비itcoin(BTC) ve Ethereum(ETH), ‘Coldcard’ donanım cüzdanı *hack* skandalının ardından satış baskısı altında. Yaklaşık 114 milyon dolar (yaklaşık 1 trilyon 628 milyar won) değerinde Bitcoin’in(BTC) çalınması, ‘kendi kendine saklama(self-custody)’ stratejisine olan güveni ciddi şekilde zedeliyor.
Olay beşinci gününe girerken, piyasa geneline yayılan bir tedirginlik dikkat çekiyor. Özellikle küçük yatırımcılar arasında, uzun vadeli tuttukları varlıkları kaybettiklerine dair örnekler paylaşılırken, kripto para saklama yöntemlerinin tamamının yeniden sorgulandığı bir dönem yaşanıyor.
Marex analistleri, “Bu *hack* yatırımcı psikolojisini olumsuz etkilerken, yatırımcıları varlıklarını yeniden merkezi borsalara taşımaya zorluyor” diyerek, bunun kripto paraların yıllardır savunduğu ‘kendi kendine saklama’ akımına ters düştüğünü vurguladı. Analistler ayrıca, “Sorun doğrudan ‘soğuk depolama(cold storage)’ modelinde ise, yalnızca fiyat düşüşleriyle geçiştirilemeyecek bir krizle karşı karşıyayız” yorum yaptı.
Fiyat tarafında ise şimdilik sınırlı bir reaksiyon görülüyor. Bitcoin(BTC), son 24 saatte yaklaşık ‘%1,5’ gerileyerek 62.595 dolar (yaklaşık 89,36 milyon won) civarında işlem görüyor ve son dönemdeki ‘kutu (range)’ hareketini koruyor. Ethereum(ETH) ise yaklaşık ‘%2’ düşüşle 1.842 dolar (yaklaşık 2,62 milyon won) seviyesinde. DeFi piyasasını geniş ölçekte yansıtan CoinDesk DeFi Select endeksi de ‘%2,5’ gerilemiş durumda.
Piyasada Bitcoin(BTC) için ‘200 haftalık basit hareketli ortalama’ (yaklaşık 63.000 dolar) yeniden kritik eşik olarak izleniyor. Michael Saylor liderliğindeki Strategy, bu uzun vadeli ortalamayı yakından takip ediyor ve beş haftalık alım molasının ardından yeniden alıma geçebileceği sinyalini verdi. Bu ara, şirket tarihinin en uzun alım duraklaması olurken, bu süreçte yıllık yaklaşık ‘%12’ faizle imtiyazlı hisse senedi ihraç ederek sermaye toplamaya devam etti.
Türev ürün cephesinde ise hafif bir *ayı* eğilimi öne çıkıyor. Vadeli işlem piyasasında uzun-kısa pozisyon oranı, ‘%52’ seviyesinde kısa taraf lehine. Bu da yatırımcı duyarlılığının kısmen negatife döndüğünü gösteriyor.
Bitcoin(BTC) vadeli işlemlerinin açık pozisyonu (OI), 772.000 BTC ile son bir ayın en yüksek seviyesine ulaştı. Fonlama oranları yıllık yaklaşık ‘%4’ ile pozitif tarafta kalarak yapısal olarak *boğa* pozisyonlarının üstünlüğüne işaret etse de, son günlerde piyasa emirlerinde satıcıların daha agresif davrandığı, yani kısa vadeli satış baskısının öne çıktığı görülüyor.
Altcoin tarafında görünüm karışık. Cardano(ADA), Ethereum(ETH) ve Bitcoin Cash(BCH) için açık pozisyonlar artarken, Solana(SOL) tarafında düşüş sürüyor. Tron(TRX) ve Dogecoin(DOGE) gibi bazı coin’lerde negatif fonlama oranları göze çarpıyor. Bu durum, düşüş yönlü pozisyonların arttığına işaret etse de, ‘aşırı’ bir kötümserlikten bahsetmek için erken.
Opsiyon piyasasında ise belirgin bir panik sinyali yok. 30 günlük zımni oynaklık endeksi BVIV, ‘%37’ civarında sabit kalarak görece sakin bir görünüm sunuyor. Özellikle 68.000 ve 70.000 dolarlık call opsiyonlara olan ilginin yüksek kalması, orta vadeli yükseliş beklentisinin tamamen kaybolmadığını gösteriyor.
Near Protocol(NEAR) ise işlem hacmi ve yapay zeka stratejileriyle öne çıkıyor. Proje, toplam 24 milyar dolarlık (yaklaşık 34,26 trilyon won) kümülatif işlem hacmini aşarak teknik genişlemesini sürdürüyor. Kullanıcıların yalnızca istedikleri sonucu tanımladığı ve ağın işlemi otomatik olarak gerçekleştirdiği ‘intents’ sistemi, büyümenin ana itici gücü konumunda.
Yakın zamanda devreye alınan protokol 2.13 sürümü, ‘kuantuma dayanıklı şifreleme’ ve ‘dinamik re-sharding’ özellikleriyle hem ölçeklenebilirliği hem de güvenliği aynı anda artırıyor. Ayrıca, yapay zeka hesaplamaları için *staking* fonksiyonu sunularak token’in kullanım alanı genişletiliyor ve doğrudan artan AI talebiyle bağlantılı bir yapı kuruluyor. Near Protocol(NEAR), şu anda 1,72 dolar (yaklaşık 2.456 won) seviyesinde işlem görüyor.
Sonuç olarak, Coldcard *hack* vakası fiyatlardan çok ‘güven’ algısına darbe vuruyor. Bitcoin(BTC) ve Ethereum(ETH) kısa vadede görece istikrarlı bir bantta kalsa da, saklama yöntemleri etrafındaki tartışmanın yeniden alevlenmesi, piyasanın genel yapısını ve ‘kendi kendine saklama’ paradigmasını derinden etkileyebilecek potansiyele sahip.
Yorum 0