Kuantum bilgisayarların kripto para dünyasına yönelik ilk saldırısının, büyük cüzdanların topluca boşaltılmasından çok, iz bırakmayan tekil cüzdan hırsızlıkları şeklinde ortaya çıkabileceği öne sürüldü. Senaryoya göre saldırganlar, zincir üzerinde herkese açık duran 'public key'lerden yola çıkarak 'private key'i hesaplıyor ve fonları sessizce başka adreslere taşıyor.
10'unda (yerel saatle), MarsBit'e göre Quantus kurucusu Christopher Smith(Christopher Smith) bu değerlendirmeyi paylaştı. Smith, "İlk kuantum saldırısı, Satoshi Nakamoto'ya ait hareketsiz bitcoinleri doğrudan çalmak yerine, nedeni açıklanamayan kripto cüzdan hırsızlıklarının art arda yaşanması biçiminde kendini gösterebilir" dedi. Smith'e göre büyük ve dikkat çeken bir adresten ziyade, görünüşte birbiriyle bağlantısız küçük cüzdanlarda peş peşe yaşanan kayıplar, asıl erken uyarı işareti olabilir.
Satoshi Nakamoto'ya ait olduğu tahmin edilen hareketsiz Bitcoin(BTC) miktarının değeri yaklaşık 63 milyar dolar olarak gösteriliyor. Smith, bu denli büyük ve göz önünde olan bir hedefin ilk vuruş noktası olmasının pek olası görünmediğini, saldırganların dikkat çekmeden hareket etmeyi tercih edebileceğini belirtti.
Yeterince güçlü bir kuantum bilgisayarın, blok zincirinde herkese açık görünen 'public key' ile 'private key' arasındaki matematiksel bağlantıyı çözebileceği aktarılıyor. Bu durumda saldırgan, cüzdana, cihaza ya da borsanın iç sistemine hiç sızmadan doğrudan fonları hareket ettirebiliyor.
Bilinen hackleme olaylarında adli inceleme genelde oltalama (phishing), kötü amaçlı yazılım ya da iç sistemlere sızma izlerinin takip edilmesiyle yapılıyor. Smith, güvenlik seviyesi yüksek kurumlardan bile varlıkların çıkabileceğini, ancak adli incelemede ortaya çıkabilecek tek ipucunun "sızma izinin tamamen yokluğu" olabileceğini vurguladı. Bu da klasik güvenlik ekiplerinin alışık olduğu iz sürme yöntemlerini büyük ölçüde işlevsiz bırakıyor.
Smith, ilk kuantum saldırılarının hedefi olarak askeri sistemleri ve devlet sırlarını işaret etti. Kripto para tarafında ise stabil coin ihraççısı Tether(USDT)'in basım yetkisine sahip anahtarların yüksek değerli bir hedef haline gelebileceğini söyledi.
Buna göre bir saldırgan Tether'in yönetim anahtarını ele geçirirse, yönetim cüzdanı üzerinden yeni token basıp ihraççı müdahale etmeden piyasada satışa geçebilir. Bu senaryonun gerçekleşmiş bir olay olmadığının altını çizmek gerekiyor; bahsi geçen risk, kuantum bilgisayarların mevcut şifreleme sistemlerini kırabileceği varsayımına dayanan teorik bir değerlendirme.
MarsBit, Google(GOOGL)'ın kuantum sonrası şifreleme geçiş takvimini 2029'a çektiğini aktardı. Smith, 2028 civarında kuantum bilgisayarların modern şifreleme sistemlerini kırma olasılığını "yüzde elli yüzde elli" olarak değerlendirdi. Bu oranın kendi kişisel öngörüsü olduğu belirtilirken, ilgili blok zincirlerinin kuantum sonrası imza sistemlerine geçişe henüz yeni başladığı ifade ediliyor.
Yorum 0