Morgan Stanley, Bitcoin(BTC) ve kripto para alım satım ücretlerini düşürerek Coinbase(COIN), Robinhood(HOOD) ve Charles Schwab(SCHW) gibi rakiplerinden daha ‘ucuz’ bir fiyat politikasıyla piyasaya girdi. Buna rağmen Strike CEO’su Jack Mallers(Jack Mallers), Wall Street’in sahneye çıkmasının ‘Bitcoin’in özünü’ bozamayacağını savunuyor.
13’ünde (yerel saatle), CoinDesk’e göre Morgan Stanley(MS), E*Trade üzerinden kripto alım satımına yönelik bir pilot program başlattı ve müşterilerden işlem başına 50 bp (yani %0,5) komisyon almaya başladı. Bu oran, ABD’deki büyük kripto platformlarında bireysel yatırımcıların ödediği *standart* komisyonlardan daha düşük. ‘Geleneksel finans devleri’ dijital varlık piyasasına giderek daha derin şekilde girdiği için bu hamle, ‘kurumsal sermayenin kriptoya kalıcı yerleşmesinin’ yeni bir işareti olarak görülüyor.
Jack Mallers, *What Bitcoin Did* podcast’inde, kurumsal katılımın Bitcoin’in ‘çekirdek değerlerini’ aşındıracağı yönündeki kaygıları değerlendirdi. Mallers, “Wall Street Bitcoin’e giriyor diye Bitcoin bozulacaksa, zaten en başta başarılı olmayı hak eden bir varlık değildi” ifadelerini kullandı. Ona göre Bitcoin, ‘belirli bir kampın mülkiyeti’ değil, siyasi görüşten ve ideolojik ayrımdan bağımsız, kelime ‘herkes için para’ olmalı.
Mallers’ın argümanına göre Bitcoin, küresel sermaye için rekabet eden bir varlık sınıfı ve bu nedenle ‘büyük kurumların’ piyasaya girişi kaçınılmaz. *yorum: Burada Mallers, Bitcoin’in doğası gereği açık rekabete ve sermaye çekmeye tasarlandığını vurguluyor.* Nitekim ABD’de 2024 Ocak’ta piyasaya sürülen spot Bitcoin ETF’leri, 11 farklı ürün toplamında yaklaşık 60 milyar dolar net giriş gördü. Bu rakam, ‘kurumsal iştahın’ artık sadece söylemde kalmadığını, doğrudan Bitcoin(BTC) piyasasına aktığını gösteriyor.
Buna karşın Bitcoin topluluğu içinde daha temkinli bir bakış da var. Girişim sermayedarı ve bilinen Bitcoin savunucusu Nic Carter(Nic Carter), büyük kurumların uzun vadede ‘geliştiriciler üzerinde baskı unsuru’ haline gelebileceği uyarısında bulundu. Carter’a göre, özellikle ‘kuantum bilişim’ gibi gelecekte ortaya çıkabilecek teknik tehditler konusunda tartışmalar şiddetlenirse, yüksek miktarda Bitcoin tutan kurumlar mevcut çekirdek geliştirici ekibinden memnuniyetsizlik duyup, kelime “yeni geliştirici kadrolarını” dayatmaya çalışabilir.
Bu senaryo, Bitcoin’de sıkça tartışılan ‘yoğunlaşma riski’ ile doğrudan bağlantılı. Az sayıda büyük kurumsal oyuncunun çok miktarda Bitcoin(BTC) biriktirmesi, zamanla ‘fiili yönetişim’ etkisi yaratabilir. *yorum: Resmi bir şirket gibi olmasa da, ağdaki ekonomik ağırlık karar süreçlerini dolaylı biçimde etkileyebilir.* Böyle bir tabloda, protokol güncellemeleri, güvenlik tercihleri ve hatta olası çatallanma (fork) kararları üzerinde kurumsal baskının artma ihtimali gündeme geliyor.
Öte yandan Morgan Stanley(MS) ve benzeri Wall Street devlerinin düşük komisyon stratejisi, kısa ve orta vadede Bitcoin’in yaygın benimsenmesini hızlandırabilir. Daha ucuz işlem maliyetleri, hem mevcut perakende yatırımcıları daha sık işlem yapmaya teşvik edebilir hem de kriptoya mesafeli duran yeni yatırımcıları çekebilir. Bu da Bitcoin(BTC) likiditesini artırarak piyasayı daha derin ve rekabetçi hale getirebilir.
Sonuç olarak Morgan Stanley(MS) gibi kurumların agresif fiyatlandırma hamleleri, ‘Bitcoin’in benimsenmesini azaltmak bir yana, kelime ‘kurumsallaşma dalgasını’ daha da güçlendirebilir. Ancak bunun karşı yüzünde, varlık sahipliğinin büyük oyuncularda yoğunlaşması ve geliştirme sürecine dolaylı müdahale potansiyeli gibi yeni riskler bulunuyor. Önümüzdeki dönemde Bitcoin(BTC) piyasasında, ‘daha geniş benimsenme’ ile ‘merkezileşme baskısı’ arasındaki dengenin nasıl kurulacağı, bu tartışmanın ana eksenini belirleyecek gibi görünüyor.
Yorum 0