‘CLARITY 법안’ için yeniden yazılmış Türkçe haber metni aşağıdadır:
---
‘CLARITY 법안’ olarak bilinen dijital varlık düzenleme paketi, ABD Senatosu’ndaki oylamanın 8 Ağustos tatili öncesinde yapılamamasıyla birlikte yeniden ‘belirsizlik’ sürecine girdi. Takvimin her uzaması, yasa tasarısının bu yıl içinde kabul edilme ihtimalini hızla aşağı çekiyor.
Senato Cumhuriyetçi Çoğunluk Lideri John Thune(John Thune), 7 Ağustos’taki ara öncesi ‘CLARITY 법안’ için gereken tartışma, değişiklik önergeleri ve ‘cloture’ (oylamayı sonlandırma) sürecini tamamlayacak yeterli zaman kalmadığını kabul etti. Böylece dijital varlık piyasasının çerçevesini yeniden çizmeyi hedefleyen ‘CLARITY 법안’ otomatik olarak eylül oturumuna ertelendi. Zaten sıkışık olan takvimin daha da geriye kaymasıyla birlikte, tasarıya yönelik ‘siyasi enerji’ de belirgin şekilde zayıflamış durumda.
Bu gecikme, sadece bir ‘program kayması’ değil; doğrudan piyasa beklentilerini de zedeliyor. Tahmin platformu Polymarket verilerine göre, ‘CLARITY 법안’ın 2026 yılına kadar fiilen yasalaşma olasılığı yaklaşık ‘%28’e’ geriledi. Bu oran, şubat ayında görülen ‘%82’ seviyesinden sert bir düşüşe işaret ediyor. Beyaz Saray çevresinde dile getirilen 4 Temmuz imza senaryosu, temmuz sonuna kadar geçiş ihtimali ve son olarak ağustos tatili öncesi onay beklentisinin peş peşe boşa çıkması, ‘güven’ algısını ciddi biçimde aşındırmış durumda.
ABD Senatosu takvimi, uzun süredir ‘Rusya yaptırım paketi’ ve yürütme ile yargı organlarına yönelik atama onayları tarafından işgal ediliyordu. Bu nedenle ‘CLARITY 법안’ın gerektirdiği çok aşamalı prosedürlere yeterli süre ayrılamadı. Tasarının genel kurulda tartışılması, değişiklik önergelerinin müzakere edilmesi ve en az ‘60 oy’ gerektiren cloture oylamasının yapılması gerekiyor.
Cumhuriyetçiler, tasarıyı Senato gündemine alabilecek sandalye sayısına sahip. Ancak ‘filibuster’ engelini aşmak için en az ‘10 Demokrat senatörün’ desteği şart. Bu kadar geç kalınmış bir takvimde, bu koşulların aynı anda sağlanması ‘fiilen imkânsız’ olarak görülüyor.
Söz konusu yasa paketi, 17 Temmuz 2025’te Temsilciler Meclisi’nde ‘294’e 134’ oyla geçmiş ve Senato’nun resmi yasama ajandasına girmişti. Buna rağmen şu ana kadar cloture oylaması için resmi başvuru yapılmadı ve genel kurulda görüşüleceği tarih de netleşmedi. Piyasadaki bütün ‘belirsizlik’ şu an Senato cephesinde kilitlenmiş durumda.
Tasarıya ilişkin ‘içerik tartışmaları’ da henüz çözülmüş değil. Cumhuriyetçi senatör Cynthia Lummis(Cynthia Lummis) tarafından sunulan değişiklik paketinde, kamu görevlilerinin dijital varlık ihraç etmesini veya bu tür projeleri desteklemesini yasaklayan bir ‘etik kural’ maddesi yer alıyor. Bu hüküm, Başkan Trump ve ailesinin kripto para faaliyetleriyle bağlantılı çıkar çatışması tartışmalarını doğrudan yansıtıyor.
Değişiklik önerisine göre kamu görevlileri ve başkan, dijital varlıkları doğrudan ‘ihraç edemeyecek’, projelere ‘aktif biçimde katılamayacak’ ve mevcut dijital varlık varlıklarını da ‘blind trust’ veya satış gibi yöntemlerle elden çıkarmak zorunda kalacak. Bu sınırlamalar ise ‘20 Ocak 2029’a’ kadar geçici olarak uygulanacak bir rejim olarak tasarlandı.
Buna karşın bazı Demokrat senatörler, tasarının ‘tüketici koruması’, ‘kara para aklamayla mücadele’ ve ‘piyasa şeffaflığı’ boyutlarında yetersiz kaldığı görüşünde. Catherine Cortez Masto, Cory Booker gibi isimlerin de yer aldığı ‘7 kişilik’ bir Demokrat grup, daha sıkı koruma mekanizmaları talep ediyor; ancak ‘tatil öncesi’ bu başlıklarda uzlaşma sağlanamadı.
Bir diğer kritik odak noktası ise ‘düzenleyici yetki paylaşımı’. Mevcut değişiklik metni, denetim ölçüsünde ağırlığı Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu(SEC) ile Emtia Vadeli İşlemler Komisyonu(CFTC) üzerine topluyor. New York Başsavcısı Letitia James(Letitia James), bu yaklaşımın ‘eyalet bazlı yatırımcı koruma yetkilerini zayıflatabileceği’ uyarısında bulunuyor. ‘Federal düzenleme mi esas olacak, yoksa eyalet kurallarıyla birlikte mi işleyecek?’ sorusu, henüz net bir cevaba kavuşmuş değil.
‘Stabil kripto paraların (stablecoin) getiri modelleri’ ve ‘DeFi(DeFi) ekosistemine yönelik denetim çerçevesi’ de masadaki en çetin başlıklar arasında gösteriliyor. Bu maddeler, doğrudan ‘borsalar’, ‘ihraççılar’ ve ‘DeFi protokolleri’ üzerinde etkili olacağı için, kısa sürede uzlaşıya varılması ‘zor’ olarak değerlendiriliyor.
Sonuçta ‘CLARITY 법안’, güçlü ‘sektör lobisine’ rağmen hâlâ ‘çift partili destek’ tabanını genişletemediği için Senato koridorlarında beklemeyi sürdürüyor. Tasarının eylülde yeniden gündeme alınma ihtimali masada kalsa da, ‘ABD başkanlık seçim süreci’ tam anlamıyla hız kazandığında yasama motivasyonunun daha da zayıflaması bekleniyor. Bu nedenle piyasada, ‘yıl içinde onay’ ihtimalinin her geçen gün biraz daha gerilediği yönünde bir ‘konsensüs’ oluşmuş durumda.
Yorum 0