ABD’nin özel sektörün elindeki federal borcu, 2025 mali yılı sonunda gayrisafi yurt içi hasılanın (GSYH) %99’una ulaştı. II. Dünya Savaşı sonrasında ise savaş harcamalarının azalması, bütçe fazlası, ekonomik büyüme ve fiyat artışları borç oranının düşmesinde birlikte etkili oldu.
ABD Hazine Bakanlığı, özel sektörün elindeki federal borcu 30 Eylül 2025 itibarıyla GSYH’nin %99’u olarak hesapladı. Uluslararası Para Fonu (IMF) aynı mali yıl için oranı %99,4 olarak verdi. Kurumların hesaplamaları biraz farklı olsa da her iki oran da bir yıllık GSYH’ye yakın bir borç düzeyine işaret ediyor. Özel sektörün elindeki borç hesabı, hükümet içi hesapların tuttuğu borçları kapsamıyor. Hükümet içi hesaplarda tutulan borçları da içeren ABD toplam borç oranını daha önce ayrı bir haberde ele almıştık.
ABD Kongre Araştırma Servisi’nin (CRS) tarihsel verilerine göre özel sektörün elindeki federal borç, 1945 mali yılında GSYH’nin %106,2’siydi. Bu oran 1955 mali yılında %57,2’ye geriledi. Borç oranı yalnızca borcun tutarına değil, karşılaştırma ölçütü olan GSYH’ye de bağlı. Borç fazla artmazken ekonomi ve fiyatlar büyürse borcun GSYH’ye oranı düşebilir.
Savaşın bitmesinin ardından federal harcamalar keskin biçimde azaldı. CRS verilerinde federal harcamaların GSYH’ye oranı, 1945 mali yılındaki %41,9’dan 1948 mali yılında %11,6’ya indi. Aynı dönemde kamu gelirleri de azaldı ancak harcamalardaki düşüş daha büyüktü. Bütçe fazlası, yeni borçlanma ihtiyacını azaltırken mevcut borcun geri ödenmesine de alan açtı.
Ancak savaş sonrasındaki harcama düşüşünün aynısının bugün de yaşanacağı varsayılamaz. Borç oranının savaş sonrasında gerilemesinde o döneme özgü harcama ayarlamaları etkili oldu. Bu nedenle geçmişteki düşüşün büyüklüğü, bugünkü borç seyrini tek başına açıklamıyor.
Büyümenin savaş sonrası düşüşü açıklamak için tek başına yeterli olmadığını savunan araştırmalar da var. 2023’te Ulusal Ekonomik Araştırmalar Bürosu’nda (NBER) yayımlanan bir çalışma; temel bütçe fazlasını, beklenmedik fiyat artışlarını ve 1951’de Federal Reserve ile Hazine Bakanlığı arasında yapılan anlaşmadan önce sürdürülen faiz düzeylerini birlikte inceledi. Araştırmacıların varsayımsal analizinde bu etkenler hesaba katılmadığında borç oranı, tarihsel olarak gerçekleştiği ölçüde düşmedi.
Fiyat artışları mevcut borcun reel değerini azaltabilir. Ancak borç oranındaki değişimde büyüme ve faiz maliyetleri de etkili. Borç oranının seyrini değerlendirirken büyümenin yanı sıra gelirleri, harcamaları, fiyatları ve faiz maliyetlerini de birlikte izlemek gerekiyor.
IMF, Nisan 2026’da yayımladığı ABD yıllık istişare raporunda özel sektörün elindeki federal borç oranının 2031’de GSYH’nin %110,1’ine ulaşacağını öngördü. Bu oran, gelecekteki büyüme ve mali koşullara ilişkin varsayımlara dayanan bir tahmin.
ABD’nin toplam borcu ile özel sektörün elindeki federal borç farklı ölçütlerdir. Toplam borç, hükümet içi hesapların tuttuğu borçları da içerirken özel sektörün elindeki federal borç bu kalemleri dışarıda bırakır.
Yorum 0