유ropalı düzenleyicilerin ‘MiCAR’ kurallarını uygulamaya başlamasıyla birlikte, kurum odaklı kripto para piyasası hızla yeniden şekilleniyor. Borsalar merkezli yapıdan çıkış hızlanırken, ‘tezgâh üstü(OTC) temelli ödeme altyapısı’na geçiş net biçimde öne çıkıyor. İsviçre’nin Zug kentinde merkezi bulunan FinchTrade, bu dönüşümün tam ortasında rolünü büyüten oyunculardan biri olarak dikkat çekiyor.
MiCAR sonrasında, piyasadaki ‘akış’ kesilmedi, yön değiştirdi. 27’sinde (yerel saatle) sektör kaynaklarının aktardığına göre, Avrupa Birliği’nin kripto varlık regülasyonu ‘MiCAR’ yürürlüğe girdikten sonra, büyük borsalar Tether(USDT) desteğini azaltmaya başladı. O dönemde piyasada ‘stablecoin talebi düşecek’ beklentisi öne çıkmıştı. Nitekim bireysel yatırımcı tarafında, daha ‘regülasyon dostu’ görülen USDC, EURC gibi varlıklara kayış yaşandı.
Kurumsal segmentte ise tablo tersine döndü. 2026 yılı 1. çeyrek itibarıyla USDT piyasa değeri yaklaşık 185 milyar dolar seviyesine ulaştı ve toplam kripto işlem hacminin yaklaşık ‘yüzde 75’i stablecoin’ler üzerinden gerçekleşti. Yani talep azalmadı; sadece işlem ve ödeme şekli ‘borsalar’dan ‘OTC kanalına’ kaydı. ‘yorum: MiCAR sonrası pazarın küçülmediği, sadece kurumsal katmanın kullandığı kanalların değiştiği anlatılıyor.’
Afrika, Latin Amerika(LATAM), Orta Doğu ve Kuzey Afrika(MENA) ile Güneydoğu Asya’nın bazı bölgelerinde, dolar bazlı stablecoin’ler hâlâ temel finansal altyapı rolünde. Ödeme hizmet sağlayıcıları(PSP), elektronik para kurumları(EMI) ve yerel kripto platformları için sınır ötesi para hareketlerinde ‘likiditeye erişim, ödeme hızı ve yerel para birimine dönüşüm verimliliği’ fiyat dalgalanmasından daha kritik. Bu kurumlar için stablecoin, bir ‘yatırım ürünü’ değil, doğrudan ‘operasyon aracı’ niteliğinde.
Son kullanıcı tarafında da benzer yaklaşım var. Fonun bir borsa üzerinden mi yoksa OTC masa aracılığıyla mı gönderildiği çoğunlukla önemsenmiyor. Öne çıkan tek kriter, paranın ‘hızlı’ ve ‘sorunsuz’ biçimde karşı tarafa ulaşıp ulaşmadığı.
Bu çerçevede OTC tarafı da anlam değiştirdi. Geçmişte OTC, büyük emirlerin işlenmesi, fiyat pazarlığı yapılması ve piyasaya ani likidite giriş-çıkışlarının etkisini azaltmak için kullanılan ‘tamamlayıcı bir kanal’ olarak görülüyordu. Bugün ise kurumsal müşteriler yalnızca emir icrasından fazlasını talep ediyor; istedikleri şey doğrudan ‘altyapı’.
Finery Markets’in yayımladığı ‘2026 OTC İşlem Raporu’na göre, 2025 yılının sonunda kurumsal OTC spot hacmi yıllık bazda ‘yüzde 109’ artarken, en büyük 20 merkezi borsanın büyüme oranı ‘yüzde 9’da kaldı. Likidite sağlayıcılarının ‘yüzde 75’i, spread gelirlerinde azalma yaşadığını bildirerek, rekabet ekseninin ‘fiyat’tan ‘altyapı verimliliği’ne kaydığını teyit etti. ‘yorum: OTC masalar artık likidite sağlamak kadar, o likiditeyi ne kadar verimli ve hızlı döndürebildiğiyle ölçülüyor.’
Kurumsal oyuncuların platform seçerken baktığı başlıca üç başlık ‘hız, sermaye verimliliği ve onboarding süresi’ olarak öne çıkıyor. İlk kriter ‘ödeme hızı’. Klasik T+1 (ertesi gün mutabakat) yapısı yerini ortalama 30 dakikalık takas sürelerine bırakıyor. FinchTrade, pratikte ‘yaklaşık 30 dakikalık ortalama ödeme süresi’ sunduğunu belirtiyor.
İkinci eksen ‘sermaye verimliliği’. Tamamen yüzde 100 ön fonlama gerektiren eski model, kurumsal tarafta ciddi verimsizlik olarak görülüyor. Sektörde giderek daha fazla benimsenen model, ‘yüzde 10–20 arası teminat’ ile çalışılan ve kalan kısmın sonradan kapatıldığı ‘post-settlement’ yapısı. Böylece aynı sermaye ile daha yüksek hacim çevrilebiliyor.
Üçüncü ayak ise ‘onboarding hızı’. Müşteri profili salt trading şirketlerinden çıkıp ödeme şirketleri ve operasyonel odaklı kurumsal yapılara kaydıkça, entegrasyon sürelerinin de ‘aylar’dan ‘günler’e indiği görülüyor. FinchTrade, müşterilerinin onboarding sürecini ‘1 ila 5 gün arasında’ tamamladığını vurguluyor.
Saha verileri, kurumların artık ‘işlem platformu’ndan ziyade ‘ödeme kabiliyeti’ aradığını gösteriyor. FinchTrade’in büyümesi de özellikle Afrika ve Latin Amerika gibi, geleneksel olarak Avrupa merkezli finansal altyapının çeperinde kalan bölgelerde hız kazanmış durumda. FinchTrade’in büyümeden sorumlu yöneticisi Nicola Boldrini(Nicola Boldrini), “Kurumların aradığı şey bir borsa daha değil, ‘ödeme yapabilme kapasitesi’” diyerek, “özellikle Afrika ve Latin Amerika’da kurumsal talebin çok hızlı genişlediğini” ifade ediyor.
Sonuç olarak MiCAR, yüzeyde regülasyon çerçevesini değiştirdi ancak piyasanın ‘temel talebini’ ortadan kaldırmadı. Değişen, bu talebin arka planda nasıl işlendiği oldu. OTC masalar artık yalnızca emir alıp ileten bir kanal değil; küresel stablecoin likiditesi ile gerçek ‘fiat’ ödeme ağlarını birbirine bağlayan ‘çekirdek altyapı’ konumuna yükseldi. Kurumlar arası kripto piyasasında rekabet de giderek ‘fiyat odaklı’ olmaktan çıkıp, ‘icra gücü ve operasyonel verimlilik’ eksenine kayıyor. Böylece ‘OTC altyapısı’, yeni kurumsal kripto ekosisteminin görünmeyen omurgası haline geliyor.
Yorum 0