ABD 10 yıllık tahvil faiz oranının 6 ay aradan sonra yüzde 4,0 seviyelerine kadar gerilemesi yatırım çevrelerinin dikkatini yeniden çekti. Doların zayıflaması ve küresel ekonomik yavaşlama endişeleri, yatırımcıların *riskli varlıklar* arasında yer alan Bitcoin(BTC)’e olan ilgisini artırıyor. Özellikle faiz oranlarının daha da düşmesi ve *enflasyon baskısının* yeniden gündeme gelmesi durumunda, Bitcoin’e olan talebin ciddi biçimde artabileceği öngörülüyor.
3’ünde (yerel saatle), 10 yıllık ABD tahvil getirisi bir hafta içinde 0,4 puan gerileyerek yüzde 4 seviyesine yaklaştı. Bu türden bir düşüş, sabit getirili varlıkları olumsuz etkilerken *alternatif yatırımlar* açısından fırsat sunabilir. Bitcoin fiyatı ise son dönemde küresel ticaret savaşları ve Başkan Trump’ın gümrük politikalarına rağmen 82 bin dolar seviyesindeki destek noktasını koruyarak, yatırımcı güveninin yeniden yükselebileceğine işaret ediyor.
Merk Investments’ın yatırım direktörü Axel Merk(Axel Merk), Trump yönetiminin tarifeler yoluyla neden olduğu arz şoklarının, şirket kârlarını olumsuz etkileyerek piyasa likiditesini zora sokabileceği konusunda uyardı. Merk, özellikle *faiz indirimi* ile birlikte *arz sıkıntısı* yaşanmasının enflasyon riskini tetikleyeceğini vurguladı.
Bu tür bir ortamda, uzun vadeli perspektifte Bitcoin gibi alternatif varlıkların yatırım çekiciliği artabilir. Küresel tahvil piyasasının toplam büyüklüğü yaklaşık 140 trilyon dolar seviyesinde olup, bunun yalnızca yüzde 5’inin alternatif varlıklara kayması durumunda, yaklaşık 7 trilyon dolar değerinde fonun kripto para, altın veya gayrimenkul gibi alanlara yönelmesi mümkün olabilir.
Öte yandan, doların zayıflaması da Bitcoin’in *yukarı yönlü potansiyelini* desteklemeye devam ediyor. Aynı gün, dolar endeksini (DXY) izleyen gösterge son altı ayın en düşük seviyesi olan 102 puana kadar geriledi. Altın tüm zamanların en yüksek değerine ulaşarak 21 trilyon dolarlık piyasa değerine ulaştı ve bu durum, alternatif varlıklara olan güvenin arttığına işaret etti. Doların zayıflamasının özellikle Asya ülkeleri arasında *alternatif yatırımlara geçişi* hızlandırabileceği değerlendiriliyor.
Bu bağlamda Japonya, Çin, Hong Kong ve Singapur’un toplam ABD tahvili varlıkları yaklaşık 2,63 trilyon dolar seviyesinde. Bu ülkelerin, olası misilleme adımları kapsamında tahvillerini satmaları halinde, ABD’nin borçlanma maliyetlerinde ciddi bir artış yaşanabilir. Bu da doların değer kaybetmesini hızlandırarak Bitcoin için daha elverişli bir yapı ortaya çıkarabilir.
Bitcoin'in kısa vadede dip seviyelerinin net biçimde görülmesi zor olsa da, bu tür küresel belirsizlikler içinde *temel destek seviyesini* koruması olumlu sinyal olarak değerlendirilebilir. Sabit getirili varlıkların getirileri düşerken ve enflasyon beklentileri yeniden öne çıkarken, Bitcoin giderek daha fazla *riskten korunma aracı* ve *portföy çeşitlendirme unsuru* haline geliyor.
Yorum 0