On-chain analisti Willy Woo, küresel finansal sistemde önümüzdeki 5 yıl içinde borçların yeniden yapılandırılabileceğini öngördü. Woo, Bitcoin(BTC) ve altını bu süreçte bir “çıkış yolu” olarak değerlendirdi.
BeInCrypto, 4'ünde yayımladığı haberde Woo'nun Ray Dalio'nun uzun vadeli borç döngüsü teorisine değinerek küresel finans sisteminde önümüzdeki 5 yıl içinde borçların yeniden yapılandırılması olasılığından söz ettiğini bildirdi. Haberde bu değerlendirme, piyasada yakın vadeli bir dalgalanma sinyali olarak değil, uzun vadeli borç döngüsüne ilişkin bir öngörü olarak ele alındı.
Borçların yeniden yapılandırılması, ödenmesi güçleşen borçların azaltılması veya geri ödeme koşullarının yeniden belirlenmesi sürecidir. Borcun anaparasının ya da geri ödeme tutarının düşürülmesi bu yöntemler arasında yer alabilir.
Borçlunun yükünün hafiflemesi, alacaklıların beklediği geliri de azaltabilir. Dalio, bu süreçte kredilerin ve bunlara bağlı harcamaların daralabileceğini değerlendirdi.
Dalio, 2009'da CFA Institute'ta yayımlanan makalesinde uzun vadeli borç döngülerinin genellikle 50 ila 75 yıl sürdüğünü belirtti. Ona göre kredi hacminin artıp azalması, ekonominin genel seyrini şekillendiriyor.
Dalio, borç döngülerinin her seferinde aynı biçimde veya aynı süre içinde tekrarlanmadığını da belirtti. 50 ila 75 yıl, uzun vadeli döngünün olağan süresine ilişkin bir tanım.
Woo'nun sözünü ettiği “5 yıl”, borçların yeniden yapılandırılabileceği zamana ilişkin bir öngörü. Dalio, makalesinde yeni bir yeniden yapılandırmanın 5 yıl içinde gerçekleşeceğini belirtmedi.
Dalio, borç ve geri ödeme maliyetleri, bu borçları ödemeye yetecek gelirlerden daha hızlı arttığında borç azaltımının başlayabileceğini açıkladı. Bu değerlendirmede yalnızca toplam borç miktarına değil, anapara ve faizin ödenmesi için gereken nakit akışına da bakılması gerekiyor.
Dalio'nun büyük ölçekli borç krizlerine ilişkin araştırması, krizleri deflasyonist ve enflasyonist türler olarak ikiye ayırdı. Araştırmaya göre krizlerin çözüm yolları ve ekonomi üzerindeki etkileri tek bir biçimde belirlenmiyor.
Deflasyonist krizlerde borçların yeniden yapılandırılması ve harcamaların kısılması öne çıkabilir. Borç yükünü azaltma süreci tüketimi ve kredi kullanımını da daraltabilir.
Enflasyonist krizlerde para biriminin değer kaybı ve fiyat artışları birlikte görülebilir. İki kriz türü farklı biçimlerde ilerlediğinden aynı politika tepkisinin veya varlık performansının her ikisi için de geçerli olduğu varsayılamaz.
Dalio, büyük ölçekli borç krizlerinde başvurulabilecek araçları △harcamaların kısılması △temerrüt ve borçların yeniden yapılandırılması △merkez bankasının para basması ve varlık satın alması △fon ve kredi transferleri olarak sıraladı. Bu araçların fiyatlar ve ekonomi üzerindeki etkilerinin birbirinden farklı olduğunu belirtti.
Dalio'nun dikkat çektiği bir diğer konu, yabancı para cinsinden borçların yüksek olması halinde politika yapıcıların kriz yükünü dağıtmasının zorlaşabilmesi. Borç yapısı ve seçilen müdahale araçları, krizin izlediği yolu değiştirebilir.
BeInCrypto'nun haberinde Woo'nun Bitcoin ve altını “çıkış yolu” olarak gösterdiği aktarıldı. Ancak Dalio'nun araştırması, belirli bir varlığın hem deflasyonist hem de enflasyonist krizlerde aynı performansı göstereceği sonucuna varmıyor.
Yorum 0