Ethereum(ETH) kurucu ortağı Vitalik Buterin(Vitalik Buterin), geçmişte yüklü bağış yaptığı ‘Future of Life Institute(FLI)’ ile arasına artık net bir mesafe koydu. Buterin, kurumun güncel ‘yapay zeka(AI) güvenliği’ yaklaşımının, kendisine sunulan ilk çerçeveden ciddi biçimde saptığını vurguluyor.
13’ünde sosyal medya platformu X üzerinden açıklama yapan Buterin, “bazı gerçekleri netleştirmek gerekiyor” diyerek FLI ile ilişkisini ayrıntılandırdı.
2021’de Shiba Inu(SHIB) geliştirici ekibi, projeyi pazarlamak için toplam arzın yarısını Buterin’in cüzdanına yollamış ve böylece onun elinde devasa miktarda SHIB birikmişti. Buterin, bu varlıkların bir bölümünü ‘kelime’ yüksek etki ‘kelime’ yaratan kamusal projelere bağışladı. Bu bağışın kayda değer kısmı ise AI riskleri üzerine çalışan FLI’a gitti.
Buterin’e göre FLI, o dönemde yalnızca AI değil, biyoloji, nükleer tehditler ve genel olarak ‘insanlığın varoluşsal riskleri’ üzerine geniş kapsamlı bir yol haritası sunuyordu. Barış, bilim temelli iş birliği ve ‘kelime’ gerçek arayışı ‘kelime’ etrafında örgütlenen kamusal araştırma projeleri de Buterin’in felsefesiyle uyumlu görünüyordu.
Buterin, başlangıçta FLI’ın kendisine gelen Shiba Inu(SHIB) tokenlarının sadece küçük bir kısmını nakde çevireceğini düşündüğünü aktardı. O dönem beklenti, 10 ila 25 milyon dolar (yaklaşık 150–375 milyon TL) bandında sınırlı bir fondu.
Ancak daha sonra SHIB fiyatının sert yükselmesiyle, FLI’ın fiilen nakde çevirdiği toplam tutarın yaklaşık 500 milyon dolar (yaklaşık 7,5 milyar TL) seviyesine çıktığı biliniyor.
Buterin, sorunun merkezinde “paranın kendisinin” olmadığını özellikle belirtiyor. Ona göre esas risk, bu kadar büyük meblağların siyasi ve politik girişimlerle birleştiğinde, öngörülmeyen ve potansiyel olarak zararlı sonuçlar üretmesi.
Buterin’in en sert eleştirisi ise FLI’ın biyogüvenlik ve AI güvenliği için savunduğu yaklaşımda yoğunlaşıyor. FLI, biyolojik sentez cihazları ya da AI modellerine, “tehlikeli çıktıları baştan engelleyen koruma katmanları” eklenmesi fikrini merkeze koyuyor. Buterin, bu çizginin yapısal olarak sorunlu olduğunu savunuyor.
AI modellerinin çoğu, ‘kelime jailbreak ‘kelime’ teknikleri ya da ek eğitim turları üzerinden bu tür sınırlamaları atlatabilecek esnekliğe sahip. Bu yaklaşımın regülasyona ve politikaya taşınması hâlinde ise ‘kelime açık kaynak AI yasağı ‘kelime’ ya da ‘kelime tekil birkaç şirket etrafında küresel AI tekeli ‘kelime’ gibi sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulunuyor.
Buterin’e göre böylesi bir strateji, uzun vadede hem ‘kelime otoriter hem de kırılgan ‘kelime bir küresel sistem yaratma riskini taşıyor ve aynı zamanda dünya çapında ciddi bir toplumsal-politik tepkiyi tetikleyebilir.
Öte yandan Buterin, FLI’ın son dönemde destek verdiği ‘Pro-human AI declaration’ (İnsan yanlısı AI bildirgesi) metnine daha olumlu yaklaşıyor. Bildirge, AI alanında güç yoğunlaşmasının toplumsal istikrar, ulusal güvenlik, ekonomi, sivil özgürlükler ve demokratik yönetişim üzerinde tehdit oluşturabileceğini vurguluyor ve “kelime insan kontrolünün AI üzerinde kalması ‘kelime gerektiği ilkesini öne çıkarıyor.
Bu tartışma, kripto varlıklardan gelen dev fonların AI güvenliği ve biyogüvenlik sahasına ne kadar hızlı aktığını da görünür kılıyor. Ancak bağışların nasıl yönetildiği, varlıkların hangi hız ve stratejiyle satıldığı gibi konularda ‘kelime şeffaflık ‘kelime ve ‘kelime kurumsal olgunluk ‘kelime henüz birçok gözlemciyi tatmin etmiş değil.
Özellikle Shiba Inu(SHIB) gibi aşırı oynaklık taşıyan ‘meme coin’lerin büyük hacimli bağışlarda kullanılması, vakıf veya kurumların bu tokenları piyasada sattığı anlarda yeniden ‘kelime hayırseverlik kaynaklı dump (philanthropy dump) ‘kelime endişesini gündeme taşıyor. yorum Bu durum, hem kripto piyasalarının kırılgan yapısını hem de dev bağışların politika ve teknoloji üzerinde yaratabileceği asimetrik etkiyi yeniden tartışmaya açıyor. yorum
Yorum 0