Uluslararası Mali Eylem Görev Gücü (FATF), blokzincir tabanlı suçlara karşı geliştirilen ‘T3 Mali Suçlarla Mücadele Birimi (T3 FCU)’ modelini örnek uygulama olarak tanıdı. FATF, 8 Ocak’ta yayımladığı raporda T3’ün ‘gerçek zamanlı takip’, ‘küresel iş birliği’ ve ‘kamu-özel sektör ortaklığı’ yetenekleri sayesinde dijital varlık ekosisteminde mali şeffaflığı artıran bir çözüm sunduğunu belirtti.
Geçtiğimiz yıl Eylül ayında kurulan T3 FCU, merkeziyetsiz ağ sağlayıcısı Tron(TRX) DAO, sabit kripto para ihraççısı Tether ve blokzincir analiz firması TRM Labs'in ortak inisiyatifiyle hayata geçirildi. Organizasyon, dünyanın dört bir yanındaki güvenlik güçleriyle doğrudan iş birliği yaparak, blokzincir üzerinde gerçekleşen yasa dışı faaliyetleri ‘izleme’, ‘dondurma’ ve ‘engelleme’ görevini üstleniyor. T3’ün dikkat çeken yanı ise yalnızca bilgi paylaşımına dayalı klasik yöntemlerden öteye geçerek, anlık müdahaleye olanak tanıyan bir yapı olarak tasarlanmış olması.
FATF’nin raporuna göre T3 FCU, kuruluşundan bu yana 300 milyon doların (yaklaşık 4,4 milyar TL) üzerinde yasa dışı varlığı dondurdu ve beş kıtada faaliyet gösteren suç ağlarına karşı operasyonlara katkı sundu. Şimdiye kadar milyonlarca işlem analiz edilirken, toplamda 3 milyar dolar (yaklaşık 43,6 milyar TL) işlem hacmi izlemeye alındı.
Birimin öne çıkan özellikleri arasında ‘çoklu yargı bölgesinde faaliyet gösterebilme kabiliyeti’, ‘gerçek zamanlı işlem takibi’ ve ‘hızlı müdahale sistemleri’ ile yasa dışı varlıkların ‘proaktif olarak engellenmesi’ yer alıyor. FATF, bu modelin kamu ve özel sektörün iş birliği içinde dijital çağda etkin kara para aklama karşıtı mücadele yürütebileceğini gösterdiğini vurguladı.
TRM Labs’in kamu politikaları direktörü Ari Redbord, yapılan değerlendirmeyle ilgili olarak “Kamu blokzincirlerinde yasa dışı varlıklar çok hızlı hareket ediyor; bu nedenle biz de aynı hızda karşılık verebilmeliyiz. T3 modeli, yalnızca bilgi aktarımı değil, aynı zamanda ortak operasyon seviyesinde anında teşhis ve müdahaleyi hedefliyor” dedi.
TRM Labs kısa süre önce yayımladığı blog yazısında da FATF’nin varlık geri kazanımı yönergelerini analiz ederek, “geleneksel geri dönük odaklı soruşturma yöntemlerinin dijital varlık suçları karşısında yetersiz olduğunu” ifade etmişti. Şirket, bu nedenle ‘gerçek zamanlı engelleme odaklı’ modelin kaçınılmaz hale geldiğini savunuyor.
T3 FCU, geçen yıl Ağustos’ta kamu-özel iş birliğini küresel ölçekte artırmak üzere ‘T3+ Küresel Ortaklar Programı’nı başlattı. Bu programa ilk resmi üye olarak kripto borsası Binance katıldı. Ekim ayında ise Europol ve Basel Yönetişim Enstitüsü ile birlikte Avusturya'nın Viyana şehrinde düzenlenen ‘9. Küresel Suç Finansmanı ve Kripto Varlık Konferansı’na katılan birim, uluslararası iş birliği zeminini daha da güçlendirdi.
Tron DAO, FATF’nin bu değerlendirmesini kendi vizyonlarının bir yansıması olarak değerlendirerek, bu modelin ‘sorumlu blokzincir büyümesi’ ve ‘mali suçların önlenmesi’ konusundaki kararlılıklarını simgelediğini belirtti. Ayrıca, halk blokzincirlerinin regülasyon kurumları tarafından yeniden tanımlanması sürecinde T3 modelinin referans olabileceğini vurguladı.
FATF bugüne kadar blokzincir teknolojisinin kara para aklama ve terör finansmanı gibi alanlarda risk oluşturabileceğini dile getirmiş olsa da, T3 gibi kamu-özel sektörün birlikte çalıştığı modeller sayesinde kamu blokzincirlerinin küresel mali sistemde ‘şeffaflığı artıran araçlar’ haline gelebileceği görüşünü resmen tanımış oldu. Bu da FATF’nin yaklaşımındaki önemli bir dönüşüme işaret ediyor.
Yorum 0