Avrupa Merkez Bankası (European Central Bank·ECB), euro bölgesi ekonomisini stagflasyon olarak tanımlamanın güç olduğunu değerlendirdi. Büyüme yavaşlaması ile enerji kaynaklı fiyat baskısı aynı anda görülüyor, ancak resesyon olasılığı düşük ve uzun vadeli enflasyon beklentileri yüzde 2 civarında seyrediyor.
ECB, 9 Temmuz'da yayımladığı 10-11 Haziran tarihli para politikası toplantı tutanaklarında, öngörü döneminde euro bölgesi büyüme oranının kademeli olarak yükseleceğini belirtti. Haziran ayı personel projeksiyonlarına göre euro bölgesi reel gayri safi yurt içi hasıla (GSYH) artışı 2026'da yüzde 0,8, 2027'de yüzde 1,2, 2028'de yüzde 1,5 olarak öngörüldü.
Büyüme tahmininin arkasında tüketim ve işgücü piyasasının dayanıklılığını koruduğu değerlendirmesi yer alıyor. Yapay zeka (AI) yatırımları ile hükümetlerin savunma ve altyapı harcamaları da büyümedeki şoku bir ölçüde yumuşatacak etkenler arasında sayıldı.
Enflasyon tarafında tablo hâlâ zorlayıcı. ECB aynı projeksiyonda HICP bazlı enflasyonun 2026'da yüzde 3,0, 2027'de yüzde 2,3, 2028'de yüzde 2,0 olacağını öngördü. Kısa vadede enflasyon yüzde 2'lik hedefin üzerinde seyrederken, orta vadede hedef seviyeye yakınsayacağı hesaplanıyor.
Bu tahminin merkezinde enerji fiyatları var. Tutanaklara göre Orta Doğu'daki savaşın tetiklediği enerji şoku, fiyatları yukarı çekip büyümeyi baskılayan bir ‘arz şoku’ olarak etki gösteriyor.
Brent petrol, Nisan toplantısındaki zirve seviyesi olan varil başına 118 dolardan Haziran toplantısına gelindiğinde yaklaşık 94 dolara geriledi; ancak bu seviye savaş öncesine kıyasla yaklaşık yüzde 30 daha yüksekti. Avrupa doğal gaz fiyatları da savaş öncesine göre yaklaşık yüzde 50 daha yüksek işlem gördü.
Buna karşın ECB, fiyat şokunun ücretlere ve uzun vadeli enflasyon beklentilerine sıçramasının sınırlı kaldığını değerlendirdi. 2026'nın ilk çeyreğinde toplu sözleşme ücret artışı, bir önceki çeyrekteki yüzde 2,9'dan yüzde 2,5'e geriledi. Uzun vadeli enflasyon beklentilerinin de büyük ölçüde yüzde 2 civarında sabitlendiği belirtiliyor.
Stagflasyon, yüksek enflasyon, düşük büyüme ve kötüleşen istihdamın aynı anda uzun süre devam ettiği dönemi tanımlıyor. ECB'nin belgesine göre euro bölgesi büyüme yavaşlaması ile fiyat baskısını birlikte yaşıyor, ancak istihdam ve uzun vadeli enflasyon beklentilerinin çöktüğü tipik bir stagflasyon tablosundan uzak duruyor.
Piero Cipollone(Piero Cipollone) ECB İcra Kurulu Üyesi, 2025 yılında Reuters'e verdiği röportajda enflasyon risklerini "dengeli" olarak nitelendirmişti. Cipollone o dönemde 2026 başında enflasyonun yüzde 1,4'e kadar gerilemesi durumunda bile bunun enflasyon beklentilerini sarsacak düzeyde olmayacağını söylemişti. Bu değerlendirme güncel bir açıklama değil; Cipollone'nin para politikası yaklaşımının aşırı dezenflasyon endişesinden çok dengeli bir okumaya yakın olduğunu gösteren bir arka plan bilgisi olarak okunabilir.
ECB, 11 Haziran'da politika faizini 25 baz puan artırarak mevduat faizini yüzde 2,25'e çekti. Aynı açıklamada 2026 için yüzde 3,0, 2027 için yüzde 2,3, 2028 için yüzde 2,0'lık HICP patikası da paylaşıldı.
Reuters'in 24 Temmuz'da aktardığı ECB uzman görüş anketine göre enflasyon beklentileri son üç ayda büyük ölçüde değişmedi ve 2028'de yüzde 2'ye dönüş patikası korundu. Aynı ankette 2026 HICP beklentisi yüzde 2,7, 2027 beklentisi yüzde 2,1, 2028 beklentisi ise yüzde 2,0 olarak ölçüldü.
Bu tutanaklar, ECB'nin daha önce tüketici beklentileri üzerinden tespit ettiği stagflasyon endişesiyle de örtüşüyor. TokenPost daha önce, İran ile yaşanan savaşın ardından euro bölgesi tüketicilerinin bir yıl sonrasına ilişkin enflasyon beklentisinin yaklaşık 2,5 puan yükseldiğini, büyüme beklentisinin ise yaklaşık 1,2 puan gerilediğini aktarmıştı. Tüketici algısı ile merkez bankasının orta vadeli tahmini arasında belirgin bir fark bulunuyor.
Savunma ve altyapı harcamaları da büyüme ile enflasyon patikasını birlikte etkileyen bir değişken. TokenPost daha önce, savunma harcamalarındaki artışın euro bölgesi kamu maliyesi ve enflasyon patikasına etkisini ECB'nin incelediğini duyurmuştu. Kamu harcamaları kısa vadeli büyümeye tampon işlevi görebilirken, finansman yapısına ve enerji fiyatlarına bağlı olarak enflasyon baskısına da dönüşebiliyor.
Bu değerlendirme, Avrupa'daki faiz patikası ile enerji fiyatlarının kripto para gibi riskli varlık piyasaları için makro değişken olmaya devam ettiğini gösteriyor. Bitcoin(BTC) ve Ethereum(ETH) gibi riskli varlıklar, merkez bankalarının enflasyon değerlendirmelerine ve faiz sinyallerine duyarlı tepki verebiliyor. Ancak kamuya açık veriler temelinde, ECB'nin bu değerlendirmesine yönelik kripto piyasasında net bir doğrudan tepki henüz tespit edilmedi.
ECB'nin verdiği mesaj ne fiyat şokunu hafife aldığı ne de stagflasyonu kabul ettiği anlamına geliyor. Şu an için doğrulanan veriler, kısa vadeli fiyat baskısı ile orta vadeli hedefe dönüş beklentisinin bir arada bulunduğu bir döneme işaret ediyor.
Yorum 0