez bankası katmanına erişim vererek, tokenize ürünler için daha verimli ve düşük riskli bir arka ofis yapısı kurmanın önünü açabilir.’
Nasdaq tarafında ise tokenize hisse senetlerinin kurumsal deneyleri daha önce başlamış durumda. Şirket, geçen yıl Eylül ayında ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’na(SEC) tokenize hisse ihraç ve listelemeye yönelik belgeler sunmuştu. Kraken ortaklığı, bu hazırlıkların devamı niteliğinde; geleneksel borsa altyapısının tokenize hisse senetlerinin *işlem, saklama ve mutabakat* modellerini adım adım test ettiği bir sonraki faz olarak okunuyor.
Sektör analistleri, Nasdaq–Kraken işbirliğinin ‘tokenize hisse senedi’ konseptini DeFi’nin deneysel alanından çıkarıp, *regülasyon uyumu ve ihraççı hakları* temelinde hibrit bir modele taşımada kritik eşik olabileceği görüşünde. Bununla birlikte, ABD’nin şimdilik kapsam dışında kalması nedeniyle proje büyüklüğü ve likidite derinliği, büyük ölçüde Avrupa ve diğer uyumlu bölgelerdeki düzenleyici süreçlerin hızına bağlı olacak. ‘yorum: Orta vadede, SEC ve diğer büyük düzenleyicilerin tokenize menkul kıymetlere dair net çerçeve çizmesi, bu tip hibrit modellerin küresel ölçekte yaygınlaşıp yaygınlaşamayacağını belirleyecek temel faktör olarak öne çıkıyor.’
Yorum 0