İran'ın nükleer programına ilişkin uluslararası denetim boşluğu, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi gündemine taşınma ihtimaliyle büyüyor. ABD, İngiltere, Fransa ve Almanya, İran'ı Güvenlik Konseyi'ne bildiren bir Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı(IAEA) Yönetim Kurulu kararı hazırlığında.
Reuters'e göre ABD ve söz konusu üç Avrupa ülkesi, önümüzdeki hafta yapılacak IAEA Yönetim Kurulu toplantısında İran meselesini BM Güvenlik Konseyi'ne bildiren bir karar taslağı hazırlıyor. Taslak, İran'ın güvence anlaşması kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmemesini acilen düzeltmesini ve IAEA Genel Direktörü'nün İran'ın bildirimlerinin doğruluğu ve eksiksizliği konusunda gerekli güvenceyi sağlayabilmesi için gerekli adımların atılmasını istiyor.
Karar taslağı henüz resmi olarak sunulmadı ve metin üzerindeki müzakereler sürüyor. Yine de ABD ile üç Avrupa ülkesinin ortak hareket etmesi, İran'ın nükleer dosyasının IAEA'nın teknik denetim sorunundan çıkıp BM diplomasisine taşındığını gösteriyor.
Meselenin özünde IAEA'nın erişim hakkı yer alıyor. Ajans, üye ülkelere gönderdiği son raporda İran'ın nükleer madde ve tesislerine ilişkin bilgi eksikliğini ve erişim kısıtlamalarını yayılma riski olarak nitelendirdi.
IAEA Genel Direktörü Rafael Grossi(Rafael Grossi), raporda İran'ın denetçilerin geri dönüşüne 'en kısa sürede' izin vermesi gerektiğini belirtti. Bu açıklama, nükleer maddenin mevcut konumu ve durumunu doğrulayan denetim sürecinin kesintiye uğradığı duruma doğrudan işaret ediyor.
AP'nin aktardığına göre IAEA, İran'ın yüzde 60'a kadar zenginleştirilmiş 440,9 kilogram uranyum stoku bulunduğunu bildirdi. Yüzde 60 zenginleştirilmiş uranyum silah sınıfına yakın bir seviye olarak değerlendiriliyor; ancak İran, nükleer programının barışçıl amaçlı olduğunu savunuyor.
Buradaki temel sorun İran'ın nükleer silaha sahip olup olmadığını kesinleştirmek değil. IAEA'nın bildirilen nükleer maddenin mevcut konumunu ve durumunu doğrulayamaması, uluslararası nükleer silahların yayılmasını önleme sisteminde bir 'boşluk' olarak öne sürülüyor.
Güvence anlaşması, nükleer maddenin askeri amaçla kullanılmasını önlemek için bildirim ve denetim zorunluluğu getiren bir mekanizma. IAEA genellikle bildirim verilerini, saha erişimini ve izleme ekipmanı kayıtlarını birlikte inceleyerek nükleer maddenin akışını takip ediyor.
Bu karar taslağı, IAEA Yönetim Kurulu'nun 12 Haziran 2025'te İran'ın yayılmayı önleme yükümlülüklerine uymadığını tespit ettiği kararın devamı niteliğinde. O dönem kurul, bildirilmemiş lokasyonlarda bulunan uranyum izlerine ilişkin soruşturmaya İran'ın yeterince iş birliği yapmadığına karar vermişti.
Bunun ardından İran'ın nükleer tesisleri çevresinde yaşanan askeri çatışmalar ve denetim kısıtlamaları, IAEA'nın 'bilgi sürekliliğini' daha da zayıflattı. Bilgi sürekliliği, denetim boşluğu olmadan nükleer maddenin konumunun ve durumunun sürekli takip edilebilmesi anlamına geliyor.
TokenPost daha önce Başkan Trump'ın İran'ın nükleer silahına karşı tutumu ile kamuya açık kayıtlar arasındaki farkı ele almıştı. Bu gelişme, Orta Doğu geriliminin, enerji taşımacılığı rotalarının ve risk iştahının kesiştiği bir noktada duruyor.
İran'ın nükleer dosyası Güvenlik Konseyi gündemine taşınırsa, petrol ve deniz taşımacılığı piyasalarındaki jeopolitik yorumlar da karmaşıklaşabilir. Ancak şu an için doğrulanmış aşama IAEA Yönetim Kurulu kararı hazırlığı; Güvenlik Konseyi'nin fiili yaptırım veya ek adımlar atması ayrı bir süreç ve üye ülkelerin tutumuna bağlı.
Yorum 0