ABD'de 30 yıllık Hazine tahvili faizi yüzde 5,31'e yükselerek 2007'den bu yana en yüksek seviyeye çıktı ve hisse senedi ağırlıklı portföy yönetim şirketi Fisher Investments'ın(Fisher Investments) uzun vadeli tahvil pozisyonunu artırdığı haberiyle birlikte piyasada 'yüksek faiz' yorumu ikiye bölündü.
St. Louis Federal Rezerv Bankası'nın derlediği ABD Merkez Bankası (Fed) H.15 istatistiklerine göre, 30 yıllık sabit vadeli Hazine tahvili faizi 17'sinde (yerel saatle) yüzde 5,31 oldu. Aynı veri setinde 30 yıllık faizin yüzde 5,3'ü aşması 2007 Haziran'ından bu yana ilk kez yaşandı.
Tahvil faizleri fiyatla ters yönde hareket eder. Uzun vadeli tahvil faizindeki yükseliş, elde tutulan tahvillerin fiyatının düştüğü anlamına gelir; vade uzadıkça faiz değişimine bağlı fiyat dalgalanması da büyür.
Moneywise'ın haberine göre Fisher Investments uzun vadeli ABD Hazine tahvili pozisyonu oluşturuyor. Şirketin yönetim altındaki varlıklarının 2026'nın birinci çeyreğinde yaklaşık 295 milyar dolardan ikinci çeyrekte yaklaşık 336 milyar dolara çıktığı, hisse ağırlıklı portföyün içine tahvil ETF'lerinin eklendiği aktarıldı.
Ancak uzun vadeli tahvil tahsisinin 4 milyar dolar olduğu yönündeki bazı tahminler Ağustos ortası itibarıyla doğrudan teyit edilmedi; haberde bu nokta ayrıca belirtildi. Doğrulanan kısım, Fisher Investments'ın uzun vadeli tahvil piyasasına sırt çevirmediği yönündeki eğilim; belirli bir tutarda tahvil alımının kesinleştiği anlamına gelmiyor.
Fisher Investments'ın kendi yayımladığı 'Facts and Figures' verilerinde ise farklı bir ölçüt öne çıkıyor. Şirket, 30 Haziran itibarıyla bağlı kuruluşlar dahil toplam yönetilen varlıklarının 441 milyar dolar olduğunu açıkladı.
Bu rakam, haberde geçen portföy niteliğindeki sayıdan farklı bir kapsamı ifade ediyor; iki rakam aynı ölçütle karşılaştırılmamalı.
Konunun kripto para piyasasıyla kesiştiği nokta faiz oranları. Uzun vadeli Hazine tahvili faizi, teknoloji hisseleri ve Bitcoin(BTC) gibi riskli varlıkların iskonto oranı tartışmalarında sıkça referans alınıyor.
Faizler yükseldiğinde gelecekteki nakit akışlarına ve uzun vadeli büyüme beklentilerine daha yüksek bir iskonto oranı uygulanıyor. Bu da mevcut kârdan çok gelecek beklentisinin fiyata yansıdığı büyüme hisseleri ve kripto paralar gibi varlıkların göreli cazibesi üzerine tartışmayı büyütüyor.
TokenPost daha önce ABD 30 yıllık tahvil faizinin yüzde 5,31'e çıkmasının Bitcoin üzerinde faiz baskısı yarattığını aktarmıştı. Aynı süreçte uzun vadeli faizlerdeki yükselişin devletin, hanehalkının ve şirketlerin borçlanma maliyetini artırdığına işaret eden değerlendirmeler de gündeme gelmişti.
Fisher Investments'ın resmi görüşü, yüksek faizi yalnızca bir kriz sinyali olarak okumamaya daha yakın. Şirket, 22 Mayıs'ta yayımladığı piyasa yorumunda, uzun vadeli tahvil faizindeki yükselişin son haberlerde vurgulanan ani sıçramadan çok, 2010'lar ve 2020'lerin başındaki düşük faiz ortamından çıkış süreci olarak açıklanabileceğini belirtti.
Fisher Investments, ABD 30 yıllık faizin yüzde 5,1 civarındayken bile 1980'ler ve 1990'ların başındaki seviyelerin altında, 2000'lerin ortasına yakın bir düzeyde kaldığını vurguladı. Şirketin vurgusu, mevcut faiz seviyesinin tarihsel olarak istisnai bir kriz dönemi sayılmasının güç olduğu yönünde.
Karşıt görüşler de var. Wall Street Journal, 18'inde (yerel saatle) küresel tahvil faizlerinin çok yıllık zirveye çıkmasının arkasında enflasyon endişesi, bütçe açığı ve yapay zeka yatırımlarının artırdığı fon talebinin birlikte etkili olduğunu yazdı.
Aynı haberde ABD 30 yıllık faizin gün içinde yüzde 5,333'e kadar çıktıktan sonra yüzde 5,284'e gerilediği belirtildi. Uzun vadeli faiz yükseldikçe devletin ve şirketlerin borçlanma maliyeti büyüyor, uzun vadeli yatırım projelerinin finansman yükü de artıyor.
Bu nedenle Fisher Investments'ın uzun vadeli tahvile yönelmesi bir 'al' sinyali değil, piyasa yorumlarından yalnızca biri olarak değerlendirilmeli. Faizler daha da yükselirse uzun vadeli tahvillerde fiyat oynaklığı büyüyebilir; faizler gerilerse mevcut uzun vadeli tahvillerin fiyatında toparlanma alanı doğabilir.
Bitcoin ve teknoloji hissesi yatırımcıları için 30 yıllık faiz, kısa vadeli fiyat tahmini aracı değil, likidite ve iskonto oranını izlemeye yarayan makro bir gösterge olmaya devam ediyor. Bundan sonraki referans noktaları ABD uzun vadeli faizlerinin seyri, Fed'in Eylül'deki politika adımı ve Temmuz sonrası açıklanacak enflasyon verileri olacak.
Kaynaklar: St. Louis Fed - DGS30, Fisher Investments - Facts and Figures, Fisher Investments - Piyasa Yorumu, Crypto Briefing
Yorum 0