ABD’nin 10 yıllık hazine tahvili faizi 28’inde %5,22’ye yükselirken, 30 yıllık sabit mortgage faizi %7,5’e ulaştı. Yüksek faizlerin gelecek yıla kadar sürmesi halinde ABD ekonomisinin ciddi bir resesyona girebileceği uyarısı yapıldı.
Moody’s baş ekonomisti Mark Zandi (Mark Zandi), Yahoo Finance’e verdiği röportajda “Faiz artışlarının etkisiyle ekonomi zayıflamaya başlayacak” dedi. Zandi, yüksek faizlerin birkaç ay içinde sona ermesi, Orta Doğu’daki çatışmanın çözülmesi ve petrol fiyatlarının istikrar kazanması halinde ekonominin dayanabileceğini, ancak sürecin gelecek yıla uzaması durumunda “önemli bir sıkıntıyla karşı karşıya kalacağını” söyledi.
ABD Merkez Bankası (Fed), 16’sında politika faizini 0,25 puan artırarak %3,75-%4,0 aralığına yükseltti. Bu, üç yıl aradan sonra yapılan ilk faiz artışı oldu. Finans piyasaları, önümüzdeki bir yıl içinde 2026’daki olası artış da dahil olmak üzere üç ila dört ek faiz artışını fiyatlıyor.
Uzun vadeli faizlerdeki yükseliş de devam etti. ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi aynı gün %5,22’ye çıkarken, geçen hafta 20 yılın en yüksek seviyesini gördü. 30 yıllık sabit mortgage faizi ise %7,5’e yükselerek 2024 baharından bu yana en yüksek düzeye ulaştı.
Faizler, şirketlerin ve hanehalklarının finansman maliyetlerini belirleyen başlıca finansal göstergeler arasında yer alıyor. Özellikle uzun vadeli faizlerin yükselmesi, şirketlerin tahvil ihraç maliyetlerini ve konut alıcılarının kredi geri ödeme yükünü artırabilir.
Zandi, ek faiz artışlarının sürmesi halinde yüksek borç taşıyan kırılgan şirketlerde zincirleme iflaslar yaşanabileceği uyarısında bulundu. Bazı şirketlerin özel sermaye fonlarına bağlı vade uzatımlarıyla borç ödemelerini ertelediğini belirten Zandi, yüksek faizlerin uzaması halinde bu yöntemle ayakta kalmanın zorlaşabileceğini ifade etti.
Hanehalklarının üzerindeki baskının da artabileceğini söyledi. Kredi kartı ve konut teminatlı kredi limiti (HELOC) kullanan hanehalklarının daha yüksek faiz ödemesi halinde tüketim kapasitesinin azalabileceğini belirtti.
Ek faiz artışı ihtimali şirketlerin finansman koşullarına şimdiden yansıyor. Finans piyasalarının öngördüğü artışların gerçekleşmesi halinde, vadesi gelen borçlarını yeniden finanse etmek zorunda olan şirketlerin maliyet yükü artabilir.
Buna karşın yapay zeka (AI) yatırımlarını artıran büyük teknoloji şirketlerinin faiz baskısına görece daha fazla dayanabileceği değerlendirildi. Veri merkezleri ve altyapı kurmak için tahvil ihraç etseler bile yüksek kârlılıkları ve gelecekteki gelir beklentileri, faiz maliyetini dengeleyebilir.
Yüksek faiz ortamında şirketler arasındaki yük farkı, finansal koşullara göre büyüyor. Güçlü nakit akışı ve kârlılığa sahip şirketlerin finansman maliyetlerini karşılama imkanı bulunurken, borca daha fazla bağımlı şirketler vade uzatımı ve yeniden finansmana daha çok ihtiyaç duyuyor.
Uzun vadeli faizlerdeki yükselişin nedenleri konusunda ise farklı görüşler bulunuyor. Fed yetkilileri, güçlü ekonomik büyümenin faizleri yukarı çektiğini düşünürken Zandi, jeopolitik belirsizliği ve Fed politikalarının öngörülebilirliğinin azalmasını başlıca nedenler arasında gösterdi.
Zandi, Fed’in gelecekteki para politikasına ilişkin yeterli yönlendirme sunmaması nedeniyle yatırımcıların belirsizlik karşılığında ek prim talep ettiğini söyledi. İleriye dönük yönlendirme, merkez bankasının gelecekteki faiz ve para politikası yönünü piyasaya bildirmesi anlamına geliyor.
Borsaya ilişkin değerlendirmesinde Zandi, faiz artışlarının kısa vadeli sert bir düşüşten çok değerlemeleri kademeli olarak aşağı çekmesinin daha olası olduğunu belirtti. Ancak Nvidia gibi önde gelen AI şirketlerinin sonuçlarının piyasa beklentilerini karşılamaması halinde piyasa görünümünün hızla değişebileceğini ekledi.
Yüksek faizlerin uzun süre devam etmesinin riskli varlıkların fiyatlanmasını etkileyebileceği önceki bir analizde de ele alınmıştı. Bu uyarı da yalnızca faiz seviyesinin değil, şirketlerin borç yapısı ve kâr beklentilerinin piyasa tepkisini belirleyebileceğine işaret ediyor.
ABD faizleri ve uzun vadeli tahvil getirileri; hisse senetleri, konut ve kredi piyasalarının tamamındaki finansman koşullarını etkiliyor. Bu nedenle gelecekteki faiz artışları, Orta Doğu’daki çatışmalar, petrol fiyatlarının seyri ve AI şirketlerinin performansı, ABD ekonomisi üzerindeki baskının boyutunu belirleyecek başlıca unsurlar olarak öne çıkıyor.
Yorum 0