ABD yeniden faiz artırsa bile Bitcoin(BTC)'in 2022'deki sert düşüşü tekrarlayıp tekrarlamayacağı, faiz artışının kendisinden çok artış hızı ve arz-talep yapısına bağlı olabilir. Mevcut arz-talep yapısının 2023 başına benzemesi, faiz artışının etkisinin o döneme kıyasla sınırlı kalabileceği değerlendirmesini gündeme getirdi.
Analist Murphy, 18'inde BlockBeats'te yayımlanan analizinde "Faiz artışının kendisi piyasanın yönünü belirlemez" dedi. Murphy'ye göre sıkılaşmanın hızı ve Bitcoin'in mevcut konumu temel değişkenler arasında yer alıyor.
ABD Merkez Bankası, 2022'de politika faizini toplam 425 bp artırdı. Haziran-kasım döneminde faiz dört kez üst üste 75 bp yükseltildi. Bitcoin ise ilk faiz artışı sırasında 41.000 dolardan 15.800 dolara geriledi.
Bitcoin'in 2022'deki yıllık düşüşü yüzde 65 oldu. Bu hareket, faiz artışlarının hem boyutunun hem de hızının artmasıyla piyasanın yeni bir sıkılaşma dönemine girdiği algısını yansıttı.
Buna karşılık 2023'teki dört faiz artışının tamamı 25 bp oldu. Son artış temmuz ayında gerçekleşirken Bitcoin aynı yıl 16.500 dolardan 42.000 dolara yükseldi.
Aralık 2015'ten aralık 2017'ye kadar faizler iki yıl içinde beş kez artırıldı ancak her artış 25 bp ile sınırlı kaldı. Bu dönemde Bitcoin 454 dolardan 16.515 dolara çıktı.
Murphy, bu örneklerin faiz artışlarının sayısından çok sıkılaşmanın yönü ve hızının önemli olduğunu gösterdiğini söyledi. 2023'te enflasyonun yavaşlaması ve artış miktarının 75 bp'den 25 bp'ye düşmesiyle piyasanın 'faiz artışlarının sonuna yaklaşıldığı' beklentisini fiyatladığını belirtti.
Faiz artışı, merkez bankasının enflasyonu sınırlamak amacıyla politika faizini yükseltmesi anlamına geliyor. Piyasalar yalnızca artış kararını değil, sonraki artışların sayısını ve boyutunu da fiyatladığı için aynı 25 bp'lik artışın etkisi dönemin beklentilerine göre değişebiliyor.
Bitcoin'in arz-talep yapısı da farklılık yaratan unsurlardan biri olarak öne çıktı. 2023 başında Bitcoin, büyük bir el değişiminin ardından düşük değerleme bölgesinde kalmış ve satış baskısının önemli bölümünün azalmasıyla toparlanma alanı bulmuştu.
Murphy, mevcut arz-talep yapısının da 2023 başına benzediğini değerlendirdi. PSIP verileri, kârda bulunan arz payının yüzde 100'den yüzde 50'nin altına indiği güçlü bir baskı dönemine ve altı ay süren dip bölgesine işaret etti.
Birden fazla korku kaynaklı satış dalgasının yaşanmasıyla elde tutulan varlıkların el değiştirme sürecinin de yeterince ilerlediği belirtildi. Bu durum, Bitcoin'in mevcut arz-talep yapısının 2022'deki ilk faiz artışı dönemindekiyle aynı olmadığı görüşüne dayanak oluşturdu.
Ancak arz-talep yapısının geçmişe benzemesi, faiz artışının etkisini tamamen ortadan kaldırmıyor. Faiz artışı yeni bir sıkılaşma döngüsünün başlangıcı olarak algılanırsa, 25 bp'lik artış bile 2023'tekinden farklı bir ortam yaratabilir.
Murphy, 18'indeki analizinde gelecekteki faiz artışları her seferinde 25 bp ile sınırlı kalır ve piyasa yeni bir faiz artışı döngüsünün yeniden başlayacağını beklemezse Bitcoin'in yeniden ayı piyasasına girmek yerine piyasa döngüsünün yavaşlayabileceğini öngördü.
Buna karşılık ek faiz artışlarının sayısı ve boyutu artar ya da piyasa sıkılaşma döngüsünün yeniden başlayacağını düşünürse, yalnızca benzer arz-talep yapısına dayanarak düşüş riskinden kaçınmak zorlaşabilir. Sonuç olarak, gelecekteki faiz artışlarının seyri ve piyasa beklentilerindeki değişim Bitcoin'in fiyat hareketini belirleyecek temel değişkenler olarak öne çıkıyor.
Yorum 0