ABD’de ara seçimler yaklaşırken yatırımcıların izlemesi önerilen dört gösterge; Kongre seçimlerinde parti tercihi, başkanın onay oranı, tüketici güveni ve benzin fiyatları. Bu göstergeler seçim sonucunu tahmin etmekten çok siyasi ortamı ve yaşam maliyeti baskısındaki değişimi anlamaya yardımcı oluyor.
Morgan Stanley Wealth Management’ın politika ve jeopolitik strateji başkanı Monica Guerra, 4 Ekim’de yayımladığı analizde “ara seçim sinyalleri izleyicisi”ni tanıttı. Gösterge, Kongre’nin kontrolünü hangi partinin alacağını doğrudan tahmin etmiyor; seçim çevresindeki kamuoyu eğilimlerini ve politika risklerinin yönünü değerlendirmek için kullanılıyor.
İlk gösterge, belirli bir aday yerine Kongre seçimlerinde parti tercihleri. Morgan Stanley’nin izlediği anketlerde Demokratların farkı ağustosta 6,1 puandan eylülde 8,1 puana çıktı. Bu veri tek başına sandalye dağılımındaki değişimi kesinleştirmiyor. Piyasalar açısından izlenecek konu, Kongre’de güç dengesinin değişme ihtimali ve bunun yasama ile düzenleme koşullarına etkisi.
İkinci gösterge başkanın onay oranı. Analizde yer alan oran yüzde 39,5’ten yüzde 40’a hafifçe yükseldi. Morgan Stanley, iktidar partisinin ara seçimlerde baskı gördüğü geçmiş dönemlere benzer bir noktada bulunulduğunu belirtti. Amaç, tek bir oran üzerinden partilerin kaç sandalye kaybedeceğini hesaplamak yerine diğer göstergelerle birlikte eğilimi okumak.
Üçüncü gösterge tüketici güveni. Morgan Stanley’nin aktardığı endeks ağustostaki 51,7 seviyesinden eylül ayı öncü verisinde 47,8’e geriledi. Enflasyon yavaşlasa da gıda, barınma, sağlık ve enerji fiyatları önceki seviyelerine dönmüş değil. Morgan Stanley’ye göre seçimlerdeki ekonomik tartışma yalnızca enflasyon oranıyla değil, hanelerin günlük harcamalarını karşılayıp karşılayamadığıyla da ilgili.
Dördüncü gösterge benzin fiyatları. Sürücülerin doğrudan hissettiği bu maliyet, yakıt giderlerindeki değişimin taşımacılık üzerinden gıda ve tüketim ürünlerinin fiyatlarını da etkileyebilmesi nedeniyle önem taşıyor. Morgan Stanley verilerinde normal benzinin yıllık artış oranı yüzde 25,8’den yüzde 29,5’e yükseldi. Ancak yalnızca yakıt fiyatlarına bakarak oy verme sonuçlarını tahmin etmek mümkün değil.
Dört gösterge sırasıyla parti desteği, hükümet değerlendirmesi, hanelerin ekonomik algısı ve yaşam maliyeti baskısına ışık tutuyor. Reuters ve Ipsos’un 28-31 Ağustos tarihlerinde kayıtlı seçmenlerle yaptığı ankette katılımcıların yüzde 47’si, yaşam maliyetini ara seçimlerde oy verirken en önemli etken olarak gösterdi. Sonuç, yaşam maliyetinin seçmenlerin başlıca gündemlerinden biri olduğunu ortaya koyuyor; seçim sonucunu veya piyasanın yönünü kesinleştirmiyor.
Morgan Stanley, Kongre’deki güç dengesinin değişmesi halinde teknoloji ve enerji sektörlerinin rekabet, gizlilik ve yapay zekâ incelemeleri ile enerji politikası tartışmalarına daha fazla maruz kalabileceğini değerlendirdi. Politikaların gerçekten değişip değişmeyeceği, seçim sonrası Kongre yapısına ve yasama ile düzenleme süreçlerine bağlı. Analizde şirket kârları, ekonomik görünüm, faizler ve yapay zekâ yatırım döngüsü de piyasaları etkileyen unsurlar arasında sayıldı.
ABD ara seçimleri öncesinde Kongre’deki güç değişimi ve borç tavanı müzakerelerinin finansal piyasalar için gündeme geldiği de daha önce haberleştirilmişti. Bu analiz de seçimin kendisinden çok, Kongre yapısındaki olası değişimin politika ve piyasaları hangi kanallardan etkileyebileceğine odaklanıyor.
Yorum 0