Qubic, 1 Nisan’dan itibaren Dogecoin(DOGE) madenciliğine başlıyor. Ancak burada amaç sadece yeni bir gelir kapısı açmak değil. Proje, dışarıdaki bir iş ispatı(PoW) sürecini kendi ‘merkeziyetsiz hesaplama ağına’ entegre edebileceğini savunuyor ve şimdi bu ‘çekirdek hipotezi’ gerçek koşullarda test etmeye hazırlanıyor.
Qubic’in hafta sonu yayımlanan açıklamasına göre, Dogecoin madenciliğinin sonuçları ‘orakl makineler(Oracle Machines)’ tarafından doğrulanacak. Ağ genelindeki dağıtık hesaplama katılımcıları, veriyi birbirinden bağımsız şekilde kontrol ediyor. En fazla 13 orakl devreye giriyor ve toplam 676 node’dan en az 451’i aynı sonuca onay verirse, Bizans Hata Toleransı(BFT) eşiği aşılmış sayılıyor ve işlem zincir üzerinde ‘kesinleşmiş’ kabul ediliyor.
Qubic, bu sistemle Dogecoin madenciliğini ‘sadece kazanç’ olmaktan çıkarıp, ağı büyüten bir araç haline getirmeyi hedefliyor. ASIC tabanlı cihazlar Dogecoin üretirken, CPU ve GPU kaynakları eskiden olduğu gibi yapay zeka(AI) eğitim görevlerine ayrılmaya devam edecek. Yani ‘madencilik’ ve ‘hesaplama’ süreçleri aynı anda, fakat birbirlerinin kaynaklarını tüketmeden çalışacak şekilde tasarlanmış durumda.
Madencilikten elde edilen Dogecoin, piyasada satılarak QUBIC token alımında kullanılacak. Bu QUBIC’lerin bir kısmı yeniden madencilik teşvikleri olarak dağıtılacak, kalanı ise ‘yakım(burn)’ yoluyla dolaşımdan çıkarılacak. Qubic, böylece QUBIC için ‘deflasyonist yapı’yı güçlendirmeyi planlıyor. Ancak gelir paylaşım modelinde ASIC madencileri, ağ katılımcıları ve teşvik havuzu arasındaki oranlar için ‘son ince ayarlar’ hâlâ sürüyor.
Proje ekibi, Dogecoin madenciliğini “orakl makineler tabanlı ilk gerçek dış dünya kullanım senaryosu” olarak tanımlıyor. Yani ‘laboratuvar testi’ değil, doğrudan ekonomik faaliyete bağlı çalışan bir sistem denemesi söz konusu.
Bu strateji, geçen yılki Monero(XMR) tartışmasının uzantısı niteliğinde. Qubic, 2025 Ağustos’ta Monero ağındaki toplam hash gücünün çoğunluğunu ele geçirdiğini iddia etmişti. Ancak sonradan yapılan analizler, gerçek payın yaklaşık ‘%28–35 aralığında’ kaldığını ortaya koydu ve bu durum ciddi eleştiriler getirdi.
Kurucu Sergey Ivancheglo(Sergey Ivancheglo) da daha sonra bu olayı klasik bir ‘%51 saldırısı’ değil, en fazla ‘%34 saldırısı’ olarak yeniden tanımlamak gerektiğini kabul etti. Bu süreçten sonra Qubic topluluğu, yeni hedef varlık olarak Dogecoin’i seçti ve aylar süren geliştirme ile test aşamasına girdi.
2026 Ocak’ta plan fiilen devreye alındı, Mart ayında testler yapıldı. Şu anda iş yükünün bir kısmını dağıtan ‘dispatcher(dispatcher)’ sistemi de çalışır halde. Yani 1 Nisan’daki Dogecoin madenciliği, tamamen sıfırdan başlayan bir deneme değil; birkaç aydır hazırlığı yapılan bir geçiş adımı.
Sonuçta Dogecoin madenciliği, Qubic’in uzun süredir savunduğu ‘dış hesaplamayı emen model’in gerçek hayatta işe yarayıp yaramayacağını belirleyecek bir eşik. Test başarılı olursa, farklı zincirler ve dış veri kaynaklarıyla etkileşime giren ‘genişleyebilir bir ağ’ yapısına dönüşme ihtimali güçlenecek.
Buna karşın, Monero örneğinde görüldüğü gibi, ‘teknik iddialar’ ile gerçekten elde edilen ‘ağ etkisi’ arasında kayda değer bir fark çıkma riski de var. Piyasadaki genel hava, bu adımı şimdilik ‘anında değer artışı’ yaratacak bir hamle değil, daha çok ‘orta–uzun vadeli potansiyelin kanıtlanma süreci’ olarak okuyor.
Dogecoin(DOGE) ise yazı hazırlanırken yaklaşık 0,09 dolar seviyesinden, Türk lirası cinsinden bakıldığında ise ‘134 TL civarından’ işlem görüyordu.
Yorum 0