Avustralya, hesaplar arası ‘A2A’ ödeme sistemini ‘tokenizasyon’ çağını dikkate alacak şekilde yeniden tasarlamaya hazırlanıyor. Yetkililere göre ‘stablecoin’ler ve tokenleştirilmiş borç varlıkları yaygınlaştığında, mevcut ödeme altyapısı tek başına ‘karşılıklı çalışabilirlik’ ve ‘güvenilirlik’ için yeterli olmayabilir.
13’ünde (yerel saatle), Reuters’e göre Avustralya ödeme otoriteleri ve merkez bankası, ülkenin ödeme vizyonunu anlatan taslak metinde ‘dijital varlıklar’ı geleceğin A2A ödemelerini etkileyecek dışsal bir faktör olarak konumlandırdı. Bu taslak, AusPayNet, Australian Payments Plus, Avustralya Merkez Bankası(RBA) ve Hazine Bakanlığı tarafından ortak hazırlandı ve ‘tokenleştirilmiş para’nın artık deneysel aşamadan çıkarak fiili benimseme safhasına geçtiğini vurguladı.
Taslağa göre stablecoin’ler ve tokenleştirilmiş borç enstrümanları gibi ‘tokenleştirilmiş para’, programlanabilir, defter tabanlı bir değer formuna doğru kayıyor. Bu dönüşüm, ‘yeni takas yöntemleri’, ‘7/24 erişilebilirlik’ ve ‘daha otomatik işleyiş’ gibi imkanlar sunabilir. Belgede ayrıca A2A sisteminin, hesap bazlı para ile tokenleştirilmiş itibari para temsilleri arasında ‘güvenli karşılıklı çalışabilirlik’ sağlaması gerekebileceği özellikle vurgulandı.
Bu yaklaşım, Avustralya’nın dijital varlıkları artık çevresel bir teknoloji değil, ‘ana akım ödeme altyapısının tasarımında temel bir değişken’ olarak görmeye başladığına işaret ediyor. Sadece havale hızının artması değil, ‘paranın nasıl hareket ettiği’ modelinin bütünüyle değişebileceği görüşü öne çıkarken, ödeme sistemlerinde yapısal bir dönüşüm ihtiyacı gündeme gelmiş durumda.
Bununla birlikte taslak metin, yeni teknolojilerin taşıdığı riskleri de net biçimde ortaya koyuyor. Tokenleştirilmiş para ve dijital varlıkların, ödemelerin ‘başlatılması, onaylanması ve yönetimi’ni kökten değiştirebileceği; aynı anda ‘sorumluluk paylaşımı, veri kullanımı ve operasyonel dayanıklılık’ alanlarında yeni soru işaretleri yaratabileceği uyarısı yapılıyor.
Avustralya, tokenizasyon odaklı finansal altyapı alanındaki denemelerini zaten genişletmiş durumda. Geçen yıl 7’sinde (yerel saatle) RBA ve Dijital Finans İşbirliği Araştırma Merkezi, ‘Project Acacia’ kapsamında çeşitli kullanım senaryoları belirledi. Bu senaryolar arasında stablecoin’ler, banka mevduat tokenleri, toptan merkez bankası dijital parası(CBDC) pilotları ve RBA’nın mevcut ödeme rezerv hesaplarının tokenleştirilmiş ortamlarda kullanımı gibi başlıklar yer aldı.
RBA Başkan Yardımcısı Brad Jones, 25 Mart’ta (yerel saatle) yaptığı açıklamada, finansal sistem inovasyonunun bir sonraki aşamasının, ‘kısa süreli pilotlardan’, teknolojinin ve politikanın birlikte sınandığı ‘uzun vadeli ve kademeli ortamlara’ geçmesi gerektiğini söyledi. Jones, toptan CBDC, banka mevduat tokenleri ve stablecoin’lerin birbiriyle etkileşiminin; ayrıca ‘tokenleştirilmiş varlık defterleri ile Avustralya ödeme altyapısının senkronizasyonunun’ temel odak alanları olacağını belirtti.
Buna paralel olarak Hazine Bakanlığı, geçen yıl 11 Kasım’da (yerel saatle) dijital varlıkların düzenlenmesine yönelik bir taslak yasa yayımladı. Bu taslak, ‘dijital varlık platformları’ ve ‘tokenleştirilmiş saklama platformları’nı yeni birer finansal ürün kategorisi olarak tanımlıyor ve bu yapılara Avustralya Finansal Hizmetler Lisansı(AFSL) alma yükümlülüğü getirilmesini öneriyor.
Sonuç olarak Avustralya’nın A2A taslağı, stablecoin’ler ve tokenleştirilmiş varlıkların artık ‘mevcut ödeme ağlarının dışında kalan deneysel alanlar’ değil, bizzat ‘geleneksel finansal altyapıyla entegre edilmesi gereken gerçekçi bir gündem’ haline geldiğini ortaya koyuyor. ‘yorum: Düzenleyici çerçeve ve teknik altyapı uyumlu ilerlerse, tokenleştirilmiş paranın yaygınlaşma hızı öngörülenden daha yüksek olabilir.’
Yorum 0