Bridgewater Associates kurucusu Ray Dalio(Ray Dalio), ABD federal hükümetinin bu yılki toplam faiz ve anapara ödeme yükünü yaklaşık 11 trilyon dolar olarak açıklayarak borç krizi uyarısını yeniledi. Altın ve Bitcoin(BTC) bu tartışmada kısa vadeli fiyat tahmini olarak değil, dolar ve tahvillere duyulan güvenin sarsılması durumunda gündeme gelebilecek alternatif varlıklar olarak anıldı.
Dalio, 21'inde (yerel saatle) yayımladığı "How Countries Go Broke: The Dynamic Behind What is Happening Now" başlıklı yazısında ABD hükümetinin maliyesinin bir dönüm noktasında olduğunu belirtti. Yazıya göre, bu yıl için ABD federal hükümet geliri yaklaşık 5,5 trilyon dolar, harcamaları ise yaklaşık 7,5 trilyon dolar olarak öngörülüyor.
İki rakam arasındaki fark yaklaşık 2 trilyon dolarlık bütçe açığına işaret ediyor. Dalio, bu açığın tahvil ihracını ve faiz yükünü büyüttüğünü, bunun da daha fazla borçlanmayı beraberinde getiren bir döngü oluşturduğunu sorun olarak görüyor.
Dalio'nun asıl odaklandığı nokta faiz ödemeleri ve vadesi gelen anapara. Yazara göre, ABD hükümetinin bu yıl karşılayacağı faiz maliyeti yaklaşık 1 trilyon dolar, vadesi dolan anapara ise yaklaşık 10 trilyon dolar seviyesinde.
Faiz ve anaparanın toplamı, yani bu yılki toplam ödeme yükü yaklaşık 11 trilyon dolara ulaşıyor. Bu rakam, Dalio'nun öngördüğü federal hükümet gelirinin yaklaşık yüzde 200'üne denk geliyor.
Hazine tahvilleri, hükümetin fon sağlamak için ihraç ettiği borç senetleridir. Piyasa yeni çıkarılan tahvilleri yeterince satın aldığı sürece hükümet borcunu çevirmeye devam edebiliyor; ancak talep zayıfladığında faiz oranları yükselebiliyor ya da merkez bankası üzerindeki müdahale baskısı artabiliyor.
Dalio, tahvil arzının talebi aşması durumunda iki farklı yolun ortaya çıkabileceğini belirtiyor: yatırımcıların daha yüksek faiz talep etmesi ya da merkez bankasının para basarak borcu satın alması.
İkinci senaryonun para biriminde değer kaybına ve enflasyon baskısına yol açabileceğini açıklayan Dalio, borç sorununun yalnızca maliye alanında kalmayıp faiz oranlarına, dolara ve fiyatlara da sıçrayabileceğini vurguluyor.
Borç krizinin zamanlamasını ise koşula bağlı olarak ortaya koydu. Dalio, "Gayrisafi yurt içi hasılaya (GSYH) oran olarak bütçe açığı yaklaşık yüzde 7'den yüzde 3 civarına inerse risk büyük ölçüde azalır" dedi.
Tersine, politika değişikliği olmaz ve dış şoklar da eklenirse krizin daha hızlı gelebileceğini söyleyen Dalio, mevcut eğilimin değişmemesi koşuluyla zamanlamayı "3 yıl, artı eksi 2 yıl" şeklinde ifade etti.
Bitcoin bu tartışmada devletin basmadığı bir para birimi olarak gündeme geldi. Dalio, İngiltere, Avrupa Birliği, Çin ve Japonya'nın da benzer borç ve bütçe açığı sorunlarıyla karşı karşıya olduğunu belirterek altın ve BTC gibi varlıkların görece iyi performans gösterebileceğini yazdı.
Ancak bu ifade, belirli bir varlığın kısa vadeli fiyat yönünü kesinleştiren bir açıklama değil. Dalio'nun asıl vurgusu, borç arttıkça ve para biriminin değeri sarsıldıkça hükümetin basmadığı varlıkların portföyde nasıl değerlendirilmesi gerektiğine dair.
Varlık dağılımı konusunda tahvil gibi borç senetlerinin ağırlığını azaltıp altın ve az miktarda BTC ağırlığını artırma yönünde bir yaklaşım aktarıldı. Örnek olarak altın ağırlığının toplam varlıkların yüzde 10-15'i seviyesinde olabileceği belirtildi.
Bu tartışma Türkiye'deki yatırımcılar için de yalnızca ABD içindeki bir mali tartışmayla sınırlı kalmıyor. ABD'deki uzun vadeli faiz oranları ve dolar hareketleri, döviz kurlarını, yurt dışı hisse senedi değerlemelerini, altın fiyatını ve BTC likiditesini aynı anda etkileyebiliyor.
TokenPost daha önce, ABD'nin toplam kamu borcunun 40 trilyon doları aşmasıyla Dalio'nun "3 yıl" uyarısının yeniden gündeme geldiğini aktarmıştı. Ayrıca Dalio'nun ABD hükümet borcundaki uzun vadeli artışı altın ve BTC ile çeşitlendirme önerisiyle birlikte ele aldığını duyurmuştu.
Dalio'nun uyarısı, harcama kesintileri, gelir artışı ve faiz oranlarındaki düşüş yoluyla açık oranının aşağı çekilip çekilemeyeceğine bağlı. Kısa vadeli piyasa etkisi ise tahvil talebi, faiz patikası, Kongre'deki mali müzakereler ve dolar hareketlerinin birlikte ilerleyeceği süreçte netleşecek.
Yorum 0