Minneapolis Fed Başkanı Neel Kashkari(Neel Kashkari), enflasyondaki yavaşlama teyit edilmezse ek faiz artışına ihtiyaç duyulabileceğini söyledi.
Kashkari, Minneapolis Fed'in açıklamasında 29 Temmuz'da (yerel saatle) alınan Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) kararına neden karşı oy kullandığını anlatarak, politika faizi hedef aralığının 0,25 puan artırılmasından yana olduğunu belirtti. Fed, 29 Temmuz'da politika faizi hedef aralığını yüzde 3,50-3,75 seviyesinde sabit tuttu.
Oylama 9'a 3 sonuçlandı. Cleveland Fed Başkanı Beth M. Hammack(Beth M. Hammack), Kashkari ve Dallas Fed Başkanı Lorie K. Logan(Lorie K. Logan) 0,25 puanlık artıştan yana oy kullandı.
Kashkari, “Yüksek enflasyonun kalıcı hale gelme riskini yönetmek için istihdam ve fiyat seyrine ilişkin daha fazla veri toplarken politikayı kademeli olarak sıkılaştırmayı tercih ediyorum” dedi. Fiyatlar yüksek seviyede kalırsa küçük adımlarla sürdürülen politika ayarlamasının, ileride daha büyük bir müdahaleye başvurmaktan daha isabetli olacağını vurguladı.
Fiyat baskısının kaynağı olarak pandemi sonrası tedarik zinciri şoklarını, Ukrayna savaşını, ticaret savaşını ve İran krizini gösterdi. Veri merkezi yatırımlarının da ABD'deki yüksek enflasyona yeni bir talep unsuru olarak eklendiğini belirtti.
Kashkari'ye göre tek bir arz şoku para politikasınca geçici bir etken sayılıp göz ardı edilebilir, ancak art arda gelen arz şokları yüksek enflasyonu kalıcı hale getirebilir. Arz şokları tekrarlandıkça merkez bankasının bunları geçici bir etken olarak değerlendirmesi zorlaşıyor.
Fed içinde, faizlerin sabit tutulmasının ardından da fiyat seyrine göre sıkılaştırma ihtiyacının yeniden değerlendirilmesi gerektiği yönünde tartışma sürüyor. Kashkari'nin karşı oyu, Temmuz toplantısında faiz artışı görüşünün tamamen ortadan kalkmadığını gösteriyor.
Bazı piyasa katılımcıları, mevcut finansal koşulların enflasyonu yüzde 2 hedefine döndürmeye yetecek kadar sıkı olup olmadığına dikkat çekiyor. Sabit tutma kararına rağmen içeride faiz artışı görüşünün korunmasının arka planında bu belirsizlik bulunuyor.
Önümüzdeki faiz kararlarında tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ve kişisel tüketim harcamaları (PCE) fiyat endeksi gibi enflasyon göstergeleri başlıca değişken olarak öne çıkıyor. Eylül toplantısına kadar açıklanacak fiyat verileri ve Fed yetkililerinin açıklamaları politika tartışmasının dayanağı olacak.
PCE fiyat endeksi, Fed'in para politikası kararlarında önem verdiği bir enflasyon göstergesi. Enflasyonda yavaşlama işaretleri görülse de yüzde 2'lik hedefe olan mesafe, politika kararlarında belirleyici değişken olmaya devam ediyor.
Bu açıklamalar, Eylül ayında faiz artışı ihtimaline ilişkin piyasa beklentilerinin karıştığı sürecin devamı niteliğinde. O dönemde de piyasalar, Fed'in bir sonraki adımını fiyat ve istihdam verilerine göre yeniden fiyatlıyordu.
Faiz patikası, Kore'deki kripto para yatırımcıları için de bir likidite değişkeni olarak işliyor. Bitcoin(BTC) ve Ethereum(ETH) tek başına faiz oranlarından etkilenmese de, dolar likiditesi ve risk iştahındaki değişimlerden etkilenebiliyor.
Kashkari, enflasyonun kalıcı olarak gerilemesi halinde küçük adımlı politika stratejisinin FOMC'ye ileride ayarlamayı erteleme veya durdurma esnekliği de sağladığını belirtti. Fed'in bir sonraki FOMC toplantısı 15-16 Eylül'de yapılacak.
Yorum 0