Ripple’ın finans sektörü liderleriyle gerçekleştirdiği geniş kapsamlı anket, ‘kripto benimseme’nin artık rekabet gücünün merkezine yerleştiğini ortaya koydu. 1.000’den fazla üst düzey isimle yapılan çalışmaya göre, şirketlerin ‘kripto çözümleri’ sunmaması durumunda piyasada geride kalma riski giderek artıyor.
Ripple(Ripple) tarafından açıklanan son rapora göre, katılımcıların ‘%72’si’, bir işletmenin rekabet gücünü koruması için ‘kripto çözümleri sunmasının zorunlu’ hale geldiğini düşünüyor. Özellikle ‘stablecoin’ ve ‘tokenizasyon(tokenization)’ alanlarında sektör genelinde güçlü bir ‘ortak anlayış’ oluştuğu vurgulandı.
Stablecoin’ler, anket sonuçlarında en öne çıkan kullanım alanı oldu. Yanıt verenlerin ‘%74’ü’, stablecoin’lerin ‘nakit akışı verimliliğini artırdığını’ ve ‘kilitli işletme sermayesini çözdüğünü’ belirtti. Ayrıca bu varlıkların ‘kurumsal hazine ve nakit yönetimi’ için önemli bir araç haline gelmesi bekleniyor.
Şirket türlerine bakıldığında ‘fintek’ firmalarının en agresif konumda olduğu görüldü. Fintek şirketlerinin ‘%47’si’ kendi ‘kripto çözümlerini’ geliştirdiğini veya geliştirme sürecinde olduğunu söylerken, geleneksel şirketlerde bu oran yalnızca ‘%14’te’ kaldı. Buna rağmen, geleneksel işletmelerin ‘%74’ü’, ihtiyaç duyulan teknolojiyi elde etmek için ‘harici ortaklarla iş birliği’ yapmayı planladığını ifade etti.
Bankalar da aynı eğilime uyum sağlıyor. Birçok banka, ‘finansal varlıkların tokenizasyonu’ üzerinde çalışıyor ve partner seçerken ‘kripto ve saklama(custody) hizmetleri’ sunabilmeyi birincil kriter haline getirmiş durumda. Anket katılımcılarının ‘%89’u’, potansiyel iş ortakları için bu niteliği ‘temel değerlendirme ölçütü’ olarak gördüğünü belirtti.
Ripple, araştırmanın bulgularına dayanarak finans sektörünün aradığı şeyin ‘sadece teknoloji’ olmadığını, bunun ötesinde ‘entegre kripto altyapısı’ ve ‘uzun vadeli iş birliğine açık, güvenilir partnerler’ olduğunu vurguladı. Şirket, halihazırda ‘ödeme, saklama ve kurumsal alım-satım(trading)’ alanlarında kurumsal çözümler sunuyor ve XRPL(XRP Ledger) tabanlı ‘gerçek dünya varlıklarının(tokenized real-world assets) tokenizasyonu’ konusunda iş birliklerini genişletiyor.
Kaynak: Ripple Kurumsal Araştırma Raporu, 2024 (yerel saatle).
Ripple(Ripple) ve XRP(XRP) cephesinde ‘regülasyon’ tarafında da dikkat çekici bir gelişme yaşandı. Amerika Birleşik Devletleri Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu(SEC), yakın zamanda paylaştığı ‘token sınıflandırma çerçevesinde’, Ripple’ın yerel varlığı olan XRP(XRP)’yi ‘menkul kıymet değil, dijital bir varlık’ kategorisinde değerlendirdi. Bu durum, Gary Gensler(Gary Gensler) liderliğindeki SEC ile Ripple arasındaki uzun süreli hukuki çekişmede, ‘Ripple’ın argümanlarını güçlendiren’ bir adım olarak yorumlandı.
Hukuk uzmanları, XRP alımında ‘yatırımcıya ayrı bir sözleşme sunulmaması’nı temel gerekçe olarak gösteriyor. Bu unsur, bir varlığın ‘menkul kıymet’ olup olmadığını belirlemede kullanılan ‘Howey Testi(Howey Test)’ açısından kritik kabul ediliyor. Bununla birlikte SEC, ‘menkul kıymet olmayan varlıkların’ dahi ‘belirli yatırım sözleşmesi yapıları’ içerisinde sunulması durumunda, ‘menkul kıymet olarak değerlendirilebileceği’ ihtimalini tamamen dışlamıyor.
‘kripto benimseme’ eğilimini gösteren bu anket sonuçları ile ‘düzenleyici çerçevedeki’ son değişiklikler, finans sektörünün yönünün net biçimde ‘kripto entegrasyonu’ tarafına kaydığını ortaya koyuyor. Hem ‘altyapı yarışı’ hem de ‘regülasyonların olgunlaşması’ hızlanırken, Ripple(Ripple) başta olmak üzere önde gelen kurumsal oyuncuların pazardaki ‘etki alanının’ önümüzdeki dönemde daha da genişlemesi bekleniyor.
Yorum 0