미 Senatosu, ‘Dijital Varlık Piyasası Netleştirme Yasası(Clarity Act)’ için vitesi yükseltiyor. Uzun süredir tıkanma nedeni olan stablecoin ‘getiri sunma’ maddesinde uzlaşma zemini oluşunca, yasa tasarısına ilişkin müzakereler yeniden hız kazanmaya başladı. ‘Clarity Act’ bu haliyle kabul edilirse, *Bitcoin(BTC)* başta olmak üzere dijital varlık piyasasının genel *regülasyon* çerçevesi kökten değişebilecek.
Senato Bankacılık Komitesi, 14 Mayıs’ta saat 10:30’da (yerel saatle) ‘Clarity Act’ için *markup* sürecini başlatacak. Yani tasarı metni üzerinde değişiklik önerileri görüşülecek ve ardından komite oylamasına sunulacak. ABD Kongresi’nde *markup* tarihinin netleşmesi, yasama sürecinin fiilen bir üst aşamaya geçtiği şeklinde yorumlanıyor.
Bu yasa tasarısı, ocak ayında Coinbase CEO’su Brian Armstrong’un stablecoin getiri modeliyle ilgili bazı maddeleri eleştirerek desteğini çekmesinden sonra adeta askıda kalmıştı. Ancak geçen hafta Senatör Thom Tillis ve Senatör Angela Alsobrooks tarafından açıklanan *uzlaşı paketi* dengeleri değiştirdi ve tasarı yeniden ana gündem maddeleri arasına girdi.
Yeni uzlaşı metni, *sadece rezervle desteklenen* ve herhangi bir ekonomik faaliyete katılmayan stablecoin’ler için ‘faiz/gelir sunmayı’ yasaklıyor. Buna karşılık, *gerçek finansal işlem ve kullanım alanlarında* aktif biçimde yer alan stablecoin’ler için belirli koşullarda ‘ödül ve getiri’ sağlanmasına kapı aralıyor. Yani sektörün talep ettiği ‘kullanım odaklı ödüllendirme’ modeli kısmen tanınıyor, ancak neredeyse ‘risksiz mevduat ürünü’ şeklinde pazarlanabilecek yapılara net bir set çekiliyor.
Bu yaklaşım, regülatörlerin uzun süredir dile getirdiği ‘mevduat benzeri ürünleşme’ riskini azaltmayı, aynı zamanda dijital varlık ekosisteminin *kullanılabilirlik* boyutunu tamamen öldürmemeyi hedefliyor ‘yorum’. Yine de, güncellenmiş tasarının tam metni henüz yayımlanmadığı için, özellikle teknik tanımlar ve uygulama detayları konusunda tartışmaların sürmesi bekleniyor.
Gelen sinyaller, geleneksel finans tarafının hâlâ temkinli olduğunu gösteriyor. Amerikan Bankacılar Birliği(ABA), Banka Politika Enstitüsü(BPI) ve Amerikan Bağımsız Komünite Bankalar Birliği(ICBA) gibi etkili kurumlar, ortak bir mektupla Kongre’ye uyarıda bulundu. Mektupta, yeniliği tamamen boğmadan, *tüketici korumasını güçlendirecek* ek düzenlemelere ihtiyaç olduğu vurgulandı. Bankacılık lobisi, stablecoin hükümleri için somut değişiklik önerileri sunarken, mevcut bankacılık sistemiyle *eşit rekabet koşulları* ve *regülasyon tutarlılığı* talebini öne çıkardı.
Tüm bu itirazlara rağmen Senato Bankacılık Komitesi’nin markup takvimini öne çekmesi, belirli düzeyde muhalefet olsa da yasayı ilerletme kararlılığı şeklinde okunuyor. Sektör tarafında ise bu hamle, *dijital varlıklar* için uzun süredir beklenen netlik ihtimalini güçlendiren bir adım olarak değerlendiriliyor ‘yorum’.
Yasayı çevreleyen bir diğer önemli başlık ise ‘kamu görevlileri için çıkar çatışması yasağı’. Kripto endüstrisini uzun süredir destekleyen Senatör Kirsten Gillibrand, yakın tarihli bir etkinlikte, üst düzey kamu görevlilerinin doğrudan regüle ettikleri endüstrilerden gelir elde etmesini engelleyen sıkı etik kurallar gerektiğini vurguladı. Son dönemde yapılan bir kamuoyu yoklamasına göre, ABD seçmenlerinin yüzde 73’ü, kamu görevlilerinin kripto ile bağlantılı ticari faaliyetlerine sınırlama getirilmesini destekliyor.
Ancak bu ‘çıkar çatışması’ maddesinin, Bankacılık Komitesi versiyonuna girmesi beklenmiyor. Daha çok, ilerleyen süreçte Senato Tarım Komitesi’nin kendi tasarısı ile yapılacak olası *birleştirme* aşamasında masaya gelmesi olası görülüyor. Bu da, kripto piyasası için nihai regülasyon çerçevesinin, yalnızca piyasa yapısı ve yetki paylaşımından ibaret olmayacağını; etik ve çıkar çatışması boyutunu da içerebileceğini gösteriyor.
‘Clarity Act’, dijital varlık piyasasının yapısını tanımlama ve *SEC–CFTC* başta olmak üzere düzenleyici kurumlar arasındaki yetki paylaşımını netleştirme hedefiyle öne çıkıyor. Tasarının geçmesi halinde, *Bitcoin(BTC)* ve genel olarak dijital varlıklar için hangi işlemin ‘menkul kıymet’, hangisinin ‘emtia’ ya da farklı bir kategori altında sayılacağı daha belirgin hale gelebilir. 14 Mayıs’taki markup oturumu, bu nedenle yalnızca bir teknik komite toplantısı değil, ABD kripto regülasyonlarının yönünü gösterecek kritik bir eşik olarak görülüyor. Tasarının nihai kaderi, küresel dijital varlık piyasalarında da yakından izlenen bir gösterge olmaya devam edecek.
Yorum 0