ABD, İran Merkez Bankası ile bağlantılı olduğu tespit edilen bazı kripto para cüzdanlarını yaptırım listesine ekledi. Ateşkesin bozulduğu ve hava saldırılarının yeniden başladığı bir dönemde gelen bu adım, özellikle ‘stablecoin’ kullanılarak yapılan uluslararası para transferlerini hedef alıyor. ‘ABD yaptırımları’, ‘İran Merkez Bankası’ ve ‘stablecoin’ kavramları bu gelişmenin odağında yer alıyor.
Bu hamle, Başkan Trump yönetiminin İran’a yönelik baskıyı artıran genel politikasının bir parçası olarak görülüyor. Washington, ‘kripto paralar’ üzerinden yürütülen ‘dolaylı finansman’ kanallarını kapatmaya çalışıyor. yorum Bu tür adımlar, kriptonun yaptırımları delmek için kullanımına karşı daha sert bir çizgi benimsendiğine işaret ediyor. yorum
ABD Hazine Bakanlığı’na bağlı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi(OFAC), İran Merkez Bankası ile bağlantılı olduğu belirtilen Tron(TRX) tabanlı 4 cüzdan adresini yaptırım listesine aldı. Bu cüzdanlara şu ana kadar yaklaşık 165 milyon dolar tutarında *stablecoin* girişi olduğu tespit edildi. ‘Tron’, ‘USDT’ ve ‘OFAC yaptırımları’ bu dosyada öne çıkan başlıklar arasında bulunuyor.
Blockchain analiz şirketi Chainalysis’in verilerine göre, söz konusu tutarın yaklaşık 131 milyon dolarlık kısmını Tether(USDT) oluşturuyor ve bu miktar halihazırda *dondurulmuş* durumda. Ancak bu varlıkların bir bölümü dondurma işlemi öncesinde başka adreslere aktarılmış görünüyor. Yaptırımlar sonucunda borsalar, saklama(custody) şirketleri ve uyum(compliance) birimleri, bu adresleri kara listeye alarak para akışını kesebilecek.
Blockchain analizi şirketi Elliptic, İran Merkez Bankası’nın toplamda en az 507 milyon dolar değerinde Tether biriktirdiğini öngörüyor. Bu *USDT stokunun*, yerel para birimi riyalin değer kaybına karşı ‘likidite tamponu’ olarak kullanıldığı değerlendiriliyor. Böylece ‘stablecoin’ler, İran açısından hem döviz rezervi alternatifi hem de uluslararası ödemelerde bir kaçış kanalı işlevi görüyor.
OFAC, yayımlanan cüzdan listesinin ‘tam liste’ olmadığının altını çizerek, ek adreslerin de ileride yaptırım kapsamına alınabileceği uyarısında bulundu. Yani bugün açıklanan adresler, daha geniş bir ‘İran Merkez Bankası stablecoin ağı’nın yalnızca bir kısmı olabilir. Bu durum, kripto paralar üzerinden yürütülen devlet düzeyindeki finansal faaliyetlerin giderek daha yakından izlendiğini gösteriyor.
Bu adım yeni bir yaptırım kategorisi oluşturmuyor; daha çok mevcut yaptırım rejiminin alanını genişletiyor. İran Merkez Bankası, 2019’dan beri terörizmi finanse ettiği gerekçesiyle ABD yaptırımları altında bulunuyor. Şimdi aynı çatı yaptırımın kapsamı, bu bankayla ilişkilendirilen *Tron cüzdanları* ve *stablecoin işlemleri*ne doğru genişlemiş durumda.
Haziran’da OFAC, İran’ın en büyük kripto borsası olarak bilinen Nobitex(Nobitex) başta olmak üzere bazı yerel platformları, Merkez Bankası’nın stablecoin transferlerine aracılık ettikleri gerekçesiyle hedef almıştı. Bu önce ‘İran kripto ekosistemi’ne yönelik bir uyarı niteliği taşıdı, şimdi ise doğrudan Merkez Bankası bağlantılı cüzdanlara odaklanan ikinci bir dalga görülüyor.
Stablecoin ihraççısı Tether, nisan ayında da İran Merkez Bankası ile ilişkilendirilen 344 milyon dolar tutarındaki varlığı dondurduğunu açıklamıştı. Son yaptırımla birlikte İran bağlantılı *dondurulmuş USDT* tutarı yaklaşık 475 milyon dolara ulaşmış durumda. Bu rakam, ‘Tether’in yaptırım uyumu’ ve ‘jeopolitik riskler’ başlıklarını kripto piyasasının merkezine yerleştiriyor.
Chainalysis, yaptırıma giren cüzdanların likidite sağlayan kurumsal aktörler ile Asya merkezli ödeme şirketlerinden fon aldığını belirtiyor. Bu tablo, İran’ın yalnızca kendi iç piyasasına dayanmayan, bölgesel ve küresel aktörleri de içeren bir ‘stablecoin ödeme ağı’ kurduğuna işaret ediyor. yorum Bu tür ağlar, klasik bankacılık sistemi dışında kalan bir gölge finans sistemi yaratma potansiyeli taşıyor. yorum
Dondurulan Tether varlıkları, zincir üzerinde hâlâ şeffaf biçimde görülebiliyor ancak bu cüzdanlardan transfer veya bozdurma yapılamıyor. Burada ‘dondurma’ ile ‘el koyma’ süreçlerinin farklı olduğunun altını çizmek gerekiyor: *dondurma*, ilgili token’ların hareketini engelliyor ama hukuken mülkiyetin sahibinde kaldığı kabul ediliyor; *el koyma* ise varlığın bizzat devlet ya da yetkili kurumun kontrolüne geçmesi anlamına geliyor. İran Merkez Bankası’nın cüzdanlarında görünen bu USDT bakiyeleri, şu aşamada sadece ‘kullanılamaz’ durumda.
Son gelişmeler, ‘kripto paraların ulusal yaptırımları aşmak için kullanılması’ eğilimine doğrudan bir yanıt niteliğinde. ABD’nin İran’a dönük baskıyı, *Tron ağındaki stablecoin transferleri* ve benzeri araçlar üzerinden artırması, küresel ölçekte ‘stablecoin regülasyonu’ ve ‘yaptırım uyumu’ tartışmalarını hızlandıracak. Kripto piyasası açısından bakıldığında ise, hem ihraççılar hem borsalar hem de kurumsal kullanıcılar için *uyum maliyetlerinin* ve jeopolitik risk analizlerinin daha da önem kazandığı bir döneme girildiği söylenebilir.
Yorum 0