ABD’nin New York kentinde pazartesi günü, yerel saatle sabah 10 civarında, 5 eski Bitcoin(BTC) adresi ellerindeki tüm varlığı bir ‘yakım (burn) adresi’ne gönderdi. Tek seferde dolaşımdan çıkan miktar 107 BTC’yi aştı; bu tutar o anki fiyatla yaklaşık 8,2 milyon dolar, yani yaklaşık 122 milyar 860 milyon won değerindeydi. Bu işlem, *Bitcoin(BTC)* topluluğunda nadir görülen, gönüllü bir ‘kendi kendine yakım’ hamlesi olarak yorumlanıyor.
İşlemin alıcı tarafında yer alan 1111111111111111111114oLvT2 adresi, pratikte *özel anahtarı olmayan* bir adres olarak kabul ediliyor. Yani bu adrese gönderilen coin’lere kimsenin erişmesi mümkün değil; fiilen geri dönüşü olmayan bir ‘yakım’ söz konusu. Bu nedenle, bu tür bir transfer, ‘nakit parayı fırına atmak’ ile eşdeğer görülüyor. Blockstream CEO’su olarak bilinen önemli isimlerden Adam Back(Adam Back), bu durumu “Eliptik eğri kriptografisi çökerse kullanılmak üzere bekleyen ‘olasılıklı kuantum ödül havuzu (quantum bounty pool)’ büyüdü” şeklinde şakayla karşıladı. Timechain Index kurucusu Sani(Sani) ise buna yanıt olarak “Looks like Maximus Retardimus” diyerek sert bir ifade kullandı. *yorum* Bu ifadeler, topluluk içinde olayın şaşkınlık ve alay karışımı bir tepkiyle karşılandığını gösteriyor. *yorum*
Söz konusu 5 adresin her biri, ilk kez 2014’ün 10 Nisan’ında tespit edilen, oldukça eski cüzdanlar. Tüm adresler aynı anda boşaltıldı; aynı *locktime* ayarı, aynı RBF (Replace-By-Fee) tercihi ve aynı ücret oranı kullanıldı. İşlemlerin blokzincirdeki yürütülme zamanları da saniyesine kadar örtüşüyor. Analistler bu ayrıntılara bakarak, bunun tesadüfi bir durum olmaktan ziyade, tek bir kişi ya da senkronize hareket eden bir grup tarafından, planlı ve toplu şekilde gerçekleştirildiğini düşünüyor.
Bu gönüllü yakım hamlesi, *Bitcoin(BTC)* ekosisteminde son dönemde giderek büyüyen ‘kuantum bilgisayar’ endişeleriyle de kesişiyor. Bazı teknik öneriler, özellikle çok eski ve henüz harcanmamış çıktıların (UTXO) sahiplerinin, fonlarını kuantuma dayanıklı yeni adreslere taşımamasına yönelik riskleri tartışıyor ve gerekirse bu eski çıktıları yakma yoluna gidilmesini gündeme getiriyor. Ancak bu olayda yaşanan, bunun tam tersi bir senaryo: Sahip, fonları daha güvenli bir yapıya geçirmek yerine, herkes tarafından ‘erişilemez’ bilinen bir adrese geri dönüşsüz biçimde aktarmayı seçti.
1111111111111111111114oLvT2 adresi 2010’dan bu yana, 256 bini aşkın işlem aracılığıyla toplam 385.811 adet çıktı aldı. Buna rağmen bu adresten bugüne kadar *tek bir harcama* bile yapılmadı. Yani bu adrese giden her Bitcoin(BTC), sistemsel olarak varlığını sürdürse de, pratik anlamda piyasadan sonsuza dek çekilmiş durumda. *yorum* Bu da adresi, fiili bir “Bitcoin mezarlığı” haline getiriyor. *yorum*
Son 107 BTC’lik girişle birlikte, bu yakım adresinin toplam bakiyesi yaklaşık 807,24 BTC seviyesine çıktı. 2025’in Şubat ayında bu rakam yaklaşık 669 BTC, iki yıl kadar önce ise 555 BTC civarındaydı. Bu veriler, ilgili adrese kilitlenen Bitcoin(BTC) miktarının yıllar içinde *istikrarlı biçimde* arttığını ortaya koyuyor. Güncel piyasa değeriyle bu adreste “kilitli” kalan varlığın büyüklüğü 62 milyon doların üzerinde; yani yaklaşık 929 milyar 800 milyon won düzeyinde.
*Bitcoin(BTC)* protokolünde, Ethereum(ETH)’deki EIP-1559 benzeri, otomatik çalışan bir yakım mekanizması bulunmuyor. Bu nedenle arzın kalıcı biçimde azalması, yalnızca bu tür *tamamen gönüllü* ve geri alınamaz kullanıcı işlemleri ile gerçekleşiyor. Piyasada kısa vadeli ciddi bir fiyat dalgalanması yaratmamış olsa da, bu olay eski Bitcoin(BTC) cüzdanlarının güvenliği, kuantum riskleri ve uzun vadeli arz dinamikleri konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirmiş durumda. Kayıtlara geçen 107 BTC’lik son yakım, *Bitcoin(BTC)* blokzincirine geri getirilemeyecek şekilde “kaybolmuş” yeni varlıklar eklendiğini göstererek, ekosistem açısından sembolik bir dönüm noktası olarak öne çıkıyor.
Yorum 0