Solana(SOL) tabanlı bir merkeziyetsiz borsa(DEX) üzerinde gerçekleşen ‘rug pull’ dolandırıcılığı, ilk kez doğrudan ‘cezai yaptırım’ ile sonuçlandı. Böylece Türkiye’de DEX kaynaklı bir suçta ‘kripto varlık kullanıcılarını koruma yasası’ resmen devreye girmiş oldu ve düzenleme tarafında önemli bir eşik aşıldı.
Seul Güney Bölge Savcılığı, 11’inde (yerel saatle) 5 şüpheliyi gözaltına aldığını, 27’sinde ise tamamını iddianameyle mahkemeye sevk ettiğini açıkladı. Savcılığa göre bu kişiler, Solana tabanlı bir DEX üzerinde ‘CATFI’ isimli bir ‘meme coin’ çıkararak fiyat manipülasyonu ve likidite kaçırma yoluyla 256 yatırımcıya yaklaşık 900 milyon won (yaklaşık 600 bin dolar) tutarında zarar verdirdi.
Soruşturma dosyasına göre suçun başındaki Park isimli kişi, ‘Eth Father(İther Father)’ adıyla sahte bir ‘influencer’ kimliği yaratıp topluluk ilgisini yapay şekilde büyüttü. Ekip, önceden ayrılmış bazı cüzdanlarda büyük miktarda token biriktirdi; ardından da ‘döngüsel al-sat’ ve ‘wash trading’ işlemleriyle token fiyatını 26 saat içinde 1001 kat yukarı çekti. Son aşamada tüm likiditeyi havuzdan çekerek yaklaşık 400 milyon won (yaklaşık 260 bin dolar) tutarında ‘haksız kazanç’ elde ettiği tespit edildi.
Savcılık, zanlılardan 2’sini tutuklu, 1’ini tutuksuz yargılanmak üzere iddianameye dahil ederken, kalan 2 kişiyi ise firara yardım etme suçlamasıyla ayrıca dava etti. Bu kişilerden birinin 3 ay boyunca kimliğini gizleyerek saklandığı bilgisi dosyaya girdi.
Bu dava, kripto varlık kullanıcılarını koruma yasasının DEX tabanlı bir olaya uygulanması açısından ‘ilk örnek’ niteliğinde. Daha önce yasa, Bithumb gibi merkezi borsalarda(CEX) görülen fiyat manipülasyonu davalarında devreye giriyordu. Bu kez ise doğrudan ‘on-chain işlem’ akışı, ‘adil olmayan işlem’ olarak değerlendirildi. Kritik nokta, ‘hangi borsada’ işlem yapıldığından çok, ‘nasıl bir işlem modeli’ izlendiğinin esas alınması oldu.
Savcılık, borsanın kayıtlı olup olmamasına ya da token’in resmi listeleme prosedürlerini takip edip etmemesine bakmak yerine, doğrudan ‘dolandırıcılık ve fiyat manipülasyonu’ hükümlerini uyguladı. Sahte influencer faaliyeti, iç cüzdanların gizlenmesi, zincir içi döngüsel işlemler gibi adımlar bir bütün olarak ‘dijital varlık alım satımında aldatmaya dayalı yöntemler’ başlığı altında sınıflandırıldı.
Bu yaklaşım, merkezi bir aracı kurumun bulunmadığı DEX ortamlarında bile ‘sırf yapılan eylemin kendisine’ bakarak suç tespiti ve ceza uygulamasının mümkün olduğu yönünde net bir hukuki çerçeve ortaya koydu. ‘DEX’ ile ‘anonim cüzdan’ kavramlarının, tek başına cezai sorumluluktan kaçınmaya yetmeyeceği mesajı verildi.
Soruşturmanın kırılma noktası ise ‘off-ramp’ aşamasında yakalandı. Yetkililer, zincir üstünde cüzdan kümelenmesi analizleriyle içerideki token yoğunluğunu ve farklı adresler arasındaki tekrar eden işlem kalıplarını inceleyerek manipülasyon şemasını çıkardı. Ancak belirleyici veri, on-chain fonların itibari paraya çevrildiği merkezi borsa adımında elde edildi; bu noktada borsaların KYC(kimlik doğrulama) bilgileriyle zanlıların gerçek kimliklerine erişildi.
Başlangıçta şüpheliler kendilerini ‘siber saldırıya uğramış mağdur’ gibi göstererek soruşturmanın kapatılmasını sağlamaya çalıştı. Dosya, Finansal Hizmetler Komisyonu’nun yeniden sevki ve vergi otoritesiyle kurulan işbirliği sonrasında tekrar açıldı ve tüm yapı bu ikinci tur soruşturmada ortaya çıkarıldı.
CATFI olayı, uzun süredir düzenleme gözetiminden uzak kalan DeFi alanı için bir ‘dönüm noktası’ olarak görülüyor. Ülkede 2026’ya girilirken kripto varlık platformlarına ‘5 dakikalık mutabakat döngüsü’, otomatik işlem durdurma mekanizmaları ve stabil coin’ler için ‘yüzde 100 rezerv tutma’ zorunluluğu gibi sert önlemler getirilmiş durumda. Aynı zamanda Bitcoin(BTC) spot ETF yasağıyla ilgili politikanın da yeniden değerlendirilmesi tartışılıyor.
Yaklaşık 2025’e kadar 110 milyar dolar civarında sermaye çıkışı yaşayan piyasada, otoriteler DeFi tarafını da kapsayacak şekilde denetim kuşağını genişleterek ‘piyasa güvenini yeniden inşa etme’ arayışında. Savcılık, “dijital varlık piyasasında düzeni bozan işlemlere karşı kararlılıkla hareket edileceğini” vurgularken, uzmanlar bu dosyayı “DEX alanının da artık ‘yasal boşluk’ bölgesi olmaktan çıkmaya başladığı” şeklinde yorumluyor.
‘Anonimlik’ ve ‘merkeziyetsizlik’ üzerine kurulu yapılarda bile, blokzincir veri analitiği ile itibari para çıkış kanallarının (off-ramp) izlenmesinin birleştiği noktada sorumluluktan kaçmanın zor olduğuna dikkat çekiliyor. ‘DeFi’ ekosisteminin, bu yeni dönemde yalnızca teknik inovasyonla değil, aynı zamanda ‘hukuki uyum’ başlığıyla da daha fazla gündemde olacağı anlaşılıyor.
Yorum 0