Bitcoin(BTC) için tehlike sandığımızdan çok daha yakın olabilir. Uzmanlara göre, *kuantum bilgisayar* teknolojisinin hızla gelişmesi Bitcoin’in güvenliğini düşündüğümüzden çok daha erken bir tarihte tehdit edebilir. Bazılarına göre, bu tehdit onlarca yıl sonra aktif hale gelecek ve Bitcoin ağı gerekirse bu süre zarfında güvenliğini artıracak. Ancak *Naoris Protocol*’den üst düzey yönetici Youssef El Mandari’ye göre bu iyimserlik gerçeklerden uzak ve Bitcoin’in “ileride güncellenebilir” yaklaşımı ciddi risk oluşturuyor.
Son zamanlarda IBM’in geliştirdiği yeni kuantum yongası, bu alanda ‘kuantum üstünlük’ noktasına önceki tahminlerden daha hızlı ulaşabileceğimizi gösteriyor. Şirket, 2026 itibarıyla kuantum üstünlüğü yakalamayı ve 2029 yılında hataya dayanıklı sistemleri ticari olarak sunmayı hedefliyor. *Ethereum(ETH)* kurucu ortağı Vitalik Buterin de bu paralelde 2025’te düzenlenen Devconnect etkinliğinde, kuantum bilgisayarların 2028 ABD seçimleri öncesinde bile kripto para ağlarını tehdit edecek seviyeye gelebileceğini söyledi. Ona göre Ethereum da önümüzdeki birkaç yıl içerisinde *kuantum dirençli sistemlere* geçiş yapmak zorunda.
Öte yandan, Bitcoin topluluğunun bazı kesimlerinin hâlâ onlarca yıllık bir zaman kazancına sahip olunduğu yönündeki düşüncesi, günümüz teknolojik gelişmeleriyle tutarsız. Deloitte’un hazırladığı bir rapora göre, piyasada dolaşımda olan yaklaşık 19 milyon BTC’nin dörtte biri, yani *yaklaşık 4 milyon BTC*, bugün hali hazırda kuantum saldırılara açık ‘açık anahtar’ adreslerde tutuluyor. Eğer bu anahtarlar kuantum algoritmalarıyla kırılırsa, eski cüzdanlarda muhafaza edilen büyük miktarda Bitcoin birkaç saniye içinde çalınabilir. Üstelik bu yalnızca Bitcoin’i değil, *eliptik eğri kriptografisine (ECC)* dayalı tüm blokzincir ağlarını etkileyebilir.
Bitcoin için önerilen güvenlik geçişi sadece bir yazılım yamasıyla gerçekleştirilebilecek düzeyde değil. İngiltere’deki Kent Üniversitesi’ne göre, sistemdeki imza yapılarının tamamen değiştirilmesi gerekiyor ve bu geçiş tam 75 gün sürebilir. Daha kısıtlı sistem şartlarında ise bu süre *300 günü* geçebilir. Bu durum Bitcoin gibi yüksek işlem hacmine sahip küresel bir finansal varlık için çok uzun bir kesinti anlamına gelir ve pratikte kabul edilebilir bulunmuyor. Ayrıca, daha önce *Taproot* güncellemesinin bile yıllar süren tartışmalarla kabul edilmesi, kuantum geçişinin çok daha büyük bir politik ve teknik mücadeleye neden olacağını düşündürüyor.
Buna karşın Avrupa, bu konuda çoktan harekete geçti. Avrupa Komisyonu ve Avrupa Birliği, 2026’ya kadar ulusal stratejilerin devreye alınmasını, 2030’a kadar kritik altyapıların kuantum şifrelemeye geçmesini hedefliyor. 2035 yılına kadar da tam geçişin tamamlanması planlanıyor. Hükümetler ve kurumsal yapılar bu alanda zaten harekete geçmiş durumda.
Eğer blokzincir dünyası bu dönüşüme uyum sağlayamazsa, *piyasa riski çok büyük olabilir*. Kuantum bilgisayara sahip kötü niyetli kişilerin eski, unutulmuş cüzdanlardan milyonlarca BTC’yi çalması, *fiyatlar üzerinde büyük bir baskı* yaratabilir. Hatta kuantum bilgisayarlar *madencilik zorluğunu* etkisiz hale getirirse, bugünkü gibi dağılmış bir küresel madencilik yapısı çökebilir ve yalnızca kuantum altyapısı olan firmalar tarafından kontrol edilen bir ağ ortaya çıkabilir.
Uzmanlara göre, saldırılar başlamadan önce kuantuma dayanıklı altyapılara geçilmesi şart. NIST standartları sadece yol gösteriyor, garanti vermiyor. Üstelik bu geçiş sadece teknik değil; *ideolojik, yönetişimsel ve finansal* anlaşmazlıkları da beraberinde getirebilir.
Kripto ekosistemi 15 yıldır *merkezsiz yapı, sansür direnci ve bireysel egemenlik* değerlerini korumaya çalışıyor. Ancak eğer ‘sonra değiştiririz’ düşüncesi hakim olmaya devam ederse, bu kez çok geç kalınabilir. Kuantum tehditi bugünden etkisini gösteriyor ve sessizce ilerliyor. Zaman daralıyor, seçim yapılmalı: şimdi hazırlanmak mı, yoksa sonradan pişman olmak mı?
Yorum 0