Back to top
  • 공유 Paylaş
  • 인쇄 Yazdır
  • 글자크기 Yazı tipi Boyutu
URL kopyalandı.

DeFi Piyasası 2025’te 8 Milyar Dolar Gelir Üretti: Düşen Getiriler, Döngüsel Sermaye ve Sky(SKY) Modeli Öne Çıkıyor

DeFi Piyasası 2025’te 8 Milyar Dolar Gelir Üretti: Düşen Getiriler, Döngüsel Sermaye ve Sky(SKY) Modeli Öne Çıkıyor / Tokenpost

디Fi(DeFi) piyasası 2025 yılında zincir üstünde yaklaşık 8 milyar dolar (yaklaşık 12 trilyon 240 milyar won) tutarında gelir üretti. Ancak bu ‘zincir üstü gelir’ yapısı, gelirlerin belirli alanlarda yoğunlaşması ve piyasada ‘dönüp duran’ sermaye nedeniyle, sürdürülebilir ve dengeli bir model olmaktan uzak bir görünüm sundu.

2025’te yapılan zincir üstü analize göre, DeFi protokollerinin toplam geliri 8 milyar dolar seviyesine ulaştı. Fakat bu gelirler birkaç çekirdek alanda toplanıyor ve geleneksel anlamda ‘yapılandırılmış finansal ürünlere’ dönüştürülmesi zor bir nitelik taşıyor. Özellikle son dönemde DeFi getirileri genel olarak düşüş trendinde. Önde gelen borç verme protokollerinde faiz oranları, ABD Merkez Bankası(Fed) politika faizine doğru geriledi. Stablecoin arzına ödenen faiz ise ortalama yaklaşık %3 seviyesinde ve ABD devlet tahvili getirilerinin altında. Örneğin ‘Aave(AAVE)’ üzerinde USDC ve USDT için 30 günlük ortalama getiri yaklaşık %2 civarında kaldı.

Ethereum(ETH) ve çeşitli Layer2 ağlarında tutulan toplam 20 milyar dolarlık (yaklaşık 30 trilyon 600 milyar won) stablecoin mevduatının %58’inin yıllık %3’ün altında getiri sunduğu tespit edildi. ‘DeFi getirisi’ zengin görünse de, ekosistemin büyük bölümünün düşük faiz bandına sıkıştığı bir tablo ortaya çıktı.

DeFi gelirinin omurgasını ise ‘işlem ücretleri’ ve ‘kredi faizleri’ oluşturdu. AMM (otomatik piyasa yapıcı) tabanlı işlem ücretleri yaklaşık 4,2 milyar dolarla en büyük payı aldı. Bu alanda Uniswap, Meteora ve Raydium toplam hacmin %62’sini taşıdı. Ancak likidite sağlayıcıları açısından bakıldığında bu gelir, sanıldığı kadar istikrarlı değil. Likidite sağlayıcıları, anormal fiyat hareketleri ve tek yönlü işlemler nedeniyle ‘geçici kayıp’ benzeri zararlara sık sık maruz kalıyor. Bu riski azaltmak için geliştirilen LP yönetim ürünleri de henüz geniş ölçekli benimseme sağlayamadı.

Kredi faiz gelirleri ise yaklaşık 1 milyar 760 milyon dolar büyüklüğe ulaştı ve DeFi ekonomisinin temel direklerinden biri haline geldi. Bu segmentte Aave(AAVE), Morpho, Spark, Maple gibi protokoller öne çıkıyor. Buna karşın kredi talebinin yaklaşık yarısının ‘yeniden yatırım amaçlı’ olduğu, yani borç alınan sermayenin yeniden başka getiri ürünlerine aktarılmasıyla döngüsel bir yapı oluştuğu görülüyor. Ethereum ağında kredi talebinin yaklaşık %39’u, ETH staking getirilerini kaldıraçla büyütmek için kullanıldı. Yaklaşık %11,6’lık bir kesim ise Ethena(ENA) ekosistemindeki sUSDe ürününe yeniden yatırıldı. Böylece ‘DeFi gelirinin önemli kısmı DeFi içinde dönüp duran sermayeye’ dayanır hale geldi.

Yeni gelir kaynakları olarak öne çıkan ‘gerçek dünya varlıkları(RWA)’, staking ve MEV (maksimum çıkarılabilir değer) de dikkat çekiyor ancak bunların da belirgin sınırları var. Zincir üstüne taşınan gerçek dünya varlıklarından kaynaklanan yıllık gelir 600–900 milyon dolar bandında hesaplanıyor. Bu alanda ABD devlet tahvilleri toplamın %41’i ile ana varlık konumunda. Özel krediler ise %25 payla ikinci sırada yer alıyor. Staking ve MEV tarafında ise Ethereum’un 2025’te yaklaşık 1 milyon adet ETH ihraç ettiği, buna rağmen MEV gelir oranının düşüş trendinde olduğu belirtiliyor. En önemli nedenlerden biri, ‘ön alma (frontrunning)’ fırsatlarının hızla azalması. Güncel veriler, işlemlerin yaklaşık %90’ının özel sipariş kanalları (örneğin özel mempool veya tekil yönlendirme yolları) üzerinden geçtiğini ve bu durumun geçmişteki kadar yüksek MEV kârlılığını engellediğini gösteriyor.

Diğer tarafta, DeFi içinde ‘sigorta’ ve ‘opsiyon’ gibi pazarlar hala erken aşamada. 2025 yılı boyunca zincir üstü sigorta prim hacmi yalnızca yaklaşık 5,5 milyon dolarda kaldı. Opsiyon protokollerinin işlem hacmi ve açık pozisyon büyüklüğü ise merkezi borsalarla kıyaslandığında oldukça küçük; bu nedenle büyüme ivmesi sınırlı ve olgun bir piyasa yapısı henüz oluşmuş değil.

Bu tablo içinde, eski MakerDAO’nun yeni markası olan ‘Sky(Sky)’ dikkat çeken örneklerden biri haline geldi. Sky, mevcut DeFi gelir yapısının nasıl ‘zincir üstü – zincir dışı’ hibrit modele evrildiğini gösteren tipik bir vaka olarak görülüyor. 3,75% oranındaki USDS mevduat faizi sayesinde önemli miktarda sermaye çekmeyi başaran protokol, Mart ayında toplam kilitli varlık(TVL) büyüklüğünü %38 artırarak ekosistemin en büyük 4. protokolü konumuna yükseldi.

Sky’ın işleyişine bakıldığında, toplam gelirin yaklaşık %70’inin zincir dışı varlıklardan geldiği görülüyor. Coinbase ödüllerine dayalı USDC yönetimi, BlackRock’ın BUIDL fonu ve Janus Henderson fonları gibi ‘gerçek dünya varlıkları’ bu modelin merkezinde yer alıyor. Kalan yaklaşık %30’luk pay ise zincir üstünde yaratılıyor; bu kısım başta Spark olmak üzere çeşitli protokoller üzerinden kredi ve farklı getiri stratejilerine dağıtılıyor. Böylece ‘off-chain gelir + on-chain dağıtım’ karışımı yeni bir DeFi şablonu ortaya çıkıyor.

Yapılan analiz, geleneksel finans gelirleri regüle kanallar üzerinden DeFi ekosistemine girse bile, bu gelirin asıl ‘yeniden dağıtımının’ zincir üstünde gerçekleştiğini vurguluyor. Bu dinamik, ‘DeFi faizlerinin alt sınırını’ belirleyen temel faktörlerden biri olarak değerlendiriliyor. Aynı zamanda bu yapı, sabit faizli ürünler, faiz swap’ları ve yapılandırılmış ‘tranche’ ürünleri gibi bir sonraki nesil DeFi finansal araçlarına geçiş için zemin hazırlıyor. Mevcut DeFi gelirleri ‘yoğunlaşmış, verimsiz ve parçalı’ görünse de, *kelime*gelecekte daha sofistike ürün tasarımları için başlangıç noktası*kelime* olarak konumlanabileceği yorumlanıyor.

<Telif hakkı ⓒ TokenPost, yetkisiz çoğaltma ve yeniden dağıtım yasaktır >

Popüler

Diğer ilgili makaleler

Yorum 0

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.

0/1000

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.
1