ABD Merkez Bankası (Fed), politika faizini 0,25 puan artırarak federal fonlama faiz hedef aralığını %3,75-%4,00 seviyesine çıkardı. 2023'ten bu yana gerçekleşen ilk faiz artışı, Başkan Donald Trump'ın faiz indirimi talepleri sürerken Fed Başkanı Kevin Warsh'ın para politikası bağımsızlığını ilk kez sınamaya taşıdı.
Fed, kararı 16'sında gerçekleştirilen Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısında aldı. Oylama 12'ye 0 sonuçlandı. Fed, enflasyonun hâlâ yüksek seviyede olduğunu ve kararın fiyat istikrarı hedefi olan %2'ye dönüşe katkı sağlayacağını açıkladı. Karar, Fed'in resmi açıklamasında yer aldı.
Faiz artışı, Fed'in faizleri sabit tuttuğu dönemi sona erdirdi. Fed, ekonomik faaliyetlerin sağlam biçimde genişlediğini ve istihdam artışının iş gücündeki büyümeyle uyumlu şekilde sürdüğünü belirtti. Bununla birlikte jeopolitik gelişmeler nedeniyle belirsizliğin yüksek olduğuna dikkat çekti.
Kararın arkasında enflasyonu düşürme önceliği bulunuyor. Faiz artışları borçlanma maliyetlerini yükselterek tüketim ve yatırım talebini azaltıyor, böylece fiyat baskısının hafiflemesine yardımcı oluyor.
Kevin Warsh (Kevin Warsh) ABD Merkez Bankası Başkanı, basın toplantısında Beyaz Saray'la yaptığı görüşmelerin ayrıntılarını açıklamadı. Financial Times'ın aktardığına göre bağımsızlıkla ilgili bir soruya, “Bağımsızlık iki yönlü bir yol” yanıtını verdi. Açıklama, Fed'in başkanlık makamının faiz indirimi taleplerinden bağımsız olarak enflasyon ve istihdam gibi görev alanlarına göre karar alması gerektiği şeklinde yorumlandı.
Warsh, enflasyonun sürekli yüksek seviyelerde kalmasına izin vermeyeceği yönündeki tutumunu daha önce de ortaya koymuştu.
ABD Başkanı Donald Trump ise faiz artışının hemen ardından faizlerin “hızla” düşürülmesi gerektiğini savundu. TokenPost'un daha önce Trump'ın faiz indirimi talepleri ve Fed'in bağımsızlığı tartışmasını ele alan haberinde olduğu gibi, Beyaz Saray'ın faiz indirimi talebiyle Fed'in fiyat istikrarı önceliği arasındaki gerilim yeniden ortaya çıktı.
Karar, yalnızca bir faiz ayarlaması olarak kalmadı. Aynı zamanda yeni başkanın siyasi baskı altında Fed'in bağımsızlığını koruyup koruyamayacağının ölçüldüğü bir dönüm noktası oldu. Fed'in resmi değerlendirmesi ise başkanlık makamının taleplerine değil, enflasyon ve iş gücü piyasasındaki koşullara dayanıyor.
Fed'in eylül ekonomik projeksiyonunda yetkililerin gelecekteki faiz patikasına ilişkin öngörüler yer aldı. Ancak bu rakamlar, her yetkilinin ekonomik koşullara bağlı olarak sunduğu tahminlerden oluşuyor ve kesinleşmiş bir politika planı niteliği taşımıyor. Fed, ekonomik projeksiyon belgesinde faiz patikasına ilişkin belirsizliğin önemli olduğunu belirtti.
Yıl sonu federal fonlama faizi medyanı %4,1 olarak açıklandı. Ancak gerçek politika kararı, bundan sonra yayımlanacak enflasyon ve istihdam verileriyle FOMC görüşmeleri doğrultusunda alınacak. Ekonomik koşullardaki değişimler nedeniyle tahminlerle gerçek karar arasında fark oluşabilir.
Ekim ayındaki FOMC toplantısında ek faiz artışı yapılıp yapılmayacağı henüz belirlenmedi. Faiz vadeli işlem piyasası ek artış ihtimalini fiyatlıyor olsa da piyasa olasılıkları gerçek politika kararını ifade etmiyor.
CME Group, FedWatch'ın federal fonlama vadeli işlem fiyatlarını temel alarak FOMC'nin faiz değişikliği olasılığını tahmin eden bir araç olduğunu açıklıyor. Bu nedenle FedWatch verileri piyasa katılımcılarının beklentilerini gösteren bir gösterge; Fed'in karar metni değil.
Kripto varlık piyasasına doğrudan etki henüz net biçimde doğrulanmadı. Faiz artışı likiditeyi ve riskli varlıklara yönelik iştahı etkileyebilir. Ancak Bitcoin (BTC), Fed politikalarının yanı sıra piyasa arz-talep dengesi ve kendine özgü faktörlerden de etkileniyor.
Önümüzdeki dönemde Fed yetkililerinin açıklamalarıyla enflasyon ve istihdam verilerinin ek sıkılaştırma ihtimalini nasıl değiştireceği izlenecek. Ekim ayındaki faiz kararı, ilgili veriler ve FOMC görüşmeleri sonrasında alınacak.
Yorum 0