Bitcoin(BTC) gibi kripto paraları şirket varlığı olarak tutan, yani ‘kripto finansal strateji’ benimseyen firmaların bu stratejiden yükseliş dönemlerinde avantaj sağladığı, ancak düşüş dönemlerinde aynı oranda risk aldığı yönünde eleştiriler giderek artıyor. Piyasa koşulları değiştiğinde yatırımcıların yaşadığı kayıplar, yatırımı doğrudan mı yoksa dolaylı yoldan mı yaptıklarına göre büyük oranda farklılık gösterebiliyor.
Kripto finansal strateji, aslında Bitcoin’i doğrudan satın almakta zorlanan kurumlar ve bireysel yatırımcılar için borsa üzerinden dolaylı yatırım yapma imkanı sunduğu için popüler hale geldi. Örneğin Strateji adındaki bir şirket, varlıklarının büyük bölümünü Bitcoin olarak tutarak dikkat çekmişti. Bu şirketin hisselerini alan yatırımcılar, dolaylı yoldan Bitcoin’e yatırım yapmış oluyordu ve piyasa yükselirken bu yöntem oldukça etkili sonuçlar veriyordu.
O dönemde pek çok şirketin hisseleri, ellerindeki kripto para değerinden daha yüksek primle işlem görüyordu. Yatırımcılar da doğrudan token sahibi olmasalar da o dönemki boğa piyasasından önemli kazançlar elde edebiliyordu.
Ancak düşüş trendi başladığında bu yapının zayıf yönleri ortaya çıktı. 2025 Ekim ayından sonra piyasa düzeltme sürecine girerken Bitcoin fiyatı yaklaşık %30 gerilerken, Strateji şirketinin hisseleri yaklaşık %57 oranında değer kaybetti. Yani şirket hisseleri, Bitcoin'den çok daha fazla düştü.
Bu farklılık yalnızca panik satışlardan kaynaklanmıyor. Kripto paralarla ilgili şirket hisseleri, içlerinde doğal bir ‘kaldıraç etkisi’ barındırıyor. Pek çok şirket Bitcoin alımları için hisse ihracı, dönüştürülebilir tahvil ya da borçlanma gibi yöntemlerle dış kaynak kullanıyor. Bu süreçte, şirketin piyasa değeri net varlık değerine (NAV) göre abartılı hale gelebiliyor. Ancak bu prim, ayı piyasasında oldukça hızlı bir biçimde ortadan kayboluyor.
Primin ortadan kalkmasının nedeni yalnızca kripto para fiyatının düşmesi değil. Aynı zamanda yatırımcılar, şirketin ileride daha fazla kripto para alacağına veya finansal yönetim kabiliyetine olan güvenini kaybediyor. Buna ek olarak, şirketin likidite sağlamak adına yeni hisse ihraç etmesi durumunda mevcut yatırımcılar için ‘hisse sulanması’ riski artıyor ve bu da fiyat üzerinde ekstra baskı oluşturuyor.
Özellikle spot tabanlı Bitcoin ETF’lerinin piyasaya sürülmesi, bu tarz kripto finansal stratejilerin cazibesini azalttı. Eskiden kurumsal yatırımcılar düzenlemeler nedeniyle doğrudan Bitcoin satın alamadığı için bu şirketlerin hisseleriyle yatırım yapıyordu. Artık ETF’ler sayesinde daha doğrudan ve şeffaf bir şekilde kripto paralara yatırım yapılabiliyor.
ETF’ler hisse senedi gibi alınıp satılabilirken, yeni hisse ihracı ya da şirket yönetim riski gibi unsurlara sahip değil. Bu nedenle yatırımcılar için daha cazip bir seçenek haline geldi. Böylece kriptoyla bağlantılı hisse senetlerinin üzerinde oluşan primler daha hızlı ve daha derin şekilde kaybolmaya başladı.
Piyasa düşüşteyken yatırımcılar yüksek getiri aramaktan ziyade riskten kaçınmaya yöneliyor. Bu dönemde şirket yönetiminin kararları, mali sağlamlık durumu, ek Bitcoin alım niyeti gibi unsurlar kritik hale geliyor. Belirsizlik, ek risk primi oluşturuyor ve bu da doğrudan hisse değerinde düşüşe neden oluyor.
Strateji şirketi, yakın zamanda yaşanan Bitcoin düşüşüyle birlikte net varlık değerinde azalma, primin ortadan kalkması, yeni hisse ihracı nedeniyle hissedar paylarının sulanması, genel piyasa risk algısının artması gibi pek çok etkenden dolayı ciddi değer kaybına uğradı. Bu durum Bitcoin'in başarısızlığıyla değil, yapısal faktörler ve yatırım psikolojisindeki değişimle açıklanıyor.
Buradan çıkarılması gereken en önemli ders, kripto yatırımcısının bir gerçeği net şekilde ayırt etmesi gerektiği: ‘Kripto para bulunduran bir şirketin hissesine yatırım yapmak’, ‘doğrudan kripto para satın almak’ ile aynı şey değildir. Şirketler sahip oldukları Bitcoin’i teminat göstererek yeni borçlar edinebilir ancak bu da beraberinde borç riskini doğurur. Ayrıca hisse senedi piyasaları, kripto para borsalarına göre işlem saatleri daha kısıtlı ve likidite açısından daha zayıf olabilir, bu da büyük işlemlerin fiyat üzerindeki etkisini artırır.
Sonuç olarak, kripto finansal strateji yükseliş dönemlerinde Bitcoin fiyatlarındaki artışla yatırımcılara ekstra getiri sağlarken, durgunluk dönemlerinde aynı yapı şirket hisselerinde daha sert düşüşlere neden olabiliyor. Yani bu strateji tam anlamıyla ‘iki ucu keskin bir kılıç’ olarak değerlendirilmeli.
Yorum 0