Bitcoin(BTC) perpetual vadeli işlem piyasasında, 15 dakikalık zaman dilimlerinin başladığı anın ilk 10 saniyesinde işlem sayısı, işlem hacmi ve fiyat değişiminin eş zamanlı olarak büyüdüğü tespit edildi.
Chan Kim(Chan Kim) Güney Kore Ulusal Bilgi Toplumu Ajansı araştırmacısı ve Peter Reinhard Hansen(Peter Reinhard Hansen) Kuzey Carolina Üniversitesi öğretim üyesi, Temmuz ayında yayımladıkları arXiv ön baskı makalesinde bu bulguyu paylaştı. Analiz, 1 Ocak 2021 ile 31 Ekim 2024 arasındaki dönemde Binance USDT perpetual vadeli işlemlerinde altı varlığı kapsadı: Bitcoin(BTC), Ethereum(ETH), Ripple(XRP), Solana(SOL), Dogecoin(DOGE) ve Cardano(ADA).
Makalede 0, 15, 30 ve 45. dakika sınırlarının ilk 10 saniyesi olağan işlem aralıklarıyla karşılaştırıldı. Bu kısa aralıkta altı sözleşmenin ortalamasında işlem sayısı yaklaşık yüzde 26 daha fazla, dolar bazlı işlem hacmi yüzde 32 daha yüksek, mutlak getiri de yüzde 26 daha büyük çıktı.
BTC'de günlük ortalama işlem sayısı 1 milyon 540 bin, günlük ortalama işlem hacmi ise 14,58 milyar dolar (yaklaşık 19,7 trilyon won) olarak kaydedildi. Bu rakam, 24 saat kesintisiz işlem gören kripto para piyasasında dahi işlemlerin gün içinde tam olarak eşit dağılmadığını gösteriyor.
Buradaki kritik nokta, borsanın açılış-kapanış saati olmayan bu piyasada bile fiilen zaman sınırlarının ortaya çıkması. Araştırmacılara göre 1, 5 ve 15 dakikalık mumların bitip yenisinin başladığı anlarda grafik güncellemesi, teknik gösterge yeniden hesaplaması ve otomatik emir yenileme işlemleri üst üste biniyor; bu da işlemlerin belirli saatlere senkronize olmasına yol açıyor.
Perpetual vadeli işlem, vadesi bulunmayan bir vadeli işlem sözleşmesi türü. Spot fiyat ile vadeli fiyat arasındaki farkı azaltmak amacıyla long ve short pozisyonlar arasında fonlama oranı (funding rate) ödenen bir yapı kullanılıyor.
15 dakikalık sınır etkisi, grafik periyotları ile otomatik alım satımın birleştiği bir piyasa mikroyapısı olgusuna benziyor. Trading uygulamaları ve algoritmalar genellikle belirli mum periyotlarında fiyat ve göstergeleri yeniden hesaplıyor; bu süreçte emir gönderimi ve iptalleri aynı ana yığılabiliyor.
Algoritmik katılıma işaret eden dolaylı bir sinyal de sunuldu. Makale, emir büyüklüğünün yuvarlak sayılarla bitme oranını inceledi. BTC'de iki veya daha fazla basamağı sıfırla biten emirlerin oranı, olağan dakika sınırlarında 0,04 standart sapma, tam saat sınırlarında ise 0,20 standart sapma azaldı.
Araştırmacılar, yuvarlak sayılı emirlerdeki bu azalmanın daha belirgin bir algoritmik katılımla örtüştüğünü değerlendirdi. İnsan eliyle girilen emirler psikolojik olarak yuvarlak sayılara yönelme eğilimindeyken, otomatik emirler daha küçük parçalara bölünüp düzensiz biçimde yerleştirilebiliyor.
Ancak bu sonuç, emri kimin verdiğini doğrudan kanıtlamıyor. Makaleye göre büyük kurumsal emirler, tasfiyeler (likidasyonlar) ve fonlama oranına dayalı arbitraj işlemleri de yuvarlak sayılı emir oranını düşürebiliyor; toplulaştırılmış işlem verisiyle bu yolların tamamen ayrıştırılması mümkün değil.
Tahmin gücü sınırlı çıktı. Örneklem dışı doğrulamada 15 dakikalık sınırın ilk 10 saniyesindeki yön tahmininin doğruluğu ortalama yüzde 57,12, ortalama AUC değeri 0,6011, ortalama R² ise yüzde 3,367 olarak bulundu.
Kârlılık rakamları daha da düşük kaldı. Tahmin edilebilir ortalama toplam getiri, sınır başına yaklaşık 0,5 baz puanla sınırlı kaldı; bu da Binance'in standart taker komisyonu olan 5 baz puanın ve maker komisyonu olan 2 baz puanın altında. Yani bu tekrarlayan örüntünün tek başına bağımsız bir alım satım stratejisinin kârlılığına dönüştüğü söylenemez.
Bu nedenle araştırmacılar sinyali, yönlü bahisten çok işlem yoğunluğu ayarlama, emir gönderimini geciktirme, kotasyon iptali ve likidite sağlama kararlarına yakın bir bilgi olarak değerlendirdi. Çünkü işlemlerin yoğunlaştığı kısa aralıklarda gerçekleşme olasılığı, slipaj ve kotasyon boşlukları birlikte değişebiliyor.
Analiz, Binance'in toplulaştırılmış işlem verisine dayanıyor. Emir defteri kayıtları veya hesap kimlik bilgileri bulunmadığından piyasa yapıcılar, tasfiye motorları, kurumsal uygulama algoritmaları ve bireysel yatırımcılardan hangisinin işlem yoğunluğunu yarattığı ayrıştırılamadı.
Bu makale, 15 dakikalık periyodun yalnızca bir ürün tasarımı unsuru değil, kripto vadeli işlem piyasasının fiili işlem yapısında da anlamlı bir zaman birimi olarak işlev görebileceğini ortaya koyuyor.
Araştırmacılar bulguyu, periyodik algoritmik katılımla örtüşen bir teşhis kanıtı olarak ele aldı. Çalışma şu an için ön baskı (preprint) aşamasında bulunuyor ve komisyon ile işlem maliyetlerinin üzerinde kalıcı bir kârlılık, yalnızca bu rakamlarla kesin olarak ortaya konamıyor.
Yorum 0