Büyük bulut hizmeti sağlayıcılarının öncülük ettiği yapay zekâ (AI) harcamalarının gelecek yıl 1 trilyon dolara (yaklaşık 1.376 trilyon won) ulaşabileceği belirtildi. Bu rakam, yaklaşık 700 milyar dolar (yaklaşık 963 trilyon won) olan bu yılki harcamaya kıyasla bir yılda önemli bir artış anlamına geliyor.
JP Morgan Chase($JPM) Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Jamie Dimon(Jamie Dimon), 21’inde yerel saatle Hindistan’ın Mumbai kentinde düzenlenen 11. JP Morgan Hindistan Konferansı kapsamında CNBC-TV18’e AI harcamalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
AI ekosistemindeki toplam harcama, geçen yılki yaklaşık 300 milyar dolardan (yaklaşık 413 trilyon won) bu yıl yaklaşık 700 milyar dolara çıkarak iki kattan fazla arttı. Dimon, bu yatırımların her yıl gayrisafi yurt içi hasılayı (GDP) yaklaşık yüzde 1 artırabilecek bir etki yaratabileceğini söyledi.
Hiperskalerler, büyük ölçekli bulut hizmetleri ve veri merkezleri işleten, AI altyapısına yatırım yapan büyük teknoloji şirketlerini ifade ediyor. Bu tahmin, söz konusu şirketlerin öncülük ettiği tesis ve altyapı yatırımlarının AI model geliştirme faaliyetlerini aşarak ekonominin genelindeki harcamalara yayıldığını gösteriyor.
Dimon, AI yatırımlarının yalnızca getiri oranı hesaplanarak değerlendirilmesinin zor olduğunu belirtti. Müşteri deneyiminin iyileştirilmesi gibi ölçülmesi güç etkilerin bulunduğunu, bazı yatırımların rekabette geride kalmamak için ‘zorunlu maliyet’ hâline gelebileceğini söyledi.
Dimon, “Bazen bu, yalnızca temel olarak sahip olmanız gereken bir maliyettir” diyerek AI yatırımlarının kârlılığını basit biçimde karşılaştırmanın zor olduğu mesajını verdi. Şirketlerin zamanla AI’ı daha verimli kullanabileceğini de belirtti.
AI’ın enflasyon üzerindeki etkisinin kısa ve uzun vadede farklılaşabileceğini ifade etti. Şirketlerin personel istihdam etmesi, fabrikalar ve elektrik santralleri inşa etmesi, ekipman ve malzeme satın alması hâlinde kısa vadede enflasyonist baskının artabileceğini söyledi.
Buna karşılık uzun vadede AI’ın verimliliği artırarak enflasyonu düşürebileceğini değerlendirdi. Dimon, AI’ı ‘inanılması güç derecede üstün bir teknoloji’ olarak nitelendirirken hızlı büyümenin süreceğini düşündüğünü söyledi.
AI sektörünün nihai kazananlarını şimdiden belirlemenin erken olduğu uyarısında da bulundu. İnternet balonu döneminde tanınan bazı şirketlerin ortadan kaybolmasını, o dönemde fazla dikkat çekmeyen şirketlerin ise başlıca kazananlar hâline gelmesini AI sektörünün geleceğiyle ilişkilendirdi.
Piyasanın düzeltme yaşama ihtimalini de gündeme getirdi. Dimon, altyapı yatırımları, finansman araçlarındaki artış ve hükümet açıkları gibi sermaye talebinin faiz oranlarını yukarı çekebileceğini ve piyasada düzeltme yaşanabileceğini söyledi.
Ancak olası düzeltmenin nedeninin AI olup olmayacağından emin olmanın zor olduğunu ekledi. AI yatırımlarındaki artışın, faiz yükselişinin ve mali baskının piyasa üzerindeki etkilerinin birbirinden ayrılması gerektiği mesajını verdi.
Enflasyon görünümüne ilişkin olarak Federal Rezerv’in(Fed) yüzde 2 hedefinin korunması gerektiğini belirtti. Enflasyonist baskının hafiflemesini umduğunu, ancak “bunun gerçekleşmeme ve hatta biraz yükselme ihtimali de bulunduğunu” söyledi.
AI yatırımlarının ölçeğinin şirketler üzerindeki yükü daha önce AI harcaması beklentileri etrafındaki sorumluluk tartışmasında da ele alınmıştı. Büyük ölçekli harcamalar büyüme ve verimlilik artışı sağlayabilirken maliyet yükü ve kârlılığın doğrulanması da aynı anda önem taşıyor.
Dimon, ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in zirve görüşmesi öncesinde iki ülkenin ticaret, AI ve güvenlik alanlarında ‘tamamen angaje olması’ gerektiğini söyledi. ABD ile Çin arasındaki teknoloji rekabetinin AI yatırımlarını, tedarik zincirlerini ve güvenlik tartışmalarını birlikte etkileyebileceğini belirtti.
ABD ile Hindistan’ın ticaret müzakereleri masasına dönerek anlaşmayı tamamlaması gerektiğini de ifade etti. AI harcamalarındaki artış sürerken enflasyon, faiz oranları, sermaye finansmanı koşulları ve ülkeler arasındaki teknoloji rekabeti temel değişkenler olarak gündemde kalacak.
Yorum 0