Blokzincir teknolojisi, geleneksel finansın bir başka önemli alanını daha hedef aldı: Yaklaşık 9.7 trilyon dolar (yaklaşık 1 katrilyon 4210 trilyon Kore wonu) büyüklüğündeki ‘dış ticaret finansmanı’ (Trade Finance) sektörü. Uzun süredir inovasyonun dışında kalan bu alan, artık dijital dönüşümün merkezine oturuyor.
Dış ticaret finansmanı, ülkeler arası mal ve hizmet taşımacılığı için gereken sermaye ve krediyi ifade ediyor. Küresel ekonomi için kritik öneme sahip olmasına rağmen, hâlâ kağıda dayalı manuel işlemler ve verimsizlikle mücadele ediyor. Özellikle KOBİ'lerin yaşadığı finansmana erişim sorunları, 2.5 trilyon doları (yaklaşık 3.664 trilyon won) bulan bir küresel finansman açığına neden oluyor. İşte bu noktada blokzincir, bu açığı kapatabilecek potansiyeliyle öne çıkıyor.
Dış ticaret işlemleri, banka, sigorta şirketi, lojistik firması, gümrük gibi 10'dan fazla kurumun dahil olduğu karmaşık yapılar içeriyor. Bu süreçte çok sayıda belge dolaşımı olması, hem işlem tekrarı hem de sahtecilik risklerini doğuruyor. Blokzincir, bu tür verimsizlikleri ortadan kaldırmak için gerekli altyapıyı sunuyor.
Fatura, sipariş formu, konşimento gibi belgelerin zincir üzerinde kaydedilmesiyle, tüm taraflar belgelerin doğruluğunu anlık olarak teyit edebiliyor. Bu da üçüncü taraflara ihtiyaç duymadan sahteciliğin önüne geçilmesini mümkün kılıyor. Farklı muhasebe ve işlem standartlarına sahip ülkeler arası ticarette blokzincirin ‘değiştirilemez’ yapısı, ortak bir referans noktası sunuyor.
Bir adım daha öteye gidilerek ‘tokenizasyon’ uygulandığında, ticaret varlıkları dijital token'lara dönüştürülebiliyor. Böylece alacak gibi varlıklar anlık takas edilebilir hale gelirken; sınır aşan likidite yaratılıyor. Bu durum, özellikle gelişmekte olan ülkelerdeki KOBİ'lere ‘blokzincir üzerinden finansman’ gibi yeni büyüme fırsatları sunuyor.
Geçmişte dış ticaret finansmanının dijitalleşmesi, hukuki düzenlemelerin yetersizliği nedeniyle yavaş ilerliyordu. Ancak son dönemde bu durum değişmeye başladı.
Birleşmiş Milletler, elektronik taşınabilir kayıtlarla ilgili model yasa (MLETR) yayınlayarak, dijital ticaret belgelerinin hukuki statüsüne dair küresel bir çerçeve sundu. İngiltere, 2023’te çıkardığı ‘Elektronik Ticaret Belgeleri Yasası’ ile dijital belgelerin kâğıt belgelerle aynı hukuki geçerliliğe sahip olduğunu tanıdı. ABD ise 2025’te yürürlüğe girecek ‘GENIUS Yasası’ ile stablecoin'ler için federal düzeyde rezerv zorunluluğu ve düzenleme çerçevesi tanımlayarak, blokzincir tabanlı ödemelerde daha fazla hukuki netlik sağladı.
Tüm bu gelişmeler, artık yasal olarak geçerli dijital belgelerle regülasyona tabi stablecoin'lerin birleşmesini sağlayan, ‘yasal ve ölçeklenebilir zincir-üstü dış ticaret finansmanı sistemleri’nin mümkün hale geldiğini gösteriyor.
Amerikan tahvili, şirket bonosu ve yatırım fonları gibi varlıkların tokenizasyonu hali hazırda on milyarlarca dolarlık büyüklüğe ulaşmış durumda. Tahminlere göre tokenizasyon pazarı 2030 yılına kadar 16 trilyon doları (yaklaşık 23 katrilyon 450 trilyon won) aşabilir. Ancak şu an dış ticaret finansmanının bu pastadaki payı oldukça düşük. Bu da sektörün sahip olduğu büyüme potansiyeline işaret ediyor.
Bugün dünya genelindeki limanlar, gümrükler ve büyük bankalar dış ticaret verilerini dijitalleştirme sürecini hızlandırıyor. Aynı zamanda regüle edilmiş merkeziyetsiz finans (DeFi) platformları da dış ticaret varlıklarının zincir-üzerinde likiditesine katkı sağlıyor. Bu gelişmeler sadece teknik ilerlemeler değil; aynı zamanda küresel serbest ticaretin kapsayıcılığını ve verimliliğini artırma potansiyeline sahip.
Finans, teknoloji ve ticaretin kesiştiği dış ticaret finansmanı, blokzincirin yapısal avantajlarının doğrudan yansıma bulduğu bir alan olarak öne çıkıyor. Gerekli düzenlemeler, altyapı ve kurumsal talep hali hazırda mevcut. Piyasa şimdi, bu sistemlerin gerçek dünyada çalışabildiğini gösterecek kritik aşamaya doğru ilerliyor.
Bugün dış ticaret finansmanındaki dijital dönüşüm yalnızca operasyonel verimliliği değil, aynı zamanda daha fazla işletme ve ülkenin küresel pazarlara açılmasını mümkün kılıyor. Bundan sonrası için soru, blokzincirin bu dönüşümde ne kadar hızlı ve yaygın rol oynayabileceği. Çünkü ‘zaman’ artık ‘pazar’ anlamına geliyor ve fırsat çoktan başladı.
Yorum 0