Bitcoin(BTC), 88.000 dolar seviyelerinde seyrederken işlem hacimleri ciddi şekilde düşmüş durumda. Piyasada alım-satım hareketi neredeyse durma noktasına gelirken, Ethereum(ETH) ağındaki büyük çaplı ‘staking’ işlemleri dikkat çekmeye başladı. Kurumsal yatırımcılardan gelen bu hamle, genel fiyat durağanlığına rağmen kripto ekosistemine duyulan ‘uzun vadeli güvenin’ güçlü bir göstergesi şeklinde yorumlanıyor.
30’unda (yerel saatle), Bitcoin %1,12’lik hafif bir artışla 88.224 dolara ulaştı. Ethereum ise 2.967 dolar civarında sabit kaldı. Ancak birçok altcoin’in işlem hacmi 2025 yılı itibarıyla en düşük seviyelerine geriledi. Bu durum, kripto piyasalarında genel anlamda bir ‘sessizlik dönemi’ yaşandığını gösteriyor.
Ancak bu durağan tabloya karşın, kurumsal yatırımcılar arasında fark yaratan hareketler dikkat çekiyor. Özellikle BitMine Immersion Technologies’in kısa süre içinde gerçekleştirdiği milyonlarca dolarlık ETH staking işlemi, bu durağan ortamda kritik bir gelişme olarak öne çıkıyor.
Geçtiğimiz hafta sonu yaklaşık 342.560 ETH (yaklaşık 4,93 milyar TL) stake eden BitMine, son 20 saat içinde de 154.000 adet daha ETH stake ederek toplamda 10 milyar doları aşan ETH’yi kilitlemiş oldu. Şirketin böylelikle kısa bir sürede gerçekleştirdiği staking miktarı rekor seviyelere ulaştı.
On-chain veriler, bu büyüklükteki staking operasyonunun, Ethereum ağı üzerinde doğrulayıcı (validator) olmak isteyenlerin oluşturduğu ‘giriş sırasının', ağdan ayrılmak isteyen doğrulayıcıların ‘çıkış sırasının’ iki katı büyüklüğe ulaştığını ortaya koyuyor. Bu da piyasadaki ETH arzının hızla kilitlendiğine ve düşük likidite döneminde potansiyel bir ‘arz sıkışması’ yaşanabileceğine işaret ediyor.
BitMine CEO’su Jonathan Bates ise yaptığı açıklamada, “10 milyar dolarlık ETH yatırımımız, Ethereum’un uzun vadeli değerine olan güçlü güvenimizin açık bir göstergesidir” dedi. Bates ayrıca, Ethereum’u sadece elde tutulan bir varlık değil, getiri sağlayan bir ‘stratejik varlık’ haline dönüştürdüklerini vurguladı.
BitMine’in toplam ETH varlıkları şu an 4,1 milyonu aşmış durumda. Şirket, bu varlıkları temel alarak Amerika merkezli bir doğrulayıcı ağı olan ‘Made in America Validator Network(MAVAN)’ projesini 2026 yılının ilk çeyreğinde hayata geçirmeye hazırlanıyor. Bu planlar, BitMine’in sadece pasif bir yatırımcı olmanın ötesine geçerek, Ethereum’un altyapısal gelişiminde kilit oyuncu olmak istediğini gösteriyor.
Öte yandan, ABD’nin Kaliforniya eyaletinde gündeme gelen yeni bir vergi tasarısı, kripto ekosistemi için ayrı bir baskı unsuru olarak öne çıkıyor. ‘2026 Billionaire Tax Act’ adını taşıyan bu yasa teklifi, 1 milyar dolardan fazla net servete sahip bireylerden her yıl %5 oranında vergi alınmasını öngörüyor. Ayrıca, bu yasa ile elde edilmeyen ancak portföyde bulunan kripto varlıkların 'değeri üzerinden' yani ‘gerçekleşmemiş kârlarına’ da vergi getirilmesi hedefleniyor.
Uzmanlara göre, bu tür vergilendirme yapısı, bireyleri portföylerindeki varlıkları satmak zorunda bırakabilir. Kraken kurucusu Jesse Powell da bu konuda uyarıda bulunarak, “Kurucular, kağıt üzerindeki servetlerini nakde çevirmek zorunda kalacak. Bu da satış baskısını tetikleyecek” ifadesini kullandı.
Vergi yükü, sadece bireyler için değil, piyasalar için de potansiyel bir dengesizlik yaratabilir. Özellikle kripto varlıkların değer dalgalanmalarının yüksek ve likiditenin sınırlı olduğu dönemlerde, bu tür yasal düzenlemeler sektörde 'sistemsel satış' riskini artırabilir. Eğer söz konusu yasa yürürlüğe girerse, bazı yatırımcıların varlıklarını Birleşik Arap Emirlikleri veya Florida gibi ‘vergi dostu’ bölgelere taşıma ihtimali oldukça yüksek. Bu da, uzun vadede ABD’nin kripto endüstrisindeki konumunu yeniden şekillendirebilir.
Yorum 0