Bitcoin(BTC) son günlerde kısa süreli bir toparlanma göstermiş olsa da yatırımcı güveni hâlâ zayıf. Özellikle kurumsal yatırımcılardan gelen satış baskısı, Bitcoin ETF’lerinden yaşanan fon çıkışları ve vadeli işlemler piyasasındaki zayıf sinyaller, lider kripto paranın yakın vadede güçlü bir yükselişe geçme olasılığını sorgulatıyor.
24’ünde (yerel saatle), Bitcoin fiyatı gün içinde 92.000 doları aşarak kısa süreli bir yükseliş yaşadı. Ancak bu artış uzun soluklu olmadı. ABD federal savcılarının, Jerome Powell hakkında yürütülen bir soruşturmayı kamuoyuna duyurması, politik belirsizliğin artmasına neden oldu ve bu durum geçici olarak güvenli liman arayışını tetikledi. Buna rağmen kurumsal yatırımcıların ilgisini yansıtan ETF’lerde dört işlem gününde toplam 1,38 milyar dolarlık para çıkışı yaşandı. Bu durum, kurumsal yatırımcıların Bitcoin’den uzaklaştığını gösteriyor.
Öte yandan vadeli işlemler piyasası da pozitif sinyaller vermiyor. Şu anda Bitcoin 2 aylık vadeli sözleşmelerin yıllıklandırılmış prim oranı yalnızca %5 civarında seyrediyor. Bu oran geleneksel olarak piyasanın ‘boğa’ modunda olduğunu gösteren %10 seviyesinin oldukça gerisinde. Bu da yükseliş beklentilerinin henüz güçlenmediğini gösteriyor.
Powell hakkında başlatılan soruşturmanın, ABD Merkez Bankası(Fed) genel merkez binasının yenilenme projesine odaklandığı belirtiliyor. Uzmanlara göre, bu tür soruşturmalar Fed’in bağımsızlığı konusunda soru işaretleri yaratabilir ve alternatif varlıklara olan ilgiyi artırabilir. Başkan Trump ise Fed’in 2025’in ikinci yarısında %2’lik enflasyonun üzerinde bir enflasyon seyrine rağmen faizleri sabit tutmasını eleştirmişti. Powell’ın görev süresi Nisan ayında doluyor ve Trump’ın daha ‘gevşek para politikalarından yana’ birini bu göreve atama ihtimali, piyasanın ilgi odağı olmuş durumda.
Bu ortamda kurumsal yatırım şirketi Strategy, 24’ünde yaptığı işlemle dikkat çekti. Michael Saylor’ın yönettiği firma, 1,25 milyar dolar değerinde yeni BTC satın alarak 2023 Temmuz ayından bu yana en büyük Bitcoin alımını gerçekleştirdi. Ancak bu alım bile fiyatta kalıcı bir yükseliş yaratmadı ve Bitcoin 94.000 dolar seviyesini koruyamadı. Aynı dönemde altın ve gümüş 2026’ya girilirken tüm zamanların en yüksek seviyelerine ulaşarak, ‘dijital altın’ olarak tanımlanan Bitcoin’in performansıyla zıt bir görünüm sergiledi. Bitcoin hâlâ 2025 Ekim zirvesine kıyasla yaklaşık %23 daha düşük seviyelerde işlem görüyor. Bazı analistler, Bitcoin’in ‘sayısal değer saklama aracı’ olarak bilinen anlatısının eskisi kadar güçlü olmadığını düşünüyor.
ABD ekonomisi genel olarak bir kriz sinyali vermiyor. 2025’in son çeyreğinde 601 milyar dolarlık bir bütçe açığı kaydedilmiş olsa da, ABD devlet tahvilleri hâlâ yatırım yapılabilir notta tutuluyor ve 5 yıl vadeli tahvil faizleri aylardır %3,8 seviyesinin altında seyrediyor. Dolar Endeksi(DXY) ise Kasım sonunda 96,7’ye kadar geriledikten sonra 99 seviyesine toparlandı. Eğer piyasa resesyon beklentisi içinde olsaydı, bu muhtemelen dolardaki zayıflık olarak fiyatlanacaktı. Şu anda böyle bir sinyal gözlenmiyor. Dolayısıyla yatırımcıların yakın zamanda Fed’in sıkı para politikasından vazgeçmesini beklememesi gerektiği yorumu yapılıyor.
Sonuç olarak, Bitcoin'in yeni bir yükseliş trendine girebilmesi için yalnızca ‘Fed bağımsızlığı’ gibi temalar yeterli görünmüyor. ETF’lerdeki para çıkışı, düşük vadeli işlem primi ve güçlenen dolar gibi büyük makroekonomik göstergeler, yatırımcıların temkinli tutum sergilemeye devam ettiğini ortaya koyuyor. Kimi analistlere göre Bitcoin, 105.000 dolara doğru yükselebilir; ancak bunu destekleyecek güçlü bir alım gücü ya da belirgin politika değişimi henüz ortada yok. Bu nedenle piyasada yönsüz ve bekle-gör eğilimi bir süre daha sürebilir.
Yorum 0