Clarity Yasası üzerindeki görüşmeler sürerken, 320 milyar dolarlık (yaklaşık 457 trilyon Güney Kore Wonu) stablecoin getiri düzenlemesi tartışmanın merkezine oturdu.
ABD Senatosu Bankacılık Komitesi, 14 Mayıs'ta (yerel saatle) H.R. 3633 numaralı '2025 Dijital Varlık Piyasası Netlik Yasası'nı (Digital Asset Market Clarity Act of 2025) 15 kabul, 9 ret oyuyla onayladığını duyurdu. Söz konusu tasarı, dijital varlık piyasasındaki düzenleyici yetkiyi ve işlem kurallarını netleştiren bir piyasa yapısı düzenlemesi niteliği taşıyor.
Clarity Yasası doğrudan stablecoin'lere özgü bir düzenleme değil. Ancak ihraççıların hangi finansal denetim çerçevesine tabi olacağı ve getiri programlarının nasıl ele alınacağı, görüşme sürecinin en tartışmalı başlıklarından biri haline geldi.
Tartışmanın özünde, ödeme amaçlı stablecoin ihracının yalnızca mevduat kabul eden kurumlara mı bırakılacağı sorusu yer alıyor. Eski ABD Senatörü Pat Toomey (Pat Toomey), 2022'de Stablecoin TRUST Yasası'nı (Stablecoin TRUST Act) gündeme getirerek banka dışı kurumlara da ihraç izni verilmesi gerektiğini savunmuştu.
Toomey, dönemin Senato Bankacılık Komitesi belgelerinde “mevcut yerleşik oyunculara avantaj sağlanmamalı” dedi. Yalnızca banka lisansına sahip kurumların stablecoin çıkarmasına izin verilmesinin rekabeti daraltabileceğini vurguladı.
ABD Merkez Bankası (Federal Reserve) Mayıs ayında yayımladığı Finansal İstikrar Raporu'na göre, stablecoin varlıkları Temmuz 2025 ile aynı yılın sonu arasında yüzde 16 artarak 320 milyar dolara (yaklaşık 457 trilyon Güney Kore Wonu) ulaştı. Fed, stablecoin'lerin büyük ölçüde kripto para işlemlerinde kullanıldığını ve piyasanın iki büyük ihraççı etrafında yoğunlaştığını belirtti.
Bankacılık kesimi, stablecoin'lerin faiz ya da benzeri bir getiri sunması halinde mevduat çıkışı yaşanabileceğini savunuyor. Amerikan Bankacılar Birliği (American Bankers Association), Banka Politikaları Enstitüsü (Bank Policy Institute) ve Tüketici Bankaları Birliği (Consumer Bankers Association), 4 Mayıs'ta yayımladığı ortak açıklamada Clarity Yasası'nın stablecoin getirisiyle ilgili maddelerinin düzenleyici hedefin gerisinde kaldığını ifade etti.
Söz konusu kuruluşlar, borsa üyelik ödülleri ya da uzun vadeli elde tutma teşviklerinin fiilen 'faiz ödemesi' gibi işleyebileceğini öne sürerek maddelerin sıkılaştırılmasını istedi. Onlara göre stablecoin getirilerinin banka mevduatıyla rekabet etmesi, yerel ve kurumsal kredilere ayrılan fonları azaltabilir.
Karşı görüşü savunanlar ise getiriyi geniş çaplı yasaklamanın tüketici faydasını ve piyasa rekabetini zayıflatabileceğini öne sürüyor. Beyaz Saray Ekonomik Danışmanlar Konseyi (Council of Economic Advisers), 8 Nisan'da yayımladığı araştırmaya göre GENIUS Yasası'nın (GENIUS Act) ihraççıların doğrudan faiz ya da getiri sunmasını yasakladığını, ancak üçüncü taraflar veya iştirakler aracılığıyla sunulan faiz benzeri ürünleri açıkça engellemediğini belirtti.
Danışma Konseyi, Clarity Yasası'nın bazı versiyonlarının bu boşluğu kapatabileceğini değerlendirdi. Nihai metnin yalnızca ihraççıların doğrudan sunduğu getirileri değil, borsalar ve iştiraklerin getiri programlarını da kapsayıp kapsamayacağı, iki tarafın çıkarlarını ayıran temel nokta olarak öne çıkıyor.
Senatör Cynthia Lummis (Cynthia Lummis), 22 Temmuz'da Bankacılık ve Tarım komitelerinin çalışmalarını birleştiren Clarity Yasası değişiklik önerisini kamuoyuyla paylaştı. TokenPost daha önce Clarity Yasası'nın görüşmeye açılması için gereken onay ve kamu görevlileri etik maddeleri etrafındaki tartışmaların sürdüğünü aktarmıştı.
Küresel ölçekte dolar bazlı stablecoin'ler ile DeFi ürün tasarımları iç içe geçmiş durumda. Nihai yasanın stablecoin getirisi ile mevduat faizini nasıl ayırt edeceği, borsa ödülleri, stablecoin biriktirme ürünleri ve ödeme amaçlı token modellerine uygulanacak düzenleme kapsamını doğrudan etkileyebilir.
Clarity Yasası'nın somut takvimi henüz netleşmedi. Piyasaya uygulanacak düzenleme kapsamının, nihai metne ve düzenleyici kurumların yürürlük kurallarına göre şekillenmesi bekleniyor.
Yorum 0